'Cumhuriyetimizi savunmada kararlıyız'

  • Giriş : 31.05.2006 / 00:00:00

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, televizyonlarda yayınlanan Ulusa Sesleniş konuşmasında vatandaşlara hitap etti.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Hükümetin, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devleti olan Türkiye Cumhuriyeti'ni bu tür karanlık komplolara karşı savunmak için tam bir kararlılık içinde olduğunu da vurgulayan Başbakan Erdoğan, konuyla ilgili olarak şunları söyledi:

"Bildiğiniz gibi, Mayıs ayı içinde bütün bunların yanında hepimizi derinden sarsan elim bir hadise yaşadık. Bu menfur olay Türkiye'nin huzur ve istikrarına, Cumhuriyetimizin kurumlarına, değerlerine karşı yapılmış bir saldırıdır. Bu karanlık saldırı milletimizin vicdanında asla affedilmeyecektir. Olayın faili saldırıdan hemen sonra yakalanmıştır. Hükümet olarak, olayın meydana geldiği 17 Mayıs'tan bugüne kadar suçluları bütün bağlantılarıyla birlikte adalete teslim etmek için yoğun bir gayret içindeyiz. Ancak şunu da ifade etmeliyim ki; Türkiye'nin huzur ve istikrarına, değişim iradesine ve gelişme azmine yönelik benzer provokatif eylemlerle başa çıkabilmek için, millet olarak sağduyunun sesini yükseltmek durumundayız. Hükümetimiz, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devleti olan Türkiye Cumhuriyeti'ni bu tür karanlık komplolara karşı savunmak için tam bir kararlılık içindedir. Türkiye'yi mutlaka ama mutlaka Cumhuriyetimiz için de, demokrasimiz için de güvenli bir ülke haline getireceğiz. Bu yolda güvenlik güçlerimize ve yargı teşkilatımıza güvendiğimizi de bir kere daha üstüne basarak vurgulamak istiyorum. Anayasal kurumlarımızın dayanışmasıyla, toplumsal uzlaşma ve ortak akılla bu işin üstesinden de geleceğiz. Milletimizle birlikte şimdiye kadar olduğu gibi bundan sonra da demokrasinin, adaletin, değişim ruhunun, hak ve özgürlüklerin arkasında dimdik durmaya devam edeceğiz"

HER ESEN RÜZGARLA SAVRULUP GİDEN O ESKİ TÜRKİYE'DEN BUGÜN ARTIK ESER YOK

Bütün aksi gayretlere rağmen Türkiye'nin büyük fedakarlıklarla elde ettiği aydınlık günleri korumanın mücadelesini verdiğini kaydeden Erdoğan, ekonominin geçmişle kıyas dahi kabul etmeyecek bir seviyeye geldiğini savundu. Geçtiğimiz günlerde uluslararası piyasaların tamamında görülen dalgalanmanın, Türkiye'de de hissedildiğini söyleyen Erdoğan,bunun piyasa ekonomisi koşullarında doğal olduğunu kaydetti. Türkiye'nin artık bu ve benzeri dalgalanmaları aşabilecek, bunlara karşı direnç gösterebilecek bir yapıya kavuştuğunu ifade eden Başbakan Erdoğan, ekonominin geçmişte yaşadığı kötü günleri hatırlattı. Hükümeti devralmalarından bugüne geçen üçbuçuk yıl gibi kısa bir sürede bu tablonun tamamen değiştiğini ve Türkiye ekonomisinin bir atılım dönemine geçtiğini ifade eden Erdoğan, bugün birçok göstergede kriz öncesi seviyelerin değil, son on yılların hatta Cumhuriyet tarihinin en iyi seviyelerinin yakalanmış durumda oduğunu belirtti. Özelleştirme uygulamalarında yine tarihi başarılar elde ettiklerini anlatan Erdoğan, "Geçen yılki turizm gelirlerinin 18 milyar doları aşarak rekor kırdığını hatırlattı. Bu ortama nasıl gelinmiştir? Türkiye ekonomide bu atılımı nasıl gerçekleştirmiştir? Dün krizlerle umutları tükenen bir ülke, bugün nasıl olmuş da dünyanın yükselen yıldızları arasında yerini almıştır? Bu sorunun tartışmasız cevabı, güven ve istikrardır" diye konuştu.

"Şunu bir kez daha altını çizerek belirtmek isterim ki, bunlar işleyen bir piyasa ekonomisinde tamamen doğal hareketlerdir. Daha da önemlisi bunlar tüm dünyada, bütün gelişmekte olan ekonomilerde yaşanan hareketliliklerdir" diyen Erdoğan, bugün Türkiye'yle birlikte, Arjantin, Brezilya, Meksika, Güney Kore, Rusya, Macaristan, Polonya gibi gelişmekte olan ülkelerde de az ya da çok aynı hareketliliğin görüldüğünü belirtti. Tüm ilgili birimleriyle bu hareketlilikleri yakından izlediklerini söyleyen Erdoğan, gerektiğinde önlemleri uygulamak için hazır olduklarını belirtti. Ülkenin ekonomik kırılganlığı önemli ölçüde aştığını, bu tür küresel dalgalanmalara mukavemet gösterebilecek bir yapıya kavuştuğunu anlatan Erdoğan, şöyle dedi: "Her esen rüzgarla savrulup giden o eski Türkiye'den bugün artık eser yoktur. Bugün, dalgalı denizde de, durgun denizde de bu gemiyi rotasında tutabilecek tecrübe ve donanıma sahip kadrolar yönetimdedir. Milletimizin beklentilerini asla hayal kırıklığına dönüştürmeyeceğiz. İnsanımız Türkiye'nin son üç buçuk yılda elde ettiği siyasi ve ekonomik kazanımları bu türden konjonktürel dalgalanmalara feda edeceğimiz düşüncesine kapılmasın. Bu kazanımlar, bu güven ve istikrar ortamı, bu büyüme çizgisi mutlaka korunacaktır"

BÖLGESEL GELİŞMİŞLİK FARKINI ORTADAN KALDIRINCAYA KADAR ÇALIŞACAĞIZ

Türkiye'nin sahip olduğu insani değerlerle, birlik ve beraberliğiyle, dayanışma ve kardeşlik kültürüyle zengin bir ülke olduğunu vurgulayan Başbakan Erdoğan, 7 Mayıs'ta gittiği Diyarbakır'da, insanımızın gücünü, bu ülkeye, bu ülkenin ideallerine bağlılığını bir kere daha müşahede ettiğini belirtti. Bölgede ekonomik ve sosyal sıkıntılar olduğunu da ifade eden Erdoğan, "O sıkıntıları günden güne hal yoluna koyacak duygu birliğine sahibiz. Elbette elimizde sihirli değnek yok ancak bütün bu sıkıntıları çözme sürecine girmiş bulunuyoruz.Hükümetimizin teşvik uygulamalarının bölgeye getirdiği bu ekonomik kazanımları, bu hareketliliği gurur ve mutlulukla yaşıyoruz. İnşallah önümüzdeki dönemde çok daha güzel gelişmeler, çok daha önemli yatırımlarla bölge ekonomileri adım adım canlanacaktır. Böylece şehir şehir, bölge bölge ayağa kalkarak güçleneceğiz. Bu ülkeyi bir uçtan bir uca aydınlık geleceğine taşıyacak olan bir imar seferberliği içindeyiz. Ama asıl hedefimiz Antalya'da olanın Diyarbakır'da, Adana'da olanın Adıyaman'da eksik kalmayacağı bir Türkiye'ye doğru koşar adım ilerlemektir. Bölgesel gelişmişlik farklarını, gelir adaletsizliklerini, fırsat eşitsizliklerini ortadan kaldırıncaya kadar gereken neyse aşkla, şevkle, fedakarlıkla yapacağız" şeklinde konuştu.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious