'Dayak yerken dövüşçü oldum'

  • Giriş : 07.08.2006 / 00:00:00

Oryantal Tanyeli, hayatta çok ağır şeyler yaşadığını ve kendisini ifade edebildiği tek yerin sahne olduğunu söylüyor.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


'Beni dans güçlendirdi'

"İyi bir dövüşçü değildim. Her zaman dayak yiyen taraf oldum. Ama yaptığım sanat beni güçlendirdi ve zamanla çok sağlam bir dövüşçü haline geldim."

'Kadınların önünde dans etmeyi daha çok seviyorum'

Oryantal Star'ın ünlü jüri üyelerinden Tanyeli, oryantale bakış açısının değiştirmeye başlamasına rağmen hâlâ erkeklerin önünde dans ederken çok rahat olamadığını söylüyor.

Tanyeli göbeğini sadece Türkiye'de değil, dünyanın dört köşesinde konuşturan bir oryantal. Ama son zamanlarda gündeme gelmesi, Oryantal Star'daki jüri üyeliğiyle oldu. Aslında Tanyeli, bugünlerde yarışmanın yanı sıra bir yandan çeşitli ülkelerde dans etmeye devam ediyor, bir yandan da önümüzdeki hafta açacağı Tanyeli Dans Akademisi'nin hazırlıklarını tamamlıyor. Tabii tüm bu işlerin arasında evine uğramaya fazla vakit bulamıyor. Zaten röportaj için kapısını çaldığımızda Altı yaşındaki oğlu Teoman gözyaşlarını silmekle meşguldü. İki gündür yurtdışında olan annesini özlediği için gözyaşlarına boğulan Teoman'ı sakinleştirmesi hiç de kolay olmadı...

- Oryantal Star ilk günden beri yüksek reytingler alıyor. Yarışmanın bugüne kadar nasıl bir macerası oldu?
- Oryantal Star'a beklediğimizden fazla katılım oldu ve birçok sürprizle karşılaştık. Kendisine korkunç güvenen bir Türk kadını gördük. Biz sadece çok iyi oryantal yapan bir kadın değil, aynı zamanda o starlığı taşıyabilecek, ışığı olan birini arıyoruz. Çok iddialı gelen adaylar oldu ama kendilerini nasıl görüyorlar da geldiler anlamadım.

'ORYANTAL STAR'IM'

- Mesela kilolu adaylardan mı bahsediyorsunuz?
- Kilodan bahsetmiyorum. Kilolu olan kadın da dans edebilir. Ama star olabilir mi, bilmiyorum. Ben yıllardır oryantal starım, doğum yaptım, kilolarım vardı. Ama Türk kadını kesinlikle kabul etmedi bunu ve her yerde bana 'Kilo ver,' dedi. Zaten bizi en çok kadınlar izliyor.

- Aslında erkekler oryantal izlemeyi daha çok sevmiyor mu?
- Yok öyle bir şey. Bu oryantal yapan kadının elinde olan bir şey. Ben yıllardır bu işin içindeyim. İlk yıllarda tabii ki sıkıntılar çektim, varolmak adına kurallarını koyamayan bir insandım. Ama kendi kariyerimi oluşturduktan sonra bu işte saygınlık açısından çıtayı iki, üç basamak yükselttim. Benden önce de bunu başarmış ablalarımız oldu. Ama bir o kadar da kötü örnekler vardı. "Kocasından mı ayırıyor, baştan mı çıkarıyor?" gibi düşüncelere ne yazık ki kendi meslektaşlarımız neden olmuş.

- Siz elemeler sırasında duygularınızı hiç saklamadınız. Öfkelendiniz de ağladınız da. Bu Tanyeli'nin kendisi mi, dramatik yapının bir parçası mı?
- Ben neysem oyum. Ağlıyorum çünkü vicdanlı bir insanım. Oryantal Star'a gelen herkesin kendi hikâyesi vardı. O hikâyelerden çok etkilendim. Bu da daha önce gözükmeyen salya sümük tarafımı ortaya çıkardı. Benim aktrist bir tarafım yok. Tanyeli'yi Tanyeli yapan tek şey de olduğu gibi olmaktı.

- Ön elemelerde neden bir erkek jüri üyesi yoktu?
- Çünkü elemelerde bir erkek, işin akademik ve hissi boyutunu bizim görebildiğimiz gözle göremezdi. O herhalde daha çok adayın fiziksel konumuyla ilgilenirdi. Biz bir bütünü ele aldığımız için olayın sadece fiziksel boyutuna değil, akademik boyutuna, gelişmeye açık olup olmadığına baktık.

- Kibariye elemelerde etkili oldu mu?
- Nasıl etkili olmaz, o koskoca Kibariye. Tabii Kiboş'la ters düştüğümüz zamanlar da oldu. Mesela benim vicdanımdan dolayı 'Olur,' dediğim birine o objektif gözle bakıp 'Kesinlikle olmaz,' dedi. Mesela bu noktada Kiboş benden daha profesyonel davrandı. Ama genelde dansçıları seçme konusunda en ağır yük benim üzerimdeydi. Bu yarışmadan benim gibi gelişime açık, öncelikle kadınların sevdiği, ailelerin seyredebileceği, bizim kültürümüze sahip çıkacak birini çıkartmak istiyoruz.

'TABULARI YIKTIM'

- Hep kadınlar tarafından sevilmekten, beğenilmekten bahsediyorsunuz. Kadınların önünde erkeklere nazaran daha rahat mı dans ediyorsunuz?
- Kadınların önünde dans etmeyi daha çok seviyorum, daha rahat hissediyorum kendimi. Benden, benim duygumdan insanlar, çok daha rahatım.

- 'İzleyen göz fark ediyor,' diyorsunuz...

- Bu mesleğe ilk başladığımda kendi kendine varolmaya çalışan bir insandım. Yapımda utangaçlık var. O dönem hep 'Nasıl olur da bu tabuyu yıkar, erkeklerin fiziksel olarak gözünü doyurabileceği değil, kadınların da sonuna kadar sahip çıkabileceği bir oryantal haline gelirim?' diye düşündüm. Mesela ilk çıktığım yıllarda dans ederken masaya gittiğim bir bölüm varsa hiçbir zaman erkeğe yaklaşmadım, hep kadına yaklaştım. Finalde de kazandım, istediğim oldu.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious