Danıştay Başkanı: 'Değişiklik huzursuzluğa neden olur'

Danıştay Başkanı: 'Değişiklik huzursuzluğa neden olur'.14258
  • Giriş : 11.05.2008 / 03:00:00
  • Güncelleme : 12.05.2008 / 12:43:00

Danıştay Başkanı Çörtoğlu, Meclis'in yasama yetkisini tartışma gündemine getirecek bir çıkış yaptı.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Danıştay Başkanı Sumru Çörtoğlu, yargı denetimini etkisiz kılmaya, yargı kararlarını uygulamamaya, sonuçlarını bertaraf etmeye yönelik anayasal veya yasal değişiklik girişimlerinin, yargı bağımsızlığına ciddi darbe indireceği gibi, toplumda huzursuzluğa da yol açabileceği ihtimalinin gözlerden uzak tutulmaması uyarısında bulundu.

Anayasa değişikliği ve AKP’nin akademisyenlere hazırlattığı yeni Anayasa taslağına da isim vermeden değinen Çörtoğlu, “Cumhuriyetimizin özü ve ulusal yaşamımızın temeli olan laiklik ilkesi ve laik eğitim kurallarını dolaylı dahi olsa zaafa uğratacak hiç bir düzenlemenin, iç hukukumuzda bireysel eğitim hakkının sağlanması olarak görülmesine olanak bulunmadığı gibi, uluslararası hukuk ve hukukun evrensel ilkeleri karşısında da koruma ve himaye görmesi söz konusu değildir” dedi.

Danıştay Başkanı Çörtoğlu, Danıştay'ın kuruluşunun 140. yıldönümü nedeniyle düzenlenen törende yaptığı konuşmada, cumhuriyetin, diğer çağdaş ilkeler yanında, çoğulcu, katılımcı, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devletini amaç edindiğini belirterek, hukuk devletinin özelliğinin hukukun üstünlüğünün kabul edilmesi olduğunu vurguladı.

Hukukun üstünlüğünün de, Anayasa’nın ve yasaların eksiksiz uygulanmasını, iktidarın gücünün yargı ile dengelenmesini, yasama ve yürütme organları ile idarenin eylem ve işlemlerinin yargısal denetime bağlı tutulmasını gerektirdiğini ifade eden Çörtoğlu, “Çünkü, hukuk devleti ve hukukun üstünlüğü ilkesini benimsemiş toplumlarda son söz yargıya aittir” dedi.

“YARGI BAĞIMSIZLIĞI DEVLETİN
BAĞIMSIZLIĞIYLA EŞDEĞERDİR”


Yasama ve yürütme organlarının işlemlerinin hukuka uygunluğunu denetlemekle görevli yargının, bağımsız ve hakimlerin teminatlı olmasının, hukuk devletinin en önemli gereklerinden olduğuna dikkat çeken Çörtoğlu, şöyle dedi:

“Hukuk devletini ve hukukun üstünlüğünü özümseyen toplumlarda, bağımsız yargı ve onun yaşayan öğesi hakime ve hakimlik teminatına büyük bir önem ve değer verilmektedir. Amacı, adaletin tesisine hizmet etmek olan yargının, bağımsız olması, temel hak ve özgürlükler açısından en büyük güvenceyi oluşturmaktadır. Yargı bağımsızlığı, devletin bağımsızlığıyla eşdeğer; bireyin hukukunu korumada ise, en etkili güvencedir.”

Yasama ve yürütme organlarının işlemlerinin hukuka uygunluğunu denetleyecek yargı yerlerinin, bu organlar karşısında tam bağımsızlığa sahip olmamaları durumunda, yargı denetiminden beklenen yararın sağlanamayacağına vurgu yapan Çörtoğlu şöyle konuştu:

“Hukukun üstünlüğü ancak, kişi hak ve özgürlüklerinin hukuk tarafından korumaya alınmış bir anayasal düzende ve denetim alanı sınırlandırılmamış etkili bir yargı denetimi ile gerçekleştirilebilir. Yargı bağımsızlığı ve hakim-savcı teminatı yalnızca bu statüye girildikten sonraki süreç ile sınırlı değildir. Hakim ve savcıların nitelikleri, göreve seçilmeleri, eğitimleri, mesleğe kabul yöntemleri de bağımsızlık ve teminat ögelerinin ayrılmaz bir parçasıdır.”

“HAKİM VE SAVCI ADAYLIĞI SINAVINDA
YETKİ HSYK’YA VERİLMELİ”


Hakim ve savcı adaylığına girişin, tarafsız, nesnel ve sadece liyakati ölçmeyi amaçlayan sınavla yapılmasının, yargı bağımsızlığının ilk ve önemli şartını oluşturduğunu belirten Çörtoğlu, Hakim ve savcı adaylığı giriş sınavında, yargı bağımsızlığını gölgeleyecek, yargının siyasallaşmasına yol açacak yöntemlerden uzak durulması, seçme sınavlarında Adalet Bakanlığı’nın belirleyici olma vasfı sona erdirilerek bu konudaki yetkinin, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’na verilmesi gerektiğini vurguladı.

Çörtoğlu, özellikle son yıllarda, kesinleşen yargı kararlarının eleştiri sınırlarını aşan, Danıştay’ı faaliyetlerine engel gösteren, görev ve yetkisini aştığını ifade eden beyanları üzülerek izlediklerini belirterek, şöyle konuştu:

“Bu eleştiri ve değerlendirmelere çoğu zaman cevap vermeyişimiz, yüksek yargının saygınlığı ve tarafsızlığı konusunda gösterdiğimiz hassasiyetin ve Anayasa tarafından gerekliliği vurgulanan devlet organları arasındaki medeni işbirliği ve işbölümü anlayışının bir sonucudur. Hukukun üstünlüğünün, sadece yargı organlarınca değil, devletin diğer organları tarafından da benimsenmesi zorunludur.”

Çörtoğlu, özenli bir üslupla tartışılması gereken yargı kararlarının, siyasi tartışmalara konu edilmesi ve bu kararların hükümete karşı bir tavır gibi gösterilmesi suretiyle yargının kamuoyuna şikayet edilmesini doğru bulmadıklarını söyledi. Çörtoğlu, “Bu bağlamda Danıştay’a yöneltilen eleştiri ve yakınmalarda haklılık payı görmüyoruz” dedi.

"ANAYASAL VE YASAL DEĞİŞİKLİK GİRİŞİMLERİ
TOPLUMDA HUZURSUZLUĞA YOL AÇABİLİR"


Yargı denetimini etkisiz kılmaya, yargı kararlarını uygulamamaya, sonuçlarını bertaraf etmeye yönelik anayasal veya yasal değişiklik girişimlerinin, yargı bağımsızlığına ciddi darbe indireceği gibi, toplumda huzursuzluğa da yol açabileceği ihtimalinin gözlerden uzak tutulmaması uyarısını yapan Çörtoğlu şunları söyledi:

“Yargı dışındaki güçler, yargı üzerinde egemen olma, yargı mensuplarına yönelik maksatlı yorum ve nitelendirmelerde bulunmak suretiyle yargı faaliyetini kontrol etme ve bu yolla yargı mensuplarının hür iradeleri ile karar vermelerini etkileme, hatta engelleme yanılgısına düşmemelidirler.

Yargıya intikal eden konularda, gerek ulusal, gerekse uluslar arası çevrelerce yargı organlarını yönlendirme ve etki altına alma girişimlerini doğru bulmuyoruz. Kendi ülkelerindeki yargı organlarına ve bu organların karar ve dava süreçlerine gösterdikleri saygıyı, aynı şekilde, Türk Milleti adına karar veren bağımsız Türk yargısına da göstermelidirler. Demokrasinin, hukuka saygının ve yargı bağımsızlığının gereği budur.”

ÜNİTER DEVLET YAPISI VE YEREL YÖNETİMLER

Çörtoğlu, Anayasadaki, idarenin, kuruluş ve görevleriyle bir bütündür kuralına karşın, kimi maddeleri Anayasa Mahkemesi’nce iptal edilen İl Özel İdaresi Kanunu’nda, Belediye Kanunu’nda ve Kalkınma Ajanslarının Kuruluşu, Koordinasyonu ve Görevleri Hakkında Kanun’da, merkezi idare ile yerel idareler arasında belirsiz ve sınırlı bir vesayet yetkisi ile yetinildiğini ifade etti.

Çörtoğlu, merkezi yönetim yerine, yerel yönetimlerin güçlendirilmesi, merkezi yönetimin görev ve yetkilerinin yerel yönetimlere devredilmesi ve idari yapıyla bağdaşmayan bölgesel yönetimlere yer verilmesinin, üniter yapının tartışma konusu yapılmasına zemin hazırlayabileceği uyarısında da bulundu.

ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ

Konuşmasında Anayasa Değişikliği ve AKP’nin akademisyenlere hazırlattığı yeni Anayasa taslağına da isim vermeden değinen Çörtoğlu, “Cumhuriyetimizin özü ve ulusal yaşamımızın temeli olan laiklik ilkesi ve laik eğitim kurallarını dolaylı dahi olsa zaafa uğratacak hiç bir düzenlemenin, iç hukukumuzda bireysel eğitim hakkının sağlanması olarak görülmesine olanak bulunmadığı gibi, uluslar arası hukuk ve hukukun evrensel ilkeleri karşısında da koruma ve himaye görmesi söz konusu değildir” dedi.

Cumhuriyetin temel ve değişmez ilkeleri ile evrensel değerlere uygun, toplumun tüm kesimlerini kucaklayıp ihtiyaçlarına cevap veren, insan hak ve özgürlüklerini daha ileriye götürüp güvence altına almayı amaç edinen Anayasa Değişikliği girişimlerini yerinde gördüklerini vurgulayan Çörtoğlu, anayasal ve yasal düzenlemelerin dış etkenlere bağlı olarak değil, Türk toplumunun ihtiyaçlarına uygun olarak yapılmasına ve uluslar arası hukukla uyumlu olmasına önem verilmesi gerektiğini belirtti.

Anayasa ile ilgili değişiklik önerilerinin kamuoyuna sunulmasının, tartışmaya açılarak toplumsal uzlaşının sağlanmasının ve sadece belirli konulara odaklanılmamasının, değişiklik çalışmalarının başarıya ulaşması için gerekliliğine dikkat çeken Çörtoğlu, şöyle konuştu:

“Bir kısım akademisyen tarafından hazırlanıp kamuoyunun bilgisine sunulan Anayasa Değişikliği çalışma metnine yönelik değerlendirmelerimizi, bu aşamada resmi bir niteliği bulunmadığı için saklı tutuyor, yargı alanında anayasa değişikliğine ilişkin geçmiş yıllarda da ifade ettiğimiz; Cumhurbaşkanının yargı ile ilgili olan görev ve yetkilerinin gözden geçirilmesi ve yüksek mahkemelerin oluşumuna etkin katılımının sınırlandırılması, Cumhurbaşkanının tek başına yaptığı işlemler ile Yüksek Askeri Şura kararlarının yargı denetimine açılması, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun oluşumu, görev ve yetkilerinin gözden geçirilmesi ve Kurul kararlarının yargı denetimine tabi olması, uyarma ve kınama cezalarının yargı denetimi dışında tutulmasına neden olan Anayasa hükmünün kaldırılması, Yüce divanın oluşumunun yeniden düzenlenmesi ve bu görevin, ceza ve idari yargıçlardan oluşturulacak bir kurula verilmesi konularına ilişkin önerilerimizi yineliyoruz.

Bu görüş ve önerilerimiz, yüksek bir mahkemenin, hukuk devleti ilkesinin devlet yaşamının her alanında egemen kılınmasına, yargı yetkisini sınırlayan her türlü hükümlerin mevzuatımızdan ayıklanmasına ve Anayasamızın insan hakları ve çağdaş özgürlükler bağlamında yeniden gözden geçirilmesine yönelik istek ve sorumluluğumuzun bir gereği olarak görülmelidir.”

DANIŞTAYA ÜYE SEÇİMİ

Çörtoğlu konuşmasında Danıştay’a üye seçimine yönelik olarak ise şunları söyledi:

“Kendi alanında başarılı, idareyi bilen ve bu alanda birikim sahibi kamu görevlilerinin, meslek mensubu olarak Danıştayın idari ve yargısal faaliyetinin yerine getirilmesine olumlu katkıda bulundukları bir gerçektir. Ancak, dörtte birlik oran, Danıştay üyeliği için, kanuni, mesleki ve ilmi yeterliliğe sahip hakim ve savcı kaynağından daha çok yararlanma olanağını kısıtlamaktadır.

Uygulamada, yasa gereği boşalan üye sayısı dördü bulunca seçim yapılmakta, boşalan üyeliklerin hakim ve savcı kontenjanından mı, yoksa diğer görevliler arasından seçilen üyelerden mi olduğu hususu dikkate alınamamaktadır. Meslek mensupluğuna her iki kaynaktan seçilme yaşındaki farklılıklar, dörtte bir oranının değişmesi sonucunu doğurabilmektedir.

Bu nedenle, idari görevlerden Danıştay üyeliklerine seçileceklerin sayısı hizmet gereklerine uygun olarak meslek mensubu kadro sayısının makul bir oranı ile sınırlandırılmalı, bu üyeliklerde boşalma olması halinde boşalan üyeliğin yerine seçim yapılmalıdır.”

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious