Dağlıca olayının üzerinden bir hafta geçti (HABER YORUM)

Dağlıca olayının üzerinden bir hafta geçti (HABER YORUM).16200
  • Giriş : 26.10.2007 / 09:29:00

Dağlıca olayının üzerinden neredeyse bir hafta geçti; ancak hâlâ olayın şokunu tam atlatamadık.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


MUSTAFA ÜNAL yazdı...

Terörün oluşturduğu ağır ve kasvetli hava ülkenin üzerine kara bulut gibi çöktü. Moraller bozuk, suratlar asık, canlar sıkkın. Yara sıcak, soğumuyor bir türlü.

Terör her boyutuyla ülkenin tek gündemi... Diğer sorunlar unutuldu. Hemen her gün sokaklar dolu, tepki gösterilerine sahne oluyor. Sloganlar atılıyor, pankartlar açılıyor. Okul önlerinde öğrenciler protesto yürüyüşleri düzenliyor.

Terörün bir toplumu bu kadar etki altına alması ne kadar doğru, bütün yönleriyle üzerinde düşünmek lazım. Ayrıca bu topraklarda sokaklar ve meydanlar hiç de tekin değildir. Masum başlayan gösteri ve yürüyüşler bir anda rayından çıkabilir. Pusuda hazır kıta bekleyen provokatörleri çok bol bir ülkeyiz. Bugün sokaklar böyle bir riski barındırıyor. Başta Genelkurmay Başkanı olmak üzere üst üste devlet yöneticilerinin itidal çağrısı yapması boşuna olmasa gerek. Bir tehlike ve risk söz konusu...

Teröre verilecek en iyi cevap, herhalde hayatı olağan seyrinde aynen devam ettirmek olmalı. Günlük yaşamı altüst ederek, hayatın akışını belirlemek terörün hedefleri arasında değil mi? Kuşkusuz hiçbir şey olmamış gibi de davranamayız, tepkisiz kalamayız; ancak olayın bu denli etkisi altına girmek de sağlıklı değil, öfkemizi kontrol etmek durumundayız. Kesinlikle sokağa çıkarken terörün tuzağına düşme riskini yabana atmamak gerekir. Provokatörler sokağı toplumsal çatlağa dönüştürebilir. Bunun işaretleri fazlasıyla mevcut.

Teröre gereken cevabı verecek olan devletin kurumlarıdır. Zaten ilgili birimler de boş durmuyor. Haberlere de yansıdı; Birkaç gündür sınırda inanılmaz hareketlilik yaşanıyor. Bölgedeki havaalanlarından bombaları yükleyerek kalkan savaş uçakları geriye boş olarak dönüyor. Bunun bir anlamı var. Kuzey Irak'taki bazı dağların üzerinden dumanlar yükseliyor. Bölücü terör örgütü ateş altında, nokta vuruşlarla etkisiz hale getiriliyor. Genelkurmay Başkanlığı'ndan peş peşe teröristlere vurulan darbeye ilişkin rakamsal açıklamalar yapılıyor.

Siyasi iradenin kararlılığı ortada, dört koldan yürüttüğü çalışmalarla muhtemel bir operasyonun taşlarını döşüyor. Sınır ötesinin yanı sıra içeride de terörle daha etkin mücadelenin yolları aranıyor. Bu yönde atılan adımlar var. Milli Güvenlik Kurulu'nun bildirisine yansıyan Kuzey Irak'a ambargo için düğmeye basıldı. Başbakan Yardımcısı Nazım Ekren, Bakanlar Kurulu'na eylem planı içeren bir dosyayla gidecek. Anlaşılan o ki ambargo kısa sürede karara dönüşecek.

Önce birkaç günlük süre isteyen, daha sonra ortak operasyon için sinyal veren ABD Dışişleri Bakanı Rice son olarak Türkiye'ye yaptığı çağrıda 'Sakın Kuzey Irak'a girmeyin' dedi. Ancak gerekli karşılığı da aldı, Başbakan Erdoğan, Rice'a Romanya'dan cevap verdi: 'Bizim sınır ötesi operasyon yapmamamızı temenni edebilirler; ama yapmamız gerektiğinin kararını biz veririz'. Erdoğan'ın mesajı çok açık, 'Birlikte harekât yapamıyorsak biz tek başımıza yaparız'. Kararlılığın bundan öte ifadesi olamaz. İktidarıyla muhalefetiyle siyasi iradenin duyarlılığı sokaktan hiç de geride değil.

Açıkçası son terör olayının oluşturduğu ağır havayı bir an önce dağıtmanın ve hayatı normal akışına çevirmenin daha doğru olduğunu düşünüyorum. Halk olarak teröre bundan iyi cevap verilemez. Siyasi iradesi ve ilgili kurumlarıyla devlet soğukkanlılığını yitirmeden üzerine düşeni yapıyor. Bölgeden gelen haberler bunun kanıtı.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious