Danıştay’ın başörtüsü kararına tepki yağıyor

  • Giriş : 10.02.2006 / 00:00:00

Danıştay’ın okula gidiş gelişlerinde başörtüsü takan öğretmen Aytaç Kılınç’ın anaokuluna müdür yardımcısı olmasını sakıncalı bulan kararı hukuk çevrelerinin tepkisini çekiyor.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Son dönemde özelleştirme, imam hatipler, başörtüsü gibi kamuoyunun yakından izlediği konulara ilişkin verilen tartışmalı kararlar nedeniyle dikkatler Danıştay’a çevrildi. Hükümetin ve kamu kurumlarının yaptığı işlemleri denetleyen Danıştay, kendi içinde de görüş birliği sağlayamadığı için genellikle kararları oyçokluğu ile alıyor. Danıştay İdari Dava Daireleri Genel Kurulu’nun Tüpraş’ın özelleştirilmesi hakkındaki yürütmeyi durdurma kararı 13’e karşı 16 üyenin oyçokluğuyla yani 3 oy farkla alınmıştı. Dün basına yansıyan, başörtülü öğretmenle ilgili karar da 1’e karşı 4 oyçokluğu ile alındı. Davada görev alan Danıştay Tetkik Hakimi ve Danıştay Savcısı da öğretmen lehinde görüş bildirdi. Danıştay’ın tartışılan kararları hukuk çevrelerinin de yoğun tepkisini çekiyor. Yüksek Mahkeme’nin özelleştirme davalarında ve laiklik yorumları konusunda katı bir devletçi tutum izlediği vurgulanıyor. Danıştay’da Cumhurbaşkanı tarafından atanan ya da idare mahkemelerinden gelen hukukçu olmayan üyelerin de bulunduğuna işaret edilerek hukuka aykırı yorumlarda mahkemenin bu yapısının da etkili olduğunun altı çiziliyor. Bazı kararların siyasi ve ideolojik yaklaşımlarla alındığı belirtiliyor. Sık sık yargıya müdahale tartışmaları gündeme gelirken, yüksek mahkemelerin bu tür kararları da yasama ve yürütmeye müdahale, hükümetin icraatlarını engelleme şeklinde yorumlanıyor. Verdiği kararların başında “Türk milleti adına” ibaresi bulunan Danıştay’ın, halkın değerleriyle çelişen yorumlara imza atması hukukçuların ve sivil toplum kuruluşlarının tepki göstermesine neden oluyor.

Eski Adalet Bakanı Oltan Sungurlu, Danıştay’ın okul dışında başını örten öğretmenle ilgili kararını garipsediğini belirterek, “Bu karara göre Türkiye’de başörtüsü takan analarımız bacılarımız hepsi laiklik karşıtı demektir.” dedi. Bir yargı organının sokaktaki insanın başörtüsüne karışmaya hakkının olmadığını vurgulayan Sungurlu, bu yorumun evlerde de başörtüsünü takma yasağına kadar vardırılabileceğini dile getirdi. Sungurlu, yüksek mahkemenin bu kararını hukuka sığdırmanın mümkün olmadığına dikkat çekti. Eski Bakan, Danıştay’ın özelleştirmeye ilişkin kararlarını da eleştirerek, bu tür kararlarda dikkatli davranılması gerektiğini ifade etti.

‘Danıştay’ın kararları yasakçı yorum’

Meclis Anayasa Komisyonu Sözcüsü Mehmet Ali Bulut, dünyanın her yerinde yargı organlarının, iktidarların sert yönetimlerine karşı vatandaşların özgürlüklerini koruma yönünde karar vermesine karşılık, Danıştay’ın tam tersine kararlarını yasakçı yorumlara dayandırdığını söyledi. Bulut, yargıda 28 Şubat sürecinde alınan brifinglerin etkisinin devam ettiğini laiklik gibi bazı konulardaki kararların bu alışkanlıklarla verildiğini ifade etti. Mahkemelerin millet adına karar verdiklerini, bütün mahkeme kararlarının başında da “Türk milleti adına” ibaresinin yer aldığını aktaran Bulut şunları söyledi: “Bu kararın hiçbir hukukî dayanağı olmadığı gibi Danıştay, Türk milletinin değerlerine bütünüyle ters düşen bir yorum yapmıştır. Danıştay’ın hemen önünde yoldan geçen insanlara ‘bu karara katılıyor musunuz?’ diye sorsalar verilen kararın Türk milleti adına verilmediğini görürlerdi. Mahkemeler kararlarını, yasalara ve hukuka göre verir. Dünyanın hiçbir yerinde laiklik yorumuna göre bu şekilde hukuka aykırı bir karar verildiği görülmemiştir. Bu karar anayasa ve evrensel hukuk ilkelerine aykırı şekilde insan hak ve özgürlüklerinin sınırlarını daraltıyor. Evlere bile müdahale edilebilir.”

Danıştay’ın önceki gün verdiği iki kararın eğitim dünyasını yakından ilgilendirdiğini vurgulayan Eğitim Bir-Sen Genel Başkanı Ahmet Gündoğdu, mevzuatta öğretmenlerin okul dışında başlarının açık olması gerektiği yönünde bir kural olmadığının altını çizerek, “Bu karar toplum mühendisliği anlayışıyla ve ideolojik yaklaşımlarla alınmıştır. Türkiye’de demokrasi kültürünün yerleşmediğini, insan hakları açısından ne kadar geride olduğumuzu göstermektedir.” dedi. Ahmet Gündoğdu, Danıştay’ın meslek lisesinde okuyan öğrencilerin açık öğretim liselerinde okumasını engelleyen kararını da eleştirdi.

Anayasa hukukçusu Dr. Levent Korkut ise okulda dinî simgelerin taşınamayacağına ilişkin Avrupa ülkelerinde bazı mahkeme kararları olduğunu; ancak okula gidiş gelişlerde başörtüsü ya da dinî simge kullanılamayacağı konusunda ilk kez böyle bir karar verildiğini söyledi. Bu kararın, özel hayata müdahale niteliği taşıdığını vurgulayan Korkut, Danıştay’ın bu tutumunun, eşlerinin başörtülü olması nedeniyle bazı subayların ordudan ihraç edilmesine benzediğini söyledi. Bu mantıkla eşleri başörtülü öğretmenlere yasak getirilebileceğini hatta bu uygulamanın evleri de kapsayacak şekilde genişletilebileceğinin altını çizdi. Korkut, Danıştay’ın öteden beri özelleştirme ve laiklik gibi konularda devletçi kararlar verdiğini hatırlatarak bu kararın hukuk çerçevesinde izah edilemeyeceğini dile getirdi.

Sağlık-İş Genel Başkanı Mustafa Başoğlu, ‘başörtüsü sorununun’ ancak Anayasa Değişikliği ile çözülebileceğini bildirdi. Başoğlu, yaptığı yazılı açıklamada, ‘Danıştay 2. Dairesi tarafından okula gidiş gelişlerde başörtüsü takan bir öğretmenin idarecilik yapamayacağı yönünde verdiği kararın Anayasa değişikliğini zorunlu kıldığını’ söyledi. Öğretmenlerin kamu görevlisi olduğunu belirten Başoğlu, ancak devletin kamu görevlilerini sokakta ve özel hayatlarında takip etme hakkının bulunmadığını kaydetti. Hizmet-İş Genel Başkanı Mahmut Arslan ise Danıştay 8. Dairesi’nin, meslek liseleri ve açık öğretim lisesi son sınıf öğrencileri ile mezunlarına yönelik kararının, özgürlüklerin daraltılmasına önemli bir işaret teşkil ettiğini ifade etti. Mazlumder Genel Başkanı Cevat Özkaya da Danıştay’ın her iki kararının da Türkiye için kaygı verici nitelikte olduğunu ileri sürdü. Öte yandan Anavatan Partisi Genel Başkan Yardımcısı Emin Şirin, AKP’yi Anayasa Değişikliği yapmaya çağırdı. Emin Şirin, dün konuyla ilgili TBMM’de düzenlediği basın toplantısında Danıştay’ın kararı için, “Cumhuriyet tarihinde bu kadar kötü bir karar hatırlamıyorum.” ifadesini kullandı. Ankara, Zaman

Aytaç Kılınç: Kurallara aykırı davranmadım

Yakın çevresine, "Kurallara uyuyorum, okulda başımı açıyorum. Sokakta kimse özel hayatıma karışamaz." diyen Kılınç, dün Keçiören Sancaktepe İlköğretim Okulu’nda derse girdi. Aytaç Kılınç, Danıştay'ın kararını dün sabah internetten haberleri okurken fark etmiş. Kılınç’ın, arkadaşlarına, "Akşam rahatsız olduğum için televizyonu açmamıştım. Sabah kendim olduğunu öğrenince çok üzüldüm; çünkü böyle bir kararı beklemiyordum." dediği öğrenildi.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious