Dağlıca komutanına soruşturma

Dağlıca komutanına soruşturma.11815
  • Giriş : 21.02.2008 / 08:38:00

12 Mehmetçiğin şehit düştüğü Dağlıca saldırısı Genelkurmay'a taşındı.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Soruşturmayı yürüten askerî savcı, Dağlıca Tabur Komutanı Yarbay Onur Dirik hakkında soruşturma açılması için Genelkurmay Başkanlığı'ndan izin istedi.

Askerî savcı, Dağlıca Tabur Komutanı Yarbay Onur Dirik hakkında soruşturma açmak için Genelkurmay'dan izin istedi. Hakkari'nin Yüksekova ilçesine bağlı Dağlıca bölgesine terör örgütü PKK militanlarınca 21 Ekim 2007'de düzenlenen saldırıda 12 Mehmetçik şehit edilmiş, 8 asker ise kaçırıldıktan bir süre sonra serbest bırakılmıştı. Genelkurmay izin verirse Yarbay Dirik hakkında soruşturma başlatılacak. Dava açılmasına gerek görülürse askerî mahkemede yargılanacak.

Van Askerî Mahkemesi'nce tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılan er Ramazan Yüce'nin avukatı Dinçel Aslan, 1 Şubat'ta yapılan ilk duruşmadan sonra Tabur Komutanı Onur Dirik ve görevli komutanların gerekli güvenlik önlemlerini almadığı iddiasıyla suç duyurusunda bulunmuştu. Avukat Aslan, askerî savcının şikâyet dilekçelerini işleme aldığını ve tabur komutanı ile beraber diğer görevli komutanlar hakkında soruşturma yapabilmesi için Genelkurmay Başkanlığı'ndan izin talep ettiğini açıkladı. Aslan, Genelkurmay'ın soruşturma izni vermesi halinde soruşturmanın başlayabileceğini vurguladı. Şikayet dilekçesinde tedbirsizlik nedeniyle birden fazla kişinin ölmesine, yaralanmasına ve kaçırılmasına sebebiyet vermek iddiasıyla suç duyurusunda bulunduklarını belirten Aslan, suç konusu olarak 8 askerin yargılandığı dava dosyasındaki tanık ifadeleri ve diğer delilleri gösterdi.

Avukat Aslan'ın 5 sayfalık şikayet dilekçesinde başta tabur komutanı Yarbay Dirik olmak üzere diğer görevli komutanlar hakkında şok suçlamalarda bulunulmuştu. Avukat Aslan, 13 tanığın ifadelerindeki beyana göre dinleme ve kestirme cihazındaki ses kayıtları ile termal kamera görüntüsünden saldırı olabileceğinin anlaşıldığını, ancak gerekli tedbirlerin alınmadığını kaydederek, taburun güvenliğini sağlayan Keri, Meri ve Pey tepelerinde kol görev listesinden kol komutanları dışındaki diğer tüm personelin er ve erbaş olduklarını vurgulamıştı.

Yetkililer gerekli tedbirleri almadı

Keri ve Meri tepelerindeki her tepede 12 mevzi mevcut olup, bu mevzilerde sadece 8 asker bulunduruluyordu. Baskın anında mevzilerde bulunan ağır makineli tüfeği taşıyan uçaksavar ve MK 19 bomba atarı asker olmadığı için kullanılamamıştır.

Olayın olduğu gece, üs bölgesinden Kobra helikopter talebi Yarbay Dirik tarafından uygun görülmedi. Askerlerin ifadelerine göre, sabaha karşı kobra helikopterlerin gelişi ile terör örgütü üyeleri geri çekildi, eğer helikopter talebi zamanında karşılansaydı bu kadar ağır zayiat verilmezdi.

Terör örgütü üyelerinin saldırı gecesi havan, roket ve dokça gibi ağır silahlar kullandıkları, tanık ifadelerinde yer alıyor. Örgüt üyelerinin bu ağır silahları zor coğrafya şartlarına rağmen getirmeleri güvenlik ve istihbarat zafiyetinden kaynaklanmaktadır.

Saldırıdan yarım saat öncesinde uydu telefonu dinlenmesinde, bir örgüt mensubunun Türkçe olarak "Şu an korucularla beraberiz. Zirvedeyiz. Korucuların telefonundan görüşüyorum. Fazla müsait değilim." konuşmasıyla, korucuların içinde köstebeklerin olduğu anlaşılıyor.

Baskına uğrayan mevzide kaydedilen, PKK'lılara ait telsiz konuşmaları, yaklaşık 3 saat mesafedeki tabura korucular tarafından taşındı. Saldırı öncesi ve sırasında korucular PKK'lılarla hareket etti. Telsiz konuşmaları ile PKK'lılarla korucuların bağlantısı açık bir şekilde saptandı. Tabur içinde ve üs bölgesinde rahatlıkla hareket edebilen korucular, bir telsiz konuşmasının kodlarını 4 gün süreyle kaybedip, bulduktan sonra getirdi. Buna rağmen iddianamede korucularla ilgili bu konulara hiç değinilmedi.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious