Cumhuriyet ailesindeki şaşırtıcı isimler!

Cumhuriyet ailesindeki şaşırtıcı isimler!.12197
  • Giriş : 28.09.2008 / 18:40:00
  • Güncelleme : 28.09.2008 / 18:45:44

Bugün Türkiye medyasında bir çok medya patronunun hissesinin bulunduğu bir gazete olarak dikkat çekiyor..

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Cumhuriyet Gazetesi, bugün Türkiye medyasında, nerede ise tüm medya patronlarının hissesi bulunduğu bir gazete olarak da dikkat çekiyor. Son Ergenekon operasyonu ile tutuklanan Gürbüz Çapan'ın kardeşi İşadamı Günay Çapan'ın yüzde 10 ile ortak olduğu, Karamehmet ve Doğan Grubu'nun da elinde hissesini bulundurduğu Cumhuriyet Gazetesi'nde en büyük pay sahibi ise işadamı Turgay Ciner. Zira Ciner'in payı yüzde 20.

85 yaşını geride bırakacak olan ve bugün Türkiye'nin önde gelen medya patronlarının ortaklığı bulunan Cumhuriyet Gazetesi, 1991'de yaşadığı üçüncü ve en önemli 'iç depremden' sonra bir daha kendine gelemedi.

Yaşayabilmek ve Türkiye medyasındaki diğer gazetelerle baş başa mücadele edebilmek için holdingleşen Cumhuriyet Gazetesi, Yeni Gün Holding'in de finans sorununa çözüm bulamaması sebebiyle sermaye arayışını 'derin'leştirdi. Maliye eski bakanlarından Zekeriya Temizel'in de bir dönem gazete adına temasları sürdürdüğü iddia edilirken, Cumhuriyet, bugün Türkiye medyasında, nerede ise tüm medya patronlarının hissesi bulunduğu bir gazete olarak da dikkat çekiyor.

Cumhuriyet Gazetesi'nin yönetimi, İlhan Selçuk'un başında bulunduğu Cumhuriyet Vakfı'nın elinde.

Gazetenin resmi danışmanı Emre Kongar'a göre Çapan ailesinden işadamı Günay Çapan'ın yüzde 20 ile ortak olduğu, Karamehmet ve Doğan Grubu'nun da elinde hissesini bulundurduğu Cumhuriyet Gazetesi'nde en büyük pay sahibi ise işadamı Turgay Ciner. Günay Çapan'ın ifadesiyle yüzde 60 gibi bir oranla Merkez Grubu Cumhuriyet'te söz sahibi.

Medya kuruluşları, gazeteler Türkiye'nin kara kutularıdır. Ancak böylesine önemli; bürokrasi, asker ve sivil toplum üzerinde eskiden de olsa etkileyici ve yönlendirici; yayın hayatı boyunca bazı olaylara angaje olduğu bilinen Cumhuriyet gibi bir gazete hakkında bugüne kadar sadece bir kitabın çıkmış olması da oldukça üzücü. Zira bir tek Emin Karaca "Cumhuriyet Olayı" adlı bir kitap yazmıştır.

YENİ GÜN HOLDİNG A.Ş. Yönetim Kurulu Üyeleri:

İbrahim Yıldız, İlhan Selçuk, Şükran Soner, Ahmet Oruçoğlu, Akın Atalay, Mehmet Kenan Tekdağ, Mustafa Ali Balbay, Osman Berkmen ve Zekeriya Temizel...

BÜTÜN MEDYA PATRONLARI ORTAK

Firmanın İş Konusu: Esas itibari ile görüntülü, sesli, basılı ve elektronik iletişim araçları ile yayıncılık faaliyetleri göstermek üzere kurulmuş ya da kurulacak şirketlerin sermaye ve yönetimine katılarak bunların yatırım....ve ana sözleşmesinde yazılı olan diğer işler.

İlhan Selçuk'un Emre Kongar'a verdiği bilgiler ışığında Cumhuriyet Gazetesi:

* Vakıf, holding içinde değişmez ve imtiyazlı olarak yüzde 10 hisseye sahiptir.
* Holding, Cumhuriyet Gazetesi'ni yayınlayan Yeni Gün Haber Ajansı'nın mali işlerini koordine eder, hiç bir şekilde yayın politikasına karışmaz.
* Cumhuriyet Gazetesi'nin yayın ilkelerinin uygulamasını yayın kurulu yapar. Yayın kurulu, vakıf tarafından atanmıştır ve bu konudaki tek yetkilidir.
* Holding'in yüzde 10'u vakfa ait olan imtiyazlı hisselerinin dışındaki dağılımda, bir ikinci yüzde 10 da Cumhuriyet okurlarına aittir. Bu kişilerin sayısı 240'tır.
* Holding hisselerinin yüzde 20'lik bir bölümü Kasım 2000 tarihinde Günay Çapan'a satılmıştır.
* Son günlerde ikinci bir yüzde 20 hisse de Park Grubu'na satılmıştır.

Şimdi resmi bilgiler içinde yer almayan ve bazıları muhtemel gelişmelere ilişkin olan üç bilgi daha vereyim:
* Doğan grubu da holdingde üç yüz bin dolarlık hisse almak istemiş, bunun elli bin dolarını ödemiş, sonradan hisselerini bu miktarla sınırlı tutma eğilimi göstermiştir.
* Günay Çapan hisselerini devretme eğilimindedir.
* Holding bir dönem daha temaslarını sürdürdü.. Temas sürdürülen gruplar ve kişiler arasında Çukurova grubuna mensup olanlar olduğu da iddia edildi.

Veziroğlu da Cumhuriyet'e ortak

Yine Cumhuriyet Gazetesi İmtiyaz Sahibi ve Başyazarı İlhan Selçuk, gazetenin mali yönetimini yürüten Yeni Gün Holding'in yüzde 20'sinin, 2 milyon dolara Sabah gazetesinin ortağı Turgay Ciner'e satıldığını söyledi. Turgay Ciner böylelikle Yeni Gün Holding'in 250 ortağından birisi oldu. İlhan Selçuk, "Aydın Doğan'ın bu şirkette 300 bin dolarlık hissesi var. Ayrıca işadamı Ali Haydar Veziroğlu ve Günay Çapan da ortaklarımızdandır. Prensiplerimizi kabul edenlerle görüşüyoruz" demişti. Cumhuriyet Vakfı'nın Yeni Gün Holding'de 'altın hisse' sahibi olduğuna dikkat çeken Selçuk, Ciner'in gazetenin yayın politikasına karışmayacağını belirttmişt.

Gürbüz Çapan: Koç da ortak

Ergenekon soruşturması kapsamında gözaltına alınan Gürbüz Çapan, Cumhuriyet Gazetesi'nin yüzde 10'una sahip. İlhan Selçuk ne derse ona göre hareket ettiklerini açıklayan Çapan, Aydın Doğan ve Koç'un da Cumhuriyet'in ortaklarından olduğunu açıklamıştı.


Ergenekon soruşturması kapsamında dün gece tutuklanan Gürbüz Çapan, Cumhuriyet Gazetesi'nin yüzde 10'una sahip.

Aksiyon dergisinin 14 Mayıs 2007'deki sayısında Cemal Kalyoncu'nun röportaj yaptığı Gürbüz Çapan, Cumhuriyet Gazetesi'ne ortak olma sürecini ve sonrasını anlatıyor. Hisseler daha önce kardeşi Günay Çapan'dayken devralan Gürbüz Çapan, "Cumhuriyet batıyordu. Uzanlar haciz koymuşlardı. Hacizden ben aldım matbaasını filan. Cumhuriyet kapanmasın istedim." sözleri ile ortak olma sürecini anlatıyor. Cumhuriyet'in yüzde 10'luk kısmının sahibi olduğunu anlatan Çapan, hissedarların istese de ortaklıktan çıkamadığını ifade ediyor. "Neden?" sorusuna ise "İlhan Selçuk bırakmaz" yanıtını veriyor.

Cemal Kalyoncu ile Gürbüz Çapan arasında geçen görüşme şöyle devam ediyor:


İşte ilginç diyaloglar:

-Aylık belli bir ödenek ayırıyor musunuz Cumhuriyet'e?

-Yok hayır.

-Turgay Ciner de ortak orada.

-Herkes var, kim yok ki?

-Onların hisse dağılımı nasıl? Herkes 10 mu, yoksa?

-Hepsine yüzde 10. İlhan Abi karar verir o işe. O ne derse biz onun şeyiyiz.

-Hani kimseye biat etme yoktu sizde?

-Yaşlandık herhalde.

-Çok pişmansınız galiba?

-Pişman değilim. Cumhuriyet'ten pişman mı olunurmuş. En büyük cumhuriyet bizim Cumhuriyet'tir. Canımın istediğini çağırır ortak ederiz. Cumhuriyet'e sadece gönüldaşları ortak olabilir. Oraya Karamehmet de ortaktır, Aydın Doğan da, Turgay Ciner de ortaktır, ben de, Koç da ortağız.

-Koç da ortak mı?

-Herkes ortaktır Cumhuriyet Gazetesi'ne.

-Koç nasıl ortaktır mesela?

-Bayağı ortak.

-Reklam desteği mi veriyor yoksa?

-Yahu reklâm desteği veriyor bilmem ne veriyor falan

........


Cumhuriyet- Ciner ortaklığı

Zira Ciner-Cumhuriyet ortaklığı da bir hayli ilginç. Susurluk kazasından sonra adı “çete” ilişkilerinde sıkça teleffuz edilen Turgay Ciner, Cumhuriyet gazetesinin yüzde 20'sini aldı. Böylece, “hakkında uyuşturucu kaçakçılığı işine karışmaktan, yurda kaçak Mercedes sokmaya, oto ithalatında eksik gümrük vergisi ödemekten, usülsüz bir şekilde şirket elde etmeye” kadar pek çok iddia bulunan Ciner'in, Sabah Grubu ile başlayan medyadaki hakimiyet alanı genişledi. O dönem Turgay Ciner'in Sabah Grubu'ndan sonra Cumhuriyet hisselerinin yüzde 20'sini alması, Ciner hakkındaki iddiaları da tekrar gündeme getirmişti.

Ciner, 1980 yılında otomobil alım satımıyla ticarete atıldı. Birdenbire holdingleşen Ciner'in ismi ilk olarak Susurluk raporlarında dikkati çekti. Raporda, Ciner'in öldürülen kumarhaneciler Kralı Ömer Lütfü Topal ve uyuşturucu kaçakçılığıyla bağlantısının bulunduğu, Topal'ın uyuşturucu kuryeliğinde kullanmayı düşündüğü “Havaş” için ihaleye girdiği bu işi yaparken de Ciner'in sahip olduğu Park Holding'i paravan olarak kullandığı belirtilmişti. Raporda, Turgay Ciner'in servetine dikkat çekilerek şirketin “gizli ve kirli” işlerinin içinde bulunduğu iddia edilmişti. Turgay Ciner, bu iddialar çeşitli basın kurumlarında yayımlandığı zaman da, raporu hazırlayan Kutlu Savaş hakkında tazminat davası açmıştı.

MİT tarafından hazırlanan raporda ise Ciner'in, Susurluk kazası ile ortaya çıkan ilişkiler ağının en büyük aktörü olan Elazığ Bağımsız Milletvekili Mehmet Ağar tarafından korunduğu kaydedildi. MİT'in 6 Haziran 1997 tarihli bilgi notunda, İş Bankası kaynaklarının emekli orgeneral Çevik Bir'e yakın olduğu bilinen Genel Müdür Ünal Korukçu tarafından Turgay Ciner'e sunulduğu belirtildi. Bilgi notunda Ciner'in aldığı usulsüz kredinin miktarının ise 350 bin dolar olduğu ve paranın Türk Silahlı Kuvvetleri'ni zora sokabileceğine yer verildi. Bilgi notunda Ciner'in Elazığ Bağımsız Milletvekili Mehmet Ağar ile bağlantısı olduğu ve Özbekistan'daki iş itilafının Çiller ve Ağar tarafından çözüldüğü söylendi. Ağar'ın, Ciner'i koruduğuna dikkat çekilen bilgi notunda, DYP'li milletvekilleri ile yakın ilişki içinde bulunduğu da kaydedildi.

Özelleştirme kapsamına alınan şirketlere yakın ilgi göstermesi ile tanınan Ciner'in ilişkileri pek çok ihaleyi almasına neden oldu. Bu alım işlemlerinin en önemlisi Çayırhan Termik Santralı'nın Ciner'e dört imza yerine üç imza ile devredilmesi olayı. Ayda 16 trilyon kazandıran satralın bu usulsüz devri sonrasında devir işlemine imza atan üç kişi hakkında Beyaz Enerji Operasyonu kapsamında dava açıldı. Bu skandalda Ciner'in siyasiler ve bürokratlar arasındaki ilişkinin vardığı konumu gösteren en güzel örnek ise 5 Ocak 2000 tarihinde TEAŞ İşletme Bakım Daire Başkanlığı görevinden emekliye ayrılan İbrahim Günaydın'ın 14 gün sonra yani 19 Ocak 2000 tarihinde Ciner'in şirketine geçmesi. Yasalara göre işten ayrıldıktan bir yıl sonra benzer işte çalışması gereken Günaydın, Çayırhan Termik Santralı'nın alımı için TEAŞ ile pazarlığa oturdu.

EKOYOL

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious

*

*


*