Davalar GP'nin önünü açıyor

  • Giriş : 28.03.2007 / 00:00:00

Kemal Köprülü’nün iddiasına göre AKP; MHP ve DYP’nin barajı geçmemesi için Genç Parti’nin önünü açmaya çalışıyor

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Arı Hareketi Kurucu Başkanı Kemal Köprülü, siyasetin nabzını yakından tutan isimlerden. Arı Hareketi olarak Anadolu’da yaptıkları toplantılara ek olarak son dönemde parti liderleri ve partilerin yönetim kadrolarını yakından izliyorlar. Köprülü, Ankara’da bir hafta içinde siyasilerle 21 görüşme yaptı.

Sizce Erdoğan cumhurbaşkanlığına aday olacak mı? Siz Ankara kulislerinde nasıl bir hava kokladınız?

Önce şunu söylemek isterim dünyanın hiçbir yerinde bu kadar sıkıştırılmış bir cumhurbaşkanlığı seçimi yok. Adaylık Türkiye’de çok geç açıklanıyor. Adaylar 15 Nisan’da ortaya çıkacak ve en geç 15 Mayıs’a kadar seçim olacak. 15 Nisan’dan sonra ilk tur yapılacak. Adaylık açıklandıktan 20 gün sonra seçiliyorsunuz. Türkiye’de aslına bakarsanız Başbakan Erdoğan’ın bu koltuğa hevesinden dolayı cumhurbaşkanlığı seçimi gündemi 2005 yılında başladı. Kamuoyu da uzun bir süredir bu konuda rahat değil.

Peki eşinin başı açık olsa, rahatsızlık yine olur mu?

Olay başörtüsünden ibaret değil. Devlet tecrübesi yok ve sorun yaşayacak. Ahenk bozulacak ve devlet buna reaksiyon gösterecek. Bir diğer önemli nokta devletle barışık olmak.

İstanbul özellikle de iş dünyası uzun zamandır cumhurbaşkanlığı seçimleri konusunda ’uzlaşma’ diyor. Ekonomik dengelerin alt üst olacağı korkusu yaşanıyor...

Uzlaşılacak isim, ’Erdoğan olmasın’ demek. Bunu herkes biliyor. İş dünyası buna medya ve sivil toplum da dahil nedense çok duyarlı davranmadı cumhurbaşkanlığı konusunda. Belki bu bilinçli bir tavır, ekonomideki büyümeler, arsaların artı değer kazanması gibi konular etkiledi. Rahatsızlık olmasın, piyasalar etkilenmesin, her şey yumuşak olsun isteniyor.

Cumhurbaşkanlığına Erdoğan’ın aday olup olmaması genel seçim takvimini de etkileyecek. Sonuçta herkes etkilenecek...

2007, Türkiye tarihinde önemli bir yıl olacak. Ve tarih bu süreçte üstüne düşenleri yapmayanları yargılayacak. Ankara’da anormal gerginlik var. İstanbul gibi değil. Biri gece, biri gündüz. İstanbul’un düşündükleriyle Ankara’nın yaşadıkları arasında dağlar var. Ankara’daki bütün oyuncular İstanbul’un bu kadar ilgisiz oluşuna şaşırıyor. Maç oynanıyor ama İstanbul sahaya inmedi. Ben İstanbul’un bu kadar saha dışına çıktığını daha önce görmedim. Olaylar Şemdinli olaylarından başlamadı, daha öncesi de var.

Bunu etkileyen nedenlerden biri de AKP’ye alternatifin çıkmamış olması değil mi?

Muhalefet yok. Muhalefetin dolduramadığı gündemi AKP dolduruyor. Baktığımız zaman 4 ana kulvar var. Biri hükümet; seçimlerde hükümet herkesin sandığı kadar oy almayacak ama önde gidiyor. İkinci kulvar MHP kulvarı; konjonktürel anlamda iyi bir gününde olursa 1999’daki oyunu alabilir. İkinci parti olabilir. Kimse şaşırmasın. Bunu engellemek için AKP artan milliyetçilik konusunda MHP’yi suçluyor. Bu yanlış. MHP denenmemiş değil. Hükümet ortağıydı. Devlet Bahçeli o dönemde, Öcalan’ın idamı konusunda söz verdi, o sözünü tutamadı. Bahçeli izin verseydi çok kan akardı, durdurdu tabanını. Türkiye’de milliyetçiliği körükleyen parti AKP’dir.

Barajın altında kalan ama Doğu ve Güneydoğu’da çok oy alan DTP var. DTP’liler bu seçimlere bağımsız girecek. Bu neyi değiştirir?

Önceki seçimlerde Doğu ve Güneydoğu’da çok oy aldılar ve baraj altında kaldıkları için onların milletvekili koltukları AKP’ye gitti. Bağımsız girecekler büyük ihtimalle en az 20 milletvekili parlamentoya girecek ve girdikten sonra Mecliste parti kuracaklar. Önümüzdeki parlamento çok farklı olacak.

Genç Parti?

Genç Parti’nin (GP) oyları yüzde 5 ile 7 arasında görülüyor. Önceki seçimlerde DYP ve MHP’den oy çaldıkları düşünüldü. Seçimden sonra Başbakan, Genç Parti’nin üzerine gitti. ÇEAŞ olayı, Uzan Holding’in üzerine gidildi. GP’yi yüzde 7’nin üzerinde oy aldığı için de Hazine yardımı aldı ancak bu 7.5 trilyon liraya TMSF el koydu. İki, üç hafta önce de GP bu parayı geri aldı. Ankara kulislerinde bu konu çok konuşuluyor. ÇEAŞ olayıyla ilgili önümüzdeki 2-3 ay içinde Uzan’ın karlı çıkacağı görülüyor. Çünkü uluslararası tahkim mahkemelerinde Uzan, açtığı davaları kazanacak. Şimdilerde AKP, GP’nin önünü açmaya çalışıyor. GP barajı aşsın MHP ve DYP barajın altında kalsın hesapları yapılıyor. AKP ve GP arasında perde arkasında böyle bir anlaşmanın olduğu söyleniyor. Bu varsa o zaman niye 4.5 yıl önce Erdoğan, Uzan Holding’in üzerine gitti? 4 yılda ne değişti?

Erdoğan etik konusunda konuşurken yurdışında bu olayı örnek gösteriyordu. AKP etik davranıyor mu? Bu konu önümüzdeki günlerde gündeme gelecek. AKP sürekli MHP ve DYP’ye saldırıyor. GP’ye saldırmıyor. Türkiye tarihinin önemli bir dönemine giriyoruz, bu seçimlerde cumhurbaşkanlığına aday olanları da, genel seçimlerde üzerine düşenleri yapmayanları da tarih yargılayacak. Bu seçimler de Türkiye’de bazı siyasetçilerin siyasetten uzaklaşmak zorunda kaldığı bir tabloyu ortaya çıkarabilir.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious