"Darbe yapılamadı ama tehlike sürüyor"

  • Giriş : 10.05.2009 / 04:37:00
  • Güncelleme : 09.05.2009 / 23:58:36

Erdoğan'a bir dosttan mektup... Büyükanıt, 2004'teki darbe girişimine neden karşı çıktı?

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


ERGENEKON'u ortaya çıkaran mektuplardan sonra bugün yine Ergenekon İddianamesi'nden bir başka önemli belgeyi sizlerle paylaşıyorum. Bu belgenin de kimin tarafından kaleme alındığıyla ilgili olarak iddianamede bir veri yok. Tarihi de net değil. Ancak 2006 yılının sonlarında olduğu gibi bir izlenim veriyor. Orgeneral Yaşar Büyükanıt Genelkurmay Başkanı olmuş ve Başbakan'a bu imzasız mektubu kaleme alan “bir dost“, Yaşar Büyükanıt'ın 1. Ordu Komutanı iken darbeye karşı olduğunu ama Genelkurmay Başkanı olarak da “Özkök gibi demokrasiye bağlılığını ispat edecek hareketler yapması gerektiğini“ yazıyor ve Büyükanıt'ın artık darbeci saflarda yer alabileceğine işaret ediyor. Bugün sizlere sunduğum bu belgeyi okuyunca Ergenekon Soruşturması'nın “temelini“ de görmüş oldum. Çünkü net bir şekilde görülüyor ki, Ergenekon Soruşturması bu belgeden yola çıkarak şekillendirilmiş, olası ilişkiler ağı bu belgeye göre oluşturulmuş, soruşturmanın olgusal kurgusu bu belge dayanak alınarak yapılmış. Bir dönem hepimizin tüylerini ürperten cinayet ve suikastların Ergenekon'la bağlantılı
olduğu tezi ilk olarak bu belge ile ortaya atılmış. Sivil toplum örgütlerine yönelik operasyonlar ve gözaltına almalar, akademisyenlere, gazetecilere yönelik suçlamalar bu belgede yazılanların kanıtlanabilmesi ve olası bağlantıların  doğrulanabilmesi amacı ile yapılmış. Bu açık. Tüm bunları şimdi, bu belgeyi gördükten sonra anlıyoruz. Ve yine anlıyoruz ki, devletin zirvesi bu belgeyi daha o dönemde ciddiye almış. Ümraniye'de silahların bulunmasından, Danıştay saldırılarından sonra dönemin Dışişleri Bakanı ve AKP'nin ikinci adamı Abdullah Gül'ün “Bu işin altından çok büyük şeyler çıkacak” demesi bu belgeyi görmüş ve ciddiye almış olduğunun işareti. Ben ne bu belgelerde yazanlar doğrudur
diyebilirim, ne aksini iddia edebilirim. Buna karar verecek olan elbette ki,
yargıdır. Benim işim sizin yorumunuzu yapabilmeniz için bir ışık yakmak ve ortalığı bir nebze de olsa aydınlatabilmek.

İŞTE O MEKTUP

Sayın.....
Size, 2003 yılında hazırlanan, ancak açığa çıkınca uygulamaya konulamayan bir darbe planı hakkında bilgi arz etmek istiyorum. Bunu; güzel ülkemizdeki herşeyi altüst etmeye çalıştıkları halde ortada vatansever ve demokrat gibi dolaşan simaları daha yakından tanımanız için gönderiyorum. Plan; J.Gn.K.lığı bünyesinde, ancak diğer kuvvet komutanlıkları ile koordineli olarak hazırlanmış.. Planlamada baş aktör o dönemdeki J.Gn.K. Org. Şener Eruygur. 2003 yılında hazırlanmış olan
planın 2004 haziran-temmuz aylarında uygulanması düşünülmüş.. Hazırlıklar bütün ayrıntılarıylayapılmasına rağmen, TSK'da güçlü bir istihbarata sahip olan dönemin Gnkur. Bşk. Org. Hilmi Özkök tarafından tespit edilerek akamete uğratılmış ve uygulamaya konulmasına fırsat verilmemiştir. Plan özetle; Gnkur. Bşk. Org. Hilmi Özkök'ün zorla istifa ettirilmesini, AKP'nin parçalanmasını ve baskı ile hükümetin devrilmesini, daha sonra da hem TSK içerisinde, hem de Anayasa'dan başlamak üzere sivil idarede yeniden düzenleme yapılmasını kapsamaktadır.

İKİ AŞAMALI PLAN

Plan 2 aşamalı bir uygulamayı içermektedir. Ayışığı olarak adlandırılmış olan birinci aşamada, Gnkur. Bşk. Özkök'ün baskıyla istifa ettirilmesi, AKP'den azami sayıda milletvekilinin istifa ettirilerek ayrı grup kurmalarının sağlanması ve Cumhurbaşkanı A. Necdet Sezer'in görevinde kalmaya devam etmesi planlanmış. Yakamoz olarak kodlanan ikinci aşamada ise; kontrol ele alındıktan sonra, TSK'nın, Anayasa dahil olmak üzere sivil idarenin ve Türkiye'nin dış dünyayla olan ilişkilerinin yeniden düzenlenmesi planlanmıştır... İki husus dikkat çekmektedir.
Birincisi, bu sadece askerlerin planladığı bir girişim değil, sivillerle ortaklaşa yürütülen bir girişimdir. İkincisi ve çok daha önemlisi darbeci ekip dağıtılsa bile hareketi sürdürecek idharın (yığınağın, kadrolaşmanın) yapılmasının planlanmış olmasıdır.

VEKİLLERE TEKNİK TAKİP

Yansı-3'te azami sayıda AKP'li milletvekilinin Başbakan Erdoğan'dan ayrılmasının sağlanmasıyla ilgili olarak; Milletvekillerinin analiz edilerek gruplandırılması, gruplarla temas kurularak organize edilmesi, liderlerin belirlenmesi, Milletvekillerinin basın açıklamalarında kullanacakları tema ve argümanların belirlenmesi, ayrılan milletvekillerinin dağılmadan yeni bir grup kurmalarının sağlanması gibi faaliyetlerin yapılması planlanmış;

Yapılacak bu faaliyetlere karşı; Başbakan Erdoğan'ın milletvekillerine yönelik tehdit, şantaj ve çıkar sağlama gibi yöntemlerle baskı uygulaması, milletvekillerinin açıklamalarının basite indirgenmesi ve spekülatif hale getirilmesi, ayrılan milletvekillerine bireysel karalama kampanyaları yöneltilmesi, harekete
katılan bütün milletvekillerinin teknik takip (telekulak-dinleme) altında tutulması...

İSTİFA ETTİRME YÖNTEMLERİ

Yansı-13'te icranın kısaca nasıl olacağı ifade edilmiştir. Buna göre; Özkök'ün istifa ettirilmesi için :

Doğrudan Girişim: 3 Kuvvet K. ve J.Gn.K.nın ziyaret ederek doğrudan istifaya zorlamaları Dolaylı Girişim: Org. seviyesindeki gen. ve amirallerin topluca imzalı açık mektuplarının Gnkur. Bşk.na verilmesi Gri Girişim: TSK mensuplarının yazılı ve imzalı açık mektuplarının Kuvvet K.ları tarafından Gnkur. Bşk.na verilmesi Siyah Girişim: TSK mensupları ve sivillerin dışarıdan çekil baskısı yapmaları. Başbakan Erdoğan ile ilgili olarak; milletvekillerinin dağıtılması, Kuvvet K.larının uyarı yapması, dışarıdan aydın, YÖK ve üniversiteler ile sendika merkezli kamuoyu baskısı yapılması planlanmıştır.

ZEYBEK - ALP - ÖZDAĞ

-Yansı-15'te görüldüğü gibi, Aydın Doğan'ın çizgisini değiştirmesi için baskı yapılması, aksi halde “işlem” yapılması planlanmıştır. Doğan Medya'nın başlangıçta hükümet destekçisi olmasına rağmen sonradan tamamen hükümet karşıtı bir çizgi benimsemesi bu planlama açısından bakıldığında oldukça anlamlı görülmektedir. Ayrıca kurulacak alternatif partinin başına N.Kemal Zeybek, A.Vefik Alp veya uygun bir kişinin (ek 9 numaralı yansıda Ümit Özdağ) hazırlanması planlanmıştır. Şimdiye kadar milliyetçi ve demokrat geçinen bu şahısların darbeciler ile işbirliği içinde oldukları açıkça görülmektedir...

DARBECİ KADRO NE YAPIYOR?

Yukarda da belirtildiği gibi; girişim açığa çıktığı takdirde hareketin devam ettirilebilmesi için gerekli idharın (kadrolaşmanın) yapılması öngörülmüştür. Bu kadrolaşma bugün ne durumdadır? Ne yapmaktadır? Bunun dikkatle takibi gerekmektedir.

Bugüne kadar yaşanan; Trabzon'daki rahip cinayeti, Şemdinli olayları, Trabzon, Mersin ve Bilecik'te ulusalcı çizgide yaşanan olaylar, Danıştay saldırısı, Özel Kuvvetler bünyesinden çıkan çeteler, Hrant Dink cinayeti, suikast planları vb. diğer olaylar, faillerinin yakalanması nedeniyle sansasyona neden olmadan ve büyümeden önlenmiştir. Dolayısıyla gerilim tırmandırılamadığından darbe girişimine bahane oluşturamamıştır. Bu olaylar da göstermektedir ki; adı ne olursa olsun darbe veya 28 Şubat benzeri postmodern darbe girişimi riski bugün de devam etmektedir. Ayrıca bunun ilk emareleri, 2006 ağustos ayında komutanların görev değişimleri esnasında yaptıkları konuşmalarda da açık bir şekilde verilmiştir.

Darbeci kadro şu anda ne yapıyor?

Darbecilerin Doğan Grubu ile temaslarına Mustafa Özkan'ın aracı olduğu da Özden Örnek'in günlüklerinde şöyle geçiyordu: “Önce basını ele geçirmeye çalışacaktık.
Bu nedenle ben MÖ'ı davet edecektim... “

18 Aralık 2003

“Akşam yemeğe Mustafa Özkan ve eşiyle Kara Kuvvetleri Komutanı ve Hv.KK. geldiler.M.Ö bize gelmeden önce Süleyman Demirel'e uğramış ve bize ondan bazı mesajlar getirmişti. M.Ö ile konuştuğumuz konuların özeti şöyleydi. Basın ile aramızı nasıl düzeltebiliriz, diye konuştuk. Kendisi bu işin zor olduğunu hepsinin kendi ticari ilişkileri nedeniyle hükümete göbekten bağlı olduklarını ve kolay kolay hükümet aleyhine bir yazı yazmayacaklarını hepsinin devlete borcunun bulunduğunuanlattı. Bilhassa Aydın Doğan üzerinde durarak en büyük medya patronu olması nedeniyle aramızı nasıl düzeltebileceğimiz konusunu araştırdık.
Kolay olmayacaktı ama M.Ö bizi medya patronlarına işin kötüye gittiğini ve tedbir alınmasa çok geç olacağı konusunu anlatarak onları iknaya çalışacağını söyledi.”

Yaşar Büyükanıt'a dikkat

Org. Büyükanıt'ın 2004'teki darbe girişimine karşı çıkması son derece doğaldır. Eğer 'evet' demiş olsa ve darbe gerçekleşmiş olsa idi, kısa bir süre sonra emekli olacak, ipler Org. Eruygur'un eline geçmiş olacak ve kendisi de Gnkur. Bşk. olamayacak idi. Bu nedenle bugün böyle bir faaliyetin içerisinde olmayacağı Org. Özkök gibi tavırlarına yansımadığı sürece, hareketin bir parçası olması riski her zaman mevcuttur. O zaman karşı olması bugün için de bir garanti anlamına
gelmemektedir.

Doğan Medya Grubu tekrar sağduyulu bir çizgiye çekilmeye ikna edilmeli ve maceraya girmesi önlenmelidir.

Türkiye'yi geriye götürecek ve 28 Şubat'tan daha vahim sonuçlar doğuracak bu tür girişimlerle, her ne pahasına olursa olsun acımasızca mücadele edilmelidir. Şurası unutulmamalıdır ki, darbe girişimini yapmaya yeltenecekler hem TSK içerisinde hem de siviller arasındaki azınlıkta olan bir grubu temsil etmektedir. Gerek askeri gerekse sivil kesimde zihinlerde büyük değişim meydana gelmiş ve süreç devam etmektedir. Cesaretle tavır konduğu takdirde başarılı olmaları mümkün değildir. Millet artık gerçekleri görmektedir. Maskeler düşmüştür.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious

*

*


*