Daima çocuk bırakılmak 'caiz' mi?

  • Giriş : 22.03.2007 / 00:00:00

Engelli oğlunun 'hep çocuk kalmasını' isteyen anneye Diyanet'ten de itirazlar var: Kısırlaştırmayı da içerecek bu yöntem tüm dinlere aykırıdır.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


12 yaşındaki oğlum 12 yılda sadece başını kaldırabilmeyi ve yüzüyle tepki verebilmeyi başardı. Yemek yiyemiyor, konuşamıyor, yürüyemiyor. Şimdi 80 santimetre boyunda ve 19 kilo. Büyüdükçe onu nasıl taşıyacağız? Oğlumun büyümesini durdurun." Ankaralı Füsun E.'nin bu talebine tıp ve siyaset dünyasından sonra Diyanet İşleri'nden de olumsuz yanıt geldi. Çaresiz anneye sadece engelliler anlayış gösterdi.
ABD'li zihinsel engelli Ashley'in bedeni gelişimi, ailesinin isteğiyle ve tıbbi müdahaleyle durdurulmuştu. Hayat boyunca dokuz yaşında kalacağı için 'yastık meleği' diye anılan Ashley'le ilgili haber Ankaralı anne Füsun E.'ye de çare gibi göründü. Onun da 12 yaşındaki oğlu Umut Mert'e iki yaşında spastik tanısı konulmuştu. İyileşme şansı yüzde 5'ten azdı. Füsun hanımın da tek isteği Umut Mert'in sosyal yaşamdan kopmamasıydı. Onu her yere yanında götürüyordu. Ama bunun için oğlunun 'büyümemesi' gerekiyordu. Tıpkı Ashley gibi.
Bu talebe ilk tepki tıp dünyasından geldi. Uzmanlar, şu anda mümkün olmasa da, ileride spastik rahatsızlığının tedavi edilebileceğini söylüyordu.
Sağlık Bakanı Recep Akdağ da önceki gün "Bunlar etik meseleler. Bu konularda bilim adamları ve öğretim üyelerinden oluşan etik kurul karar verebilir. Biz ABD değiliz" dedi. Bakanlık yetkilileriyse Ashley 'tedavisi'nin, bilimselliği kanıtlanmış bir yöntem olmadığını, dolayısıyla bakanlık bünyesinde bu konuda etik kurul kurulamayacağını söyledi.
Diyanet'ten sorumlu Devlet Bakanı Mehmet Aydın da dün tartışmaya şu sözlerle katıldı ve olumsuz cephede yer aldı: "Gerekçe bakımsa, bunların tedbirlerini toplum, devlet almak zorundadır. Kolay değil ama, o sıkıntıya katlanmak kadar yüce bir duygu olamaz."
Anneye DİB Din İşleri Yüksek Kurulu üyesi Prof. Dr. Saim Yeprem 'kişisel görüşüyle' diyerek kırmızı ışık yaktı:
"İslam dini, iyileşme şansı olmayan hastanın yaşama şansını elinden almayı onaylamaz. Eğer bu tedavi uygulanırsa Umut Mert kısırlaştırılacak. Kısırlaştırmaysa dinlerin en karşı olduğu ameliyedir. Bütün dinlerin beş prensibinden biri canı muhafazadır. Bu ameliyat, çocuğun hayatını durdurmak demek, kimsenin hakkı yok. Ayrıca Umut Mert için ilerde tedavi de bulunabilir."
Engelliler: Ancak yaşayan bilir
Türkiye Özürlüler İdaresi Başkan Yardımcısı Dr. Güler Saygun, "Şahsi fikrim, kimsenin yaşama hakkı elinden alınmamalıdır" derken, Türkiye Sakatlar Konfederasyonu Başkanı Zülfikar Akar "Bu talebin nedeni, çocuğun bütün yükünün anneye bırakılmaması" diyerek bakım merkezi eksikliğine vurgu yaptı. Türkiye Özürlüler Eğitim ve Dayanışma Vakfı Başkanı Psikolog Tekin Başar'sa Ashley 'tedavi'sini çok doğru bulduğunu söyledi: "Annenin durumunu yaşayan anlar. 30 yaşlarında bir zihinsel engelli, 100 kiloya ulaşabiliyor."

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious