Darülaceze'de bir saraylı

  • Giriş : 07.01.2006 / 00:00:00

Osmanlı Sarayı'nda başlayıp Darülaceze'de sonuna yaklaşan bir ömür onunki.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Osmanlı padişahlarından 2. Abdülhamit Han'ın sadrazamı Küçük Mehmet Sait Paşa'nın torunu Nimet Seba'nın Osmanlı Sarayı'nda başlayan masalsı hayatı yaşanan bir iflasın ardından Kayışdağı Darülaceze'de devam ediyor. İflas edip varına yoğuna el konulan Seba, hacizden sadece çok sevdiği kürkünü ve hatırası olan bir kaç küçük eşyasını kurtarabilmiş. Geçmiş hayatından en çok özlediği şey ise çevirilerini yaptığı kitapları artık gözleri görmediği için okuyamaması.

SARAYDAN SÜRGÜNE

1916 yılında doğan Nimet Seba, ailesiyle birlikte 1922'de ülke dışına sürgüne gönderilmiş. Saray kurallarına göre yetiştirilen ve sultan çocuklarıyla birlikte en iyi okullarda eğitim alan Seba, Brüksel ve Paris'te okumuş. Üniversitenin mezuniyet balosunda ise Paris'teki moda evlerinin sahiplerinden mankenlik teklifi almış. Babası 'dekolte giymemek' şartıyla izin verince Paris'e giderek hem masterini yapmış hem de bir süre defilelere çıkmış.

Seba ailesi İstanbul'a ancak sürgünden 15 yıl sonra özel izinle geri dönebilmiş. Cumhuriyet gazetesinin sahibi Yunus Nadi'nin oğlu Nadir Nadi ile babasının isteği üzerine nişanlanan Seba, bir süre sonra nişanı atmış. Nimet Seba, "Onu bir türlü sevemedim" diyor.

Seba, daha sonra Tunus asıllı kimya mühendisi Habib Bey ile evlenmiş. Bu evliliği ancak 6 yıl süren Seba eşini bir trafik kazasında kaybettikten sonra Osmanlı saray geleneği gereği bir daha evlenmemiş.

ŞİMDİ HUZUREVİNDE

Londra'da kuzenleriyle birlikte bir film işine giren Seba'nın şirketlerinin tek tek iflas etmeye başlaması sefalet günlerinin de başlangıcı olmuş. Seba'nın artık gözleri görmez olunca yakınları tarafından huzurevine getirilmiş. İngilizce, Fransızca, İtalyanca ve Yunanca'yı çok iyi bildiğini belirten Seba, severek çevirilerini yaptığı Andre More'yi artık okuyamıyor. En büyük isteği bir zamanlar çevirisini yaptığı bu eserlerin sesli olarak kendisine okunması.

Abdülhamit Han köşkü yaktırdı
Bugün Hidiv Kasrı'nın bulunduğu alanda 2. Abdülhamit'in dedesine arazi hediye ettiğini söyleyen Seba, dedesinin buraya yaptırdığı köşkü 2. Abdülhamit'in yaktırdığını belirterek ekliyor: "Herkesin kendisine ihanet ettiğini düşünen şüpheci biriydi Abdülhamit. Dedemin ona ihanet ettiğini düşünüp köşkü yaktırmış."

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious