Davutoğlu, Pakistan ve Afganistan yolcusu

Davutoğlu, Pakistan ve Afganistan yolcusu.11014
  • Giriş : 04.06.2009 / 10:23:00

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, ABD'deki temaslarını tamamlayıp Türkiye'ye döndükten sonra, gelecek hafta başında Pakistan ve Afganistan'a dört günlük bir ziyarette bulunacağını açıkladı

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Washington'dan New York'a geçmeden önce gazetecilerin sorularını yanıtlayan Davutoğlu, Afganistan ve Pakistan konusundaki sorulara karşılık şunları söyledi:

"Gelecek hafta Türkiye'ye döndükten sonra pazartesi günü akşam, salı sabahı Pakistan ve Afganistan'a dört gün sürecek bir gezide bulunacağım. Planlıyoruz, olacak. Hazırlıklar sürdüğü için, hazırlıklar nihai noktaya gelmeden ilan etmek doğru değil. Ama hazırlıklar son aşamasına geldi, büyük ihtimal diyelim. Niyetimiz dört günlük ziyarette bulunmak.

Hem Türkiye Cumhuriyeti'nin Dışişleri Bakanı olarak Afganistan ve Pakistan'ın en yakın dostu olan, tarihi olarak kendi ülkesinin selameti gibi o ülkenin geleceğiyle ilgilenen bir ülkenin Dışişleri Bakanı olarak, hem de BM Güvenlik Konseyi dönem başkanı olarak bu ziyareti yapacağım. Çünkü uluslararası toplumun şu anda en çok kaygı duyduğu konu Pakistan ve Afganistan'daki gelişmeler. Biz bunları kendi ülkemizde oluyormuşçasına yakından takip ediyoruz, acısını yüreğimizde hissediyoruz. Onların acısına ortak olacak her türlü yardımı da yapmaya hazırız. Onun için de Türkiye kapsamlı bir yardım projesi içine girmiştir. Sayın Başbakanımızın talimatıyla Kızılay da devrededir."

Geçen hafta yardımların iletilmeye başladığını belirten Davutoğlu, kendisinin de siyasal anlamda neler yapılabileceğini gözlemek ve yaklaşan Afgan seçimlerinde, dost ve kardeş gruplar arasında daha yakın işbirliği olmasını temin etmek üzere bölgeye gideceğini kaydetti.

Davutoğlu, ABD'ye veya herhangi bir ülkeye ziyaretinde, bu ülkelerin gündemin en önemli maddeleri arasında yer aldığına işaret etti.

ABD'nin Afganistan'a muharip asker talebi olup olmadığı sorusu üzerine Davutoğlu, "Bu her noktada gündeme gelen bir konudur. Her Amerika ziyaretinde gündeme gelen bir konu da şudur: Ne talep ettiler, siz ne dediniz? Bu ilişkilerin doğası artık bir tarafın etken olarak talep ettiği, diğer tarafın da evet veya hayır dediği bir karakterden çıkmıştır. Öyle bir ilişki biçimi yok. Bütün bunları biz bir mesele olarak ele alırız, herkesle tartışırız, ama Türkiye'nin Afganistan'a askeri ekonomik katkıları bellidir. Bu çerçevede yeni bir şey yok" ifadesini kullandı.

Davutoğlu, ABD'nin Afganistan ve Pakistan Özel Temsilcisi Richard Holbrooke ile görüşmesinde, bu konularda özel tavsiyelerde bulunup bulunmadığı sorusuna da, "Tabii oldu, ama bunları sizinle paylaşamayız. Bizim kadar orayı iyi bilen ve bizim kadar o meselenin içinde olan herhangi bir başka ülke yoktur. Orada ne oluyorsa, kendi ülkemiz gibi yakın ilgilendiğimiz konulardır. Onların kaderi bizim kaderimizdir. Bütün dünya da bunu bildiği ve Türkiye'nin uzmanlığına güvendiği için tabii ki istişarelerde bulunduk" karşılığını verdi.

-ERMENİSTAN, TÜRKİYE, AZERBAYCAN-

Ermenistan ile Türkiye arasında 22 Nisan ortak açıklamasından bu yana ilişkilerin normalleştirilmesi sürecinin devam ettiğini belirten Davutoğlu, bu çerçevede doğrudan ve dolaylı olarak sürdürülen temaslar bulunduğuna işaret etti.

Davutoğlu, "Müzakerelerin seyri konusunda herhangi bir şey kesilmedi. Donmuş problemleri harekete geçirdiğiniz zaman bilmeniz gereken, sabır gereken, sancılı bir süreç olduğudur. Sabırla bu meselelerin birlikte çözümü konusunda elimizden geleni yapmaya devam ediyoruz" dedi.

Türkiye-Ermenistan ilişkilerinin sadece Güney Kafkasya'da kalmadığını belirten Davutoğlu, bu ilişkilerin, Amerikan Kongresindeki gelişmeler dolayısıyla da Türk-Amerikan ilişkilerinde önemli bir rolü olduğunu söyledi ve şöyle konuştu:

"Politikamız son derece açıktır. Bu ABD yetkilileri tarafından da saygı ve takdirle takip edilen bir politikadır. Biz Güney Kafkasya'da huzurun, barışın, refahın egemen olmasını istiyoruz. Komşularımızla yürüttüğümüz iyi ilişkiler çerçevesinde Ermenistan ile ilişkilerimizi normalleştirmek istiyoruz. Ancak Güney Kafkasya'da kalıcı ve kapsamlı bir normalleşmenin olması için aynı şekilde Azeri-Ermeni ihtilafında da gelişmelerin olması gerekir. Orada da barışçı bir çözüm etrafında herkesin çaba göstermesi gerekir. Ancak o zaman bütün bölgede kalıcı ve kapsamlı bir normalleşme gerçekleşebilir."

Ermeni ve Azeri dışişleri bakanlarının bugün bir araya geleceğini, ardından İtalya'da temmuz ayında G-8 dolayısıyla görüşeceğini belirten Davutoğlu, "Biz istiyoruz ki, bu iki normalleşme süreci kalıcı bir barışın temellerini oluştursun. Bu konudaki çabalarımızı da ABD, Rusya, Fransa gibi hem BMGK üyeleri, hem de Minsk grubu eş başkanlarıyla da yakın istişare içinde yürütüyoruz. Burada da konuları kapsamlı bir biçimde ele aldık ve ortak bir hedefe doğru yöneldiğimizi, bakış açılarımızın paralel olduğunu gördük. Bu hususta bir fikir birliğine vardık" diye konuştu.

-ÖN KOŞUL MU-

Davutoğlu, Azeri-Ermeni sürecinin, Türkiye Ermenistan ilişkilerinin normalleştirilmesinde ön koşul olup olmadığı sorusuna karşılık, "Bizim vizyonumuz kalıcı, kapsamlı normalleşmeyi sağlamaktır. Bu süreçler birbirlerini pozitif yönde destekleyici süreçlerdir. Negatif yönde engelleyici değil" dedi.

Azeri-Ermeni sürecinin pozitif gitmemesi durumunda, ABD Kongresinde Ermeni tasarısının sonbaharda yeniden destek kazanabileceğinin hatırlatılması üzerine de Davutoğlu, "'Eğer'li soruları düşünmektense pozitif gitmesi için ne yapılması gerektiğini düşünmeyi tercih ederim. Doğru olanın da bu olduğunu düşünüyorum. Birlikte pozitif gidecek. Burada ABD Kongresindeki temaslarımda da bunları detaylı ele aldık. Artık Ermeni meselesi Türk-Amerikan ilişkilerini bloke eden bir mesele olmaktan çıkmalıdır, çıkacaktır da" diye konuştu.

Türkiye-Ermenistan sınırının bir yıl içinde açılma olasılığına ilişkin bir soruya Davutoğlu, "bunun gelişmelere bağlı olduğu" yanıtını verdi. Davutoğlu, süreç devam ederken ayrıntı vermek ve zamanlama koymanın yanıltıcı olabileceğine dikkati çekti ve şöyle devam etti:

"Son 6-7 yıldır çok farklı süreçleri yürüttük. Bunların başarılı olması şartı, vizyonunuzun açık ve berrak olması, neye ulaşmak istediğinizi bilmeniz ve sonra da sürecin doğasına uygun bir şekilde davranmanız... Sürecin doğasını etkileyebilecek yorumlardan kaçınmak lazım. Orta Doğu, Balkanlar, Kafkasya'da bütün yakın bölgelerde bir Türk vizonu vardır. Bunun esası da bütün bölgeleri kuşatan bir barış, istikrar ve refah oluşturmaktır. Zorluklarla karşılaşılabilir. Bunu da doğal karşılamak lazım. Yeni unsurlarla karşılaşınca onu negatif değerlendirmeden yola devam etmek gerek."

-ABD TEMASLARI-

Davutoğlu, ABD'yi ziyaretinde, şu ana kadar Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Danışmanı Jim Jones, ABD'nin Afganistan ve Pakistan Özel Temsilcisi Richard Holbrooke, ABD'nin Körfez ve İran'ı da içeren Güneybatı Asya Özel Danışmanı Dennis Ross ile bir araya geldi ve ABD Kongre üyeleri Robert Wexler ve Henry Berman ile ikili ilişkilerin Kongre boyutunu ele aldı.

ABD Senatosunda Demokrat Parti Massachusetts Senatörü John Kerry ile bir görüşmesi olduğunu belirten Davutoğlu, bu görüşmede Kerry'nin, "Orta Doğu'da bize ne tavsiye edersiniz" diyerek Türkiye'nin görüşlerini sorduğunu kaydetti.

Washington'dan sonra New York'a geçen Davutoğlu, burada Kore kriziyle ilgili olarak Güney Kore Dışişleri Bakanıyla görüşeceğini ve BMGK oturumuna başkanlık edeceğini kaydetti. BMGK'da eski Yugoslavya ve Ruanda uluslararası mahkemeleriyle ilgili raporlar sunulacağını belirten Davutoğlu, Hırvatistan Başbakanıyla da temasta bulunacağını söyledi.

Davutoğlu, ardından, şu sırada New York'ta bulunan ABD'nin Orta Doğu Özel Temsilcisi George Mitchell ile de bir araya geleceğini kaydetti. New York temaslarından sonra Davutoğlu, cuma günü ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton ile görüşmesi için Washington'a geri dönecek. Dışişleri Bakanı Davutoğlu'nun, Clinton görüşmesinin ardından Türkiye'ye hareket etmesi bekleniyor.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious

*

*


*