Cumhuriyet gazetesi okurları katillerin avukatı mı?

Cumhuriyet gazetesi okurları katillerin avukatı mı?.15096
  • Giriş : 24.03.2008 / 23:04:00
  • Güncelleme : 24.03.2008 / 23:08:00

Cumhuriyet okurlarının bir kısmı “Tayyip Şaşırma Menderes’i Hatırla” sloganı atarak tepki çekmişti.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


KATİLLERİN SÖZCÜLÜĞÜ MÜ?

Yaşar Uğur AYDEDE

Ergenekon gizli yapılanmasını çözmek amaçlı sürdürülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan kimi seçkinciler için Cumhuriyet Gazetesi önünde nümayişler yapılmaktadır.

Bu davranışın hukuka baskı anlamına gelip/gelmediğini en iyi Cumhuriyet Gazetesi ve okurları takdir edeceklerdir. Çünkü iktidar partisi hakkında açılan kapatma davası için yapılan yorumlara hukuka saygı adına karşı çıkan yine Cumhuriyet Gazetesi değil miydi?

O halde;

Cumhuriyet Başsavcısı ne kadar iyi hukukçu ise,

Cumhuriyet Savcısı da o kadar iyi bir hukukçudur.

Allah var ikisini de tanımayız. Beklentimiz her iki hukuk adamının da görevlerini tam bir tarafsızlık içinde yapmalarıdır.

Yoksa Cumhuriyet Gazetesi’nin yaptığı gibi partiyi kapatma davası açan savcıya kahraman muamelesi yapıp, üç gün sonra başka olayı aydınlatmak için çaba harcayan diğer bir savcıyı itham etmek ve iktidarın yandaşı olarak göstermeye çalışmak çifte standart olmasın?

Adaletin nasıl olsa tecelli edeceğine inanmalıyız. Nihayet bu tartışmalar da bir yerde sonuçlanacaktır.

Ancak bu ülkeye verilen zararların telafisi zor olmaktadır.

Dünya bizi izliyor…

Mesela; Demokrasi tarihimizin pek de iç açıcı olmadığı konusunda hemfikirizdir diye düşünüyorum.

Yakın tarihte demokrasi şehitleri vermiş bir toplum olarak utancımız çok büyük…

Bazı zamanlar devletin resmi söylemi öyle bir noktaya gelir ki ülkenin başbakanı ve bakanları kendilerini darağacında buluverirler.

Bu sürecin adil kararlar sonucu oluştuğunu kim söyleyebilir?

Yaşanan acıları bu millet miras gibi, çocuklarına demokrasi destanı olarak anlata gelmektedir.

Bu nedenle demokrasi şehitlerine yapılan haksızlığın devlet-millet kaynaşmasını daha fazla engellememesi için, özür dileme nezaketini gösteren devlet adamları milletin takdirini kazanmışlardır.

Millet vicdanını kanatan bu hadisenin kapandığını düşünürken, geçen hafta Cumhuriyet Gazetesi önünde toplanan kalabalığın,

“Tayyip Şaşırma Menderes’i Hatırla” Sloganını duyunca kanım dondu.

Devlet eliyle işlenmiş bir cinayetin yıllar sonra kimi insanlar tarafından savunuluyor olması nasıl anlaşılmalıdır?

Bu nasıl bir ruh halidir?

Katillerin avukatlığını yapmanın izahı var mıdır?

Bu sloganları atanların istedikleri şey demokrasi olabilir mi?

Hayır…hayır…

Görüldüğü gibi, kimi grupların bilinçaltının dışa vurumu, ilginç sonuçlara ve sorulara kapı aralamaktadır…

Sloganlarda demokrasiden, adaletten, kardeşlikten eser yok.

Varsa yoksa intikam…intikam…

Fikri sabit olarak devletten beslenmenin ve devleti beslemenin neticesi azınlık psikolojisidir. Bu ruh hali kaybetme korkusu yaşamayı kaçınılmaz kılmaktadır.

Dava açılan iktidar partisi, heyecanlanan ve telaşa kapılan kimi gruplar…

Çok garip…

Belki de son hamle olarak kapatma davasına sarılmaktadırlar.

Halbuki demokrasilerde kaybeden yoktur…

Demokrasi tahterevalli oyunu gibidir. Bir sen bir ben. Aksi halde oyuncuların ikisi de sıkıntı yaşar…bu oyun hilede kaldırmaz.

Tek koşul halkı ikna edeceksin…

Herkes aklını başına alsın ve düşünsün…

Çetelerle nereye kadar?

Birbirimize düşmanlık kimin isteği?

Not: İlhan Selçuk ve diğerlerine geçmiş olsun dileğimizi iletiyoruz.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious