Darbeyi sandıkta yapacağız!

  • Giriş : 12.11.2006 / 00:00:00

CHP Grup Başkanvekili Kemal Anadol CHP Giresun İl Başkanlığında düzenlediği basın toplantısında ''Ülke darbeyle kurtulmuyor, biz darbeyi sandıkta yapacağız'' dedi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:



Anadol, ''Hükümet, cumhuriyet tarihinin en önemli kazanımlarını yok pahasına satarak, bu paralarla IMF'nin isteği doğrultusunda onların borçlarını ödüyor'' diye konuştu.

AK Parti iktidarı döneminde yolsuzlukların cumhuriyet tarihinde görülmemiş biçimde çoğaldığını iddia eden Anadol, şöyle konuştu:

''Hükümet, 'yolsuzluğa damardan girdik' edebiyatı yapıyor. Kürşat Tüzmen, hakkındaki iddiaları Başbakanlık Teftiş Kurulu doğru bulmasına rağmen, soruşturma açılmasına gerek bulmuyor. Bunu biz söyleyince de 1 milyon dolarlık tazminat davası açıyorlar. Yargı önüne gitmek yerine tazminat davası açarak, bu davaları caydırıcı kilit unsuru olarak kullanmak istiyorlar. İktidar gırtlağına kadar batmış, bu yolsuzluk iddiaları içinde yüzüyor. Bu iddialar için de zeytin yağı gibi üste çıkıp, yolsuzluğa damardan girdiklerini söyleyerek, Yunan edebiyatı yapıyorlar.''

-CUMHURBAŞKANLIĞI SEÇİMİ-

Kemal Anadol, AK Parti hükümetinin bir dönem daha iktidarını sürdürmesi durumunda cumhuriyet, cumhuriyete hayat veren laiklik ilkesi, demokrasi ve ülkenin bölünmez bütünlüğünün tehlikede olacağını ileri sürerek, şöyle dedi: ''Ülke ve bu cumhuriyet bedava kazanılmadı. Ülkenin bütünlüğü tehlikeye girdi. O zaman bizim yurttaş, seçmen olarak duruma el koymamız lazım. Darbe falan peşinde değiliz, artık geçti o dönemler. Darbe yapanlar ülkeyi zor durumda bırakıyor. Ülke darbeyle kurtulmuyor, biz darbeyi sandıkta yapacağız.''

Türkiye'yi başka büyük bir tehlikenin daha beklediğini öne süren Anadol,
şunları kaydetti: ''Cumhuriyetin kuruluş ilkeleri tehlikede, ama Türkiye'yi bu duruma atan kişi gözünü dikmiş mayısta Çankaya'ya çıkmayı bekliyor. Türkiye'nin huzurunu bozmaya aday bir olay. Çünkü Çankaya'ya çıkmakta ısrar ederse uzlaşmayı elinin tersiyle iterse Türkiye'yi çok büyük tehlikeler içine atar. Mayıstan ekime kadar geçecek süre, Türkiye'nin en uzun ve en sert seçim kampanyasına adaydır. Türkiye'nin bu kadar gerilime tahammülü yoktur. Atatürk'ten bu tarafa kim olursa olsun çeşitli cumhurbaşkanları geldi geçti. Bunların hiçbirinin arkasında, yanında dokunulmazlık dosyası yoktu. Başbakan Erdoğan cumhurbaşkanlığına aday olursa yargılanması için Meclis'e talepte bulunulan, ancak çoğunluğu tarafından yargılanmadan kendini aklayan bir politikacı Cumhurbaşkanı olacaktır. Erdoğan, Cumhurbaşkanı olduğu takdirde, cumhuriyet, demokrasi, laiklik ilkesi ve ülkenin bölünmez bütünlüğü tehlikeye girecektir.''

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious