Davutoğlu: 2015 seçimlerinden sonra devam edeceğimize öylesine inanıyoruz ki...

Davutoğlu: 2015 seçimlerinden sonra devam edeceğimize öylesine inanıyoruz ki....10551
  • Giriş : 08.11.2014 / 22:24:30

Başbakan Ahmet Davutoğlu, istikrarı sağlayan siyasi iradenin 12 yıldır iş başında olduğunu belirterek "Biz 2015 Haziran'da yapılacak seçimler sonrasında da devam edeceğimize öylesine inanıyoruz ki, 2023'e kadar 9 yıllık programı açıklayacağız.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:

Beşik Modelleri

Başbakan Ahmet Davutoğlu, istikrarı sağlayan siyasi iradenin 12 yıldır iş başında olduğunu belirterek "Biz 2015 Haziran'da yapılacak seçimler sonrasında da devam edeceğimize öylesine inanıyoruz ki, 2023'e kadar 9 yıllık programı açıklayacağız. Ve herkes şunu bilecek. Kimse tereddüt etmeyecek. Bu seçim bir geçiş süreci değil. Biz geçiş süreci diye bir mantığı ne kendimiz benimseriz ne de herhangi bir vatandaşımızı, 'geçiş süreci mi olacak' psikolojisine sokamayız." dedi.

Başbakan Davutoğlu, Lütfi Kırdar Kongre Merkezi'nde gerçekleşen Dış Ekonomik ilişkiler Kurulu(DEİK) Genel Kurulu'na katıldı. İşadamlarına seslenen Davutoğlu, ekonomik alanda yaptıklarını ve yapacaklarını sıraladı. Türkiye'nin önemli bir coğrafi konumda olduğunu belirten Davutoğlu, "Güzel bir coğrafyamız var ama petrol kaynamıyor bu coğrafyadan. Bizim neyimiz var? Bizim insanımız var. Hiç bir şey bundan daha önemli değil. Mayıs 2013'te faizler yüzde 5'e kadar inmişti. Muhteşem bir olumlu atmosfer vardı. Gezi, arkasından malum 17-25 Aralık olayları, son Kobani olaylarında hep ekonomik performansın belli bir ritim içinde gittiği dönemlerde hep ortaya çıkartılan bazı huzursuzlukların yol açtığı psikoloji değişimlerinin etkisini gördük. Ama ne oldu, bir ülkede en büyük değer olan şey devreye girdi. O ülke insanının o ülkenin kaderiyle ilgili nihai tutumunu belirlemesi. 30 Mart seçimlerinin siyaseten ve iktisaden Türkiye'de bir türbülansa yol açacağı düşünülüyordu, yapmadı. 10 Ağustos seçimleri aynı şekilde. Ve 10 Ağustos'tan sonra geçmiş siyasi tecrübelere baktığımızda Türkiye'de başbakan, genel başkan değişimlerinin rahmetli Özal'dan sonra 83 - 89 arasındaki kazanımların geriye gitmeye başladığını, Demirel'in Cumhurbaşkanı olmasından sonra Doğruyol Partisi içindeki tırmanmaların 1994 ve daha sonraki krizleri tetiklediğini ve koalisyonlar dönemini hatırlayanlar için acaba AK Parti de böyle bir türbülans yaşanır mı? Yaşanırsa Türk ekonomisi nereye gider? Birileri de buna büyük bir beklenti ve ümitle bakıyorlardı. Bunların hiç birisi olmadı." diye konuştu.

'İŞ KAZALARI DA DAHİL BİR ÇOK ALANDA YASAL DÜZENLEME YAPIYORUZ'

Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ardından 29 Ağustos'da görevi devraldığını ifade eden Başbakan, şöyle devam etti: "1 Eylül'de hükümet programı çıktı. Şimdiye kadar da 62. hükümet programıyla ilgili olumsuz bir referans duymadım. Çünkü 12 yıllık birikim üzerine onları kaleme aldık. Daha sonra orta vadeli programı, şimdi de yapısal dönüşüm programını açıkladık. Reel sektörle olan bu alanların dışında 8 makro ekonomik, 8 de sosyal alanda ayrıca paketleri önümüzdeki haftalarda açıklayacağız. G-20'ye çok güçlü bir şekilde gidiyoruz. G-20 dönem başkanlığını da 1 Aralık'ta alacağız. İş kazaları ve daha birçok alanda yasal düzenlemeler yapıyoruz. İstikrarı sağlayan siyasi irade 12 yıldır iş başında. 62. hükümeti kurarken, arkadaşlarımız hükümet programı için oturduklarında sordular, 'Geride kalan 8 ayımız var. Ona göre mi planlayacağız' hayır dedim. Biz 2015 Haziran'da yapılacak seçimler sonrasında da devam edeceğimize öylesine inanıyoruz ki, 2023'e kadar 9 yıllık programı açıklayacağız. Ve herkes şunu bilecek. Kimse tereddüt etmeyecek. Bu seçim bir geçiş süreci değil. Madem ki biz iktidardayız, biz geçiş süreci diye bir mantığı ne kendimiz benimseriz ne de herhangi bir vatandaşımız, girişimcimiz acaba bir geçiş süreci mi olacak psikolojisine sokamayız. Bu sorumsuzluk olurdu. Şimdi bir an acaba bir geçiş dönemi mi yoksa beklemeye mi alınıyoruz dediğinizde popülizme kayabilecek uygulamalar da başlar. Bürokrasinin de kendisini bu yeni şartlara intibak ettirmek için beklemeye aldığını görürsünüz. Biz hiçbir şekilde demokrasiden alınan kudretin bürokrasiyle paylaşılması gerektiğini düşünenlerden değiliz." CİHAN

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious