Çürük binada satıcının sorumluluğu 20 yıla çıkıyor

  • Giriş : 17.05.2008 / 23:28:00

Satıcıların, çürük binalardan doğan zararları karşılama süresi, müteahhitlerle eşitlenip 20 yıla çıkıyor. Müteahhit “Pazarlamacıyım” diyerek zamanaşımından yararlanamayacak.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


AKP Kahramanmaraş Milletvekili Veysi Kaynak başkanlığındaki TBMM Adalet Alt Komisyonu, Türk Borçlar Yasa Tasarısı üzerindeki çalışmalarını tamamladı. Marmara Depremi sonrasında yaşananları dikkate alan komisyon, yapının ayıplı olması dolayısıyla açılan davaların, mülkiyetin geçmesinden başlayarak 5 yılda zaman aşımına uğramasına ilişkin hükmü korurken, satıcı ağır kusurluysa zamanaşımı süresinin 20 yıl olmasını benimsedi.
Deprem sonrası davalarda, “Ben pazarlamacıyım, müteahhit değilim” şeklinde savunma yapıldığı için, yapının ayıplı olması dolayısıyla açılan davaların, mülkiyetin geçmesinden başlayarak 5 yılda zaman aşımına uğramasına ilişkin hüküm korundu. Ancak, satıcı ağır kusurluysa, zamanaşımı süresinin 20 yıl olması kararlaştırıldı.

Nasıl uygulanacak?Milliyet’in sorularını yanıtlayan Kaynak, depremde yıkılan binalarla ilgili cezai sorumluluğun genel hükümlere tabi olduğunu, ancak “zararın karşılanması” kapsamında yaptıkları değişiklikle, yapımcı ve satıcının sorumluluk sürelerini eşitlediklerini bildirdi. Kaynak, “Tasarıda yapımcı için 20, satıcı için 10 yıllık sorumluluk süresi getirilmişti. Örneğin 1980’de yapılmış bir binada yapımcının sorumluluğu 2000’de bitecek. Ama bu binayı, sözgelimi, ayıbı olduğunu bile bile 1990’da satan birisinin sorumluluğu tasarıda olduğu gibi 10 yıl olsaydı, sorumluluğu 1990’da zaten sona erecekti. Biz bunu 20 yıla çıkardığımız için o da yapımcı gibi artık 2000 yılına kadar sorumlu olacak. Zaten hukukta hak düşürücü süre 20 yıldır biz satıcı için de bunu uyguladık” dedi.
Bu değişiklik, genel hükümlerin uygulandığı ceza davalarını bağlamayacak. Buna göre örneğin bir deprem nedeniyle bina yıkıldığında, sorumlular aleyhine 2 yıl içinde ceza davasının açılması gerekiyor.
17 Ağustos depremi sonrasında Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun oluşturduğu içtihada göre; dava zamanaşımı hesabında, yıkılan binanın iskân ve ruhsat tarihi değil, depremin meydana geldiği tarih göz önünde bulunduruluyor.


Kumar borcuna itiraz yok

Alt komisyonda kabul edilen ve önümüzdeki günlerde Adalet Komisyonu’nda ele alınması beklenen tasarının getirdiği düzenlemeler özetle şöyle:
- Eşler birbirlerinin rızasıyla kefil olabilecek. Alacaklı, borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehinini paraya çevirmeden müteselsil kefili takip edebilecek. Verilen her türlü kefalet, 10 yıl sonra kendiliğinden ortadan kalkacak.
- Kumar ve bahisten doğan alacak hakkında dava açılamayacak ve takip yapılamayacak; kumar ve bahis borcu için isteyerek yapılan ödemeler geri alınamayacak.


Kira artışına ÜFE sınırı

- Kira bedellerinde yapılacak artış, bir önceki yılın üretici fiyat endeksini (ÜFE) geçmeyecek. Konut ve işyeri kiralarında depozito, 3 aylık kira bedelini aşamayacak. Dövizle yapılan kira kontratlarında, 5 yıldan önce artış yapılamayacak.
- Güvence olarak para verilmesi kararlaştırılmışsa kiracı, mal sahibinin onayı olmaksızın çekilmemek üzere, parayı vadeli bir tasarruf hesabına yatıracak.
- Aile konutu olarak kullanılmak üzere kiralanan taşınmazlarda kiracı, eşinin açık rızası olmadıkça kira sözleşmesini feshedemeyecek.
- İşveren, kadın ve erkek işçilerin cinsel tacize uğramamaları ve cinsel tacize uğramış olanların da daha fazla zarar görmemeleri için gerekli önlemleri alacak.
- Kendi kusuruyla toplam bir aydan daha uzun bir süreyle hizmeti yerine getirmeyen işçilerin, her tam ay için yıllık ücretli izin süresinden bir gün indirim yapılabilecek.


Geçici tazminat geliyor

- Genel işlem koşullarının belirleyicileri, “tek yanlı, dilediği gibi” sözleşmeyi değiştirme ya da yeni düzenleme yapma yetkisine sahip olmayacak.
- Ismarlanmayan bir malı alan kişi, söz konusu malı geri göndermek veya saklamakla yükümlü olmayacak.
- Boş kağıda atılan imzanın üzerine sonradan yazılan metnin, imza atanın iradesine uygun olduğu kabul edilecek.
- Hâkim, sosyal güvencesi olmayan ve acil paraya ihtiyacı olan zarar görene, davalının “geçici tazminat” ödemesine karar verebilecek.
- Alıcı satış sözleşmesinden vazgeçerse, ödediği satış bedelini, faiziyle birlikte geri isteyebilecek.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious