"/> " /> " /> " />

Cumhuriyet en değerli varlığımız

  • Giriş : 28.10.2006 / 00:00:00

Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, "Cumhuriyet, korumamız ve ödün vermeden yaşatmamız gereken en değerli varlığımız" dedi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Cumhurbaşkanı Sezer, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı ile ilgili mesaj yayınladı. "Yüce Önderimizin nitelemesiyle bu 'en büyük bayramımızda' geçmişimizle gurur duyuyor, yarınlara güvenle bakıyoruz." diyen Sezer, "Cumhuriyet, korumamız ve ödün vermeden yaşatmamız gereken en değerli varlığımız" olduğunu belirtti.

Kurtuluş Savaşı'nın zaferle sonuçlanması ve Cumhuriyetin kurulmasının tarihin ender gördüğü bir başarı olduğunu kaydeden Sezer, "Kurtuluş Savaşı, Ulusumuzun varolma savaşımı, Cumhuriyet ise, yeniden dirilişin simgesidir. Türkiye, Kurtuluş Savaşı'yla düşmandan, Cumhuriyet'le çağdışılıktan kurtulmuştur." dedi

Sezer, Cumhuriyet, bağımsızlığından ödün vermeyen, dayatmalara boyun eğmeyen, Atatürk öncülüğünde yurduna ve egemenliğine sahip çıkan, O'nun ilke ve devrimlerini gönülden benimseyen Ulusumuzun soylu kişilik özelliklerinin bir yansıması olduğunu vurguladı.

CUMHURİYET HERKESİ KUÇAKLIYOR

Cumhuriyet yönetiminin herkesi kucakladığını, yurttaşların tümünü eşit haklara sahip kıldığını ifade eden Sezer, "Böylelikle, bireyin özgürleşerek, haklarına kavuşmasının önü açılmış, temel hak ve özgürlükler güvenceye alınmış, herkese yönetime katılma hakkı tanınmış, toplumsal yaşama canlılık kazandırılmıştır." dedi.

"YURTTAŞLARIMIZ, LAİK REJİM SAYESİNDE İNANCINI ÖZGÜRCE YAŞAMAKTADIR"

Sezer, Cumhuriyetin, gücünü ulus istencinden aldığını, demokrasinin kurum ve kurallarıyla yaşama geçirilebilmesini olanaklı kıldığını belirtti. Sezer, açıklamasına şöyle devam etti: "Hedefini çağdaş uygarlık düzeyine ulaşmak ve onu aşmak biçiminde ortaya koyan Türkiye Cumhuriyeti, Atatürk'ün başlattığı, demokrasiye geçişi de içeren yapısal dönüşüm sürecinin temeline laiklik ilkesini yerleştirmiştir.

Laiklik ilkesinin benimsenmesi, din ve dünya işlerini ayırarak toplumu ve devleti çağdaş bir kimliğe kavuşturmuş, özgürlükler ve demokrasi güvenceye alınmıştır. Siyasal rejimle birlikte, hukuk ve eğitim sistemleri de laikleştirilmiştir. Yurttaşlarımız, laik rejim sayesinde inancını özgürce yaşamaktadır.

Türkiye, ulus egemenliğine dayanan, laik ve demokratik bir Cumhuriyet'tir. Türkiye'nin çağdaş dünyayla bütünleşme kararlılığının göstergesi olan bu yapı, geride kalan 83 yılda toplumsal barışın ve huzurun kaynağı olmuş, ülkemizi her alanda güçlü kılmış, dünyada saygınlık kazandırmıştır. "

TEHDİTLERE KARŞI DİKKATLI OLMALIYIZ

Türk Devrimi'ne yönelebilecek tehditlere karşı, her zaman ve her dönemde dikkatli ve uyanık olunması gerektiğini vurgulayan Sezer, "Bu konuda gösterilebilecek zayıflık, Türkiye Cumhuriyeti'nin dayandığı değerlere ters düşecek, bilinçli ve planlı tehditlerin süreklilik kazanması sonucunu doğuracaktır.

Yüce Atatürk, "Arkadaşlar, efendiler ve ey millet, iyi biliniz ki, Türkiye Cumhuriyeti şeyhler, dervişler, müritler, meczuplar memleketi olamaz. En doğru, en hakiki tarikat, medeniyet tarikatıdır" sözüyle izlenmesi gereken yolu göstermiştir.

Bu yoldaki ışığın, Cumhuriyet rejiminin temelini de oluşturan, akıl ve bilim olduğu da Yüce Önder'in şu sözünde açıkça vurgulanmıştır"dedi.

"DİN SİYASETE ALET EDİLMEMELİ"

Sezer, Cumhuriyet ile barışık olmayan kimi oluşumların, çağdaş Türkiye görüntüsüyle örtüşmediğinin ortada belirtti. Devrim yasalarına göre kapatılması gereken oluşumların, eğitim başta olmak üzere etkinlik alanlarını genişletme çabası içine girdiklerini vurgulayan Sezer, "Bu oluşumların güç toplama, egemenlik kurma, bireyi kendi yanlışlarına ortak etme, yurttaşlık duygusundan uzaklaştırma, hurafelere dayanan, dinin gerekleriyle örtüşmeyen simgesel kurallar ortaya koyma gibi çalışmalar yürütmesi kabul edilemez. Bununla birlikte, bu oluşumların sivil toplum örgütleri olarak sunulması da, iyi niyetten yoksun girişimlerdir.

Toplumu gerecek inanan-inanmayan ayrımından, dinin kötüye kullanılmasına neden olacak tutum ve davranışlardan özenle kaçınılmalıdır. Din, siyasete alet edilmemesi gereken kutsal bir olgudur.

Dindarlarla, kutsal din duygularını kötüye kullanmak isteyenler iyi ayırt edilmelidir. Kendi hedeflerine ulaşmak adına halkın din duygularını, dince kutsal saydığı değerleri kötüye kullanmaya kalkanlara yanıtı yine halkımız verecektir. Türkiye hiçbir zaman çağdışı bir ülke olmamıştır ve olmayacaktır."diye konuştu.

Türkiye'nin güvenliğini tehdit eden her türlü terör etkinliklerine karşı savaşım kararlılıkla sürdüreceğini belirten Sezer, "Türkiye'nin terörle savaşımı, hiç kimsenin tartışamayacağı ve haklılığını sorgulayamayacağı gerçeklerden kaynaklanmaktadır. Ulusal birliğimizin ve egemenliğimizin korunmasının, geleceğimiz yönünden yaşamsal önem taşıdığını, ayrılık yaratmak isteyenlere hiçbir biçimde fırsat verilmeyeceğini bir kez daha vurgulamakta yarar görüyorum."dedi.

Sezer, mesajının sonunda, Cumhuriyet'i yaşatmanın, toplumun tüm kesimlerinin, yöneteni ve yönetileniyle herkesin sorumluluklarını, hiçbir kuşkuya yer bırakmadan yerine getirmesiyle başarılabilecek bir amaç olduğunu söyledi.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious