Dağlıca, TSK ile Buldan aşireti arasında paylaşılamıyor

Dağlıca, TSK ile Buldan aşireti arasında paylaşılamıyor.23375
  • Giriş : 15.05.2008 / 09:33:00

PKK'nın 12 askeri şehit ettiği Dağlıca taburunun konuşlandığı arazi Buldan aşiretine ait çıktı.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


12 askerin şehit edildiği PKK saldırısının meydana geldiği Dağlıca taburunun konuşlandığı arazi Buldan aşireti ile TSK arasında 13 yıldır paylaşılamıyor.Buldan aşiretinin Dağlıca taburunu konuşlandığı araziden çıkarma isteğine yargının verdiği ret kararını Buldan aşireti AİHM'e taşıdı. Aşiret Türkiye aleyhine 250 bin euroluk dava açtı.

Oramar Tepesi ve Gereke Dağı ile çevrili 70 haneli köyün bitişiğindeki Dağlıca taburunun konuşlandığı Karakolu'nun öyküsü 12 askerin şehit olduğu 8'inin de kaçırıldığı güne kadar duyulmamıştı ama derinden devam eden bir davanın da konusuydu. TSK'nın 1995 yılında konuşlandığı arazinin 1938 yılı tesbitlerine göre kendisine ait olduğunu ileri süren Buldan aşireti taburu buradan çıkarmak için 13 yıl sürecek bir hukuk savaşına girdi.

O dönemdeki yoğun çatışmalar yüzünden karakolun kurulmasına tepki gösteremeyen herhangi bir kamulaştırma işmedi de yapılmadığı için Buldan'lar 2002 yılında arazinin ortak sahipleri olduğu belirtilen Baykal ailesiyle birlikte mahkemenin yolunu tuttu. Söz konusu tapu tescil davasını Buldan aşireti adına, öldürülen Savaş Buldan'ın amcasının oğlu Lütfü Buldan ile Baykal ailesinin 9 üyesi açtı.

5 YILLIK HUKUK SAVAŞI

Yüksekova Asliye Ceza Mahkemesi'nde açılan tapu tescil davasında arazinin sahibi olduklarını iddia eden Buldan ve Baykal aileleri, 1938 yılı tespitlerinidelil olarak mahkemeye sonmuş, dinlenen tanıklar da arazinin yıllarca bu aileler tarafından işlendiğini ve zilliyet haklarının onlarda olduğunu belirtmiş. Mahkeme hakimimim yapacağı keşif güvenlik sebebiyle ancak 4 yıl sonra gerçekleştirilmiş, bilirkişi ise aileler lehine karar vermiş. Ancak mahkeme niahi kararında, Buldan'ların tapu tescil taleplerini reddederken, "arizinin eğiminin fazla olması ve taşlık olması" nedeniyle sözkonusu yerin Buldan'lara değil devlete ait olduğu yolunda karar verdi. Buldan'ların temyiz ettiği bu karar Yargıtay tarafından da onandı.

BULDAN'LAR AİHM'E 250 BİN EURO'LUK DAVA AÇTI

Yargıtayın bu kararı onaması sonucu iç hukuk yollarını tüketen Buldan aşireti, ellerinde belgeler olduğuna dikkat çekerek yargılamanın adil yapılmadığını belirttiler. Buldan ailesinin avukatı Dinçer Aslan, keşif içini 4 yıl beklediklerini gerekçe göstererek Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne buşvurdu. Ailenin avukatı Dinçer Aslan Türkiye aleyhine 250 bin euroluk tazminat davası açtı.

BULDAN'LAR ARAZİ "BİZİM" DİYOR

12 askerin şehit düştüğü saldırıların gerçekleştiği arazinin 13 yıldır Buldan'lar ve askeriye arasında paylaşılamıyor olması çeşitli iddiaları da beraberinde getiriyor. Buldan aşiretinin reisi Savaş Buldan, PKK'ya yardım ve yatalık yapıp, para yardımında bulunduğu iddilarının ardından 1994 yılında 26 yaşındayken Bolu'da öldürülmüş olarak bulundu. Buldan'ın ölümünün üzerinden kısa bir süre geçmesinin ardından söz konusu araziye getirilen tabur için inşa edilen Dağlıca Karakolu, iddialara göne aile ile askerin arasının da açılmasına neden oldu. O dönemde gerçekleşen çatışmlar nedeniyle arazi için girişimde bulunmayan Savaş Buldan'ın amcasının oğlu Lüftü Buldan ile Baykal ailesinin 9 ferdi, 2002 yılında başlattıkları hukuk savaşını kaybedince, AİHM'e gitme kararı aldılar.

SAVAŞ BULDAN KİMDİR?

1968 yılında Hakkari'nin Yüksekova ilçesinde doğan Savaş Buldan'ın 1979 yılından itibaren Yüksekova'da PKK paralelinde faaliyet gösterdiği iddia edildi. Mart 1979 tarihi itibariyle Hakkari- Yüksekova'da meydana gelen olaylarla ilgili olarak C.Savcılığı'nca hakkında dava açılan Savaş Buldan'ın,

1980 tarihi itibariyle Kızıltepe ve Diyarbakır'da Kürdistan Ulusal Kurtuluşları (KUK)ile PKK örgütü arasında meydana gelen çatışmalar sonucunda bazı PKK mensuplarını evinde barındırdığı ileri sürüldü.

Aynı yıl itibariyle civar köylerde diğer bazı sempatizanlarla birlikte "Aşiretlik" konusunu içeren prapoganda faaliyetinde bulunduğu, Mart 1992 tarihi itibariyle Nevruz olayları sonucunda gözaltına alınan şahıslara avukat tuttuğu belirtilen Savaş Buldan, Haziran 1992 tarihi itibariyle Istanbul'a gitti. Bu dönemde uyuşturucu ticaretinde bulunduğu ve elde edilen gelirin büyük bir bölümünü PKK'ye aktardığı iddia edilen Buldan, 28.07.1992 tarihinde, Istanbul Haznedar'da ele geçirilen silah ile ilgili olarak göz altına alındı ve sevk edildiği DGM'ce tutuklandı.

02.06.1994 tarihinde Istanbul - Yeşilyurt Çınar Oteli' nde yanında bulunan ve Emniyet Genel müdürlüğü raporlarında Türkiye'nin sayılı uyuşturucu kaçakçıları arasında gösterilen Adnan Yıldırım ve Hacı Karay ile birlikte silahlı şahıslarca kaçırılan Suvaş Buldan, 04.06.1994 tarihinde Bolu-Yığılca ilçesi-Yukarıkaraş grup köy yolunda ölü olarak bulundu.

SAVAŞ BULDAN'IN KARDEŞİ NİHAT UYUŞTURUCU TİCARETİNDEN TUTUKLANDI

DTP Iğdır Milletvekili yengesi Pervin Buldan'ın Meclis kartlı makam aracını kullanarak uyuşturucu görüşmesine gittiği ileri sürülen Nihat Buldan ile birlikte 11 kişi de bir süre önce yapılan operasyonla ele geçirilmiş, Nihat Buldan hakkında 39 yıla kadar hapis istemiyle dava açılmıştı.

Nihat Buldan da İstanbul ve Tekirdağ'da eş zamanlı olarak yapılan operasyonda ele geçirilen 90 kilogram eroine ilişkin olarak gözaltına alınmış, hazırlanan iddianame İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderilmişti. İddianamede, Nihat Buldan'ın ''suç işlemek için örgüt kurmak'' ve ''uyuşturucu ticareti yapmak'' suçlarından 13 ile 39 yıl arasında hapis cezasına çarptırılması istendi.

MAKAM ARACINI KULLANDIĞI İDDİASI

İstanbul ve Tekirdağ'da eş zamanlı olarak yapılan operasyonda 90 kilogram eroin ele geçirilmişti. Konuya ilişkin gözaltına alınarak 3 Ocak 2008 tarihinde Beşiktaş'taki İstanbul Adliyesi'nde hakim karşısına çıkarılan DTP Iğdır Milletvekili Pervin Buldan'ın kayın biraderi Nihat Buldan ile diğer 7 şüpheli tutuklanmıştı. Buldan, daha önce de İngiltere'de 2001 yılında ele geçirilen 31 kilogram eroinle ilgisi bulunduğu gerekçesiyle yakalanıp 16 yıl hapis cezasına çarptırılmış ve 4 yıl bu ülkede cezaevinde kaldıktan sonra Türkiye'ye iade edilmişti. Türkiye'de de 2,5 yıl cezaevinde yatan Nihat Buldan, 5 Ağustos 2007 tarihinde Van Erciş Cezaevi'nden tahliye olmuştu.

DAĞLICA BASKINI NASIL GERÇEKLEŞTİ?

20 Ekin 2007 tarihinde 250 PKK'lı terörist, önce köprüyü havaya uçurdu, sonra askerlere bomba ve roketatarlarla saldırdı. İlk ateşle karşılaşan 12 asker şehit oldu, 16 asker ise yaralandı. Saldırıda 32 terörist öldürüldü.

Irak sınırından Türkiye'ye geçen teröristler, önce Yeşiltaş ile Dağlıca arasında bulunan Avaşin çayı üzerindeki köprüyü havaya uçararak karayolu bağlantısını kesti. Teröristler daha sonra 00.20 sıralarında 7-8 koldan Dağlıca'daki tabura gelerek 2 ayrı hâkim tepede bulunan birliğe ateş açtı.

PKK'lıların bir bölümü, askerlerin bulunduğu 1700 metre yükseklikteki bölgeye saldırırken diğer gruplar, emniyet unsurlarına gelecek yardımı önlemek amacıyla tepelere giden yolda mayınlarla tuzaklama yaptı. Askerlerin bulunduğu korunaklı mevzilere 30 metre kadar yaklaşan 8-10 kişilik PKK'lı bir grup, taciz ateşi sonucu yeri belli olan askerlere bomba ve roketatarla saldırdı.

Saldırı sırasında PKK'lılar, toplam 120 askerin görev yaptığı 2 tepedeki mevzilere girmeye çalıştı. Çatışmanın başlamasının ardından tepelerde görev yapan askerler, el bombası ve roketatarlı saldırıya karşılık vermeye çalışırken, bölgeye helikopterler sevk edildi. Bu sırada 2 helikopter, PKK'lıların açtığı ateşle yara almasına karşın üsse geri dönebildi.

GAZETEPORT

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious