Dehşet verici olgular

  • Giriş : 01.02.2007 / 00:00:00

Türkiye Hırant Dink cinayetine kilitlenmiş durumda

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Türkiye cinayetteki dehşet verici ihmaller ve kusurlar silsilesini gözleri yuvasından uğramış halde izleyedursun, ondan tamamen bağımsız sayılamayacak bir dizi istatistik gazetelerin birinci sayfalarında layık olduğu yeri bulamadı.

Bu istatistikler, içinde yaşadığımız ülke hakkında o kadar korkunç kimi olguları ortaya koyuyordu ki, açıklandığında herhangi bir ülkede hayat durur, hükümet düşer, maddi ve manevi anlamda olağanüstü hal ilan edilirdi.

Dün Hürriyet gazetesinde okuduğum suç istatistiklerinden söz ediyorum. Emniyet Genel Müdürlüğü'nden alınmış ve 2005 yılı rakamları ile 2006 yılı rakamlarını karşılaştırıyormuş.
Sizi de çok yakından ilgilendiren şu bulgulara bir bakar mısınız?

- 2006 yılında mala karşı suçlar 2005'e göre yüzde 64 oranında artmış;
- Bu artış kişiye karşı suçlarda yüzde 61 olmuş;
- Evden hırsızlık olaylarındaki artış yüzde 59 olmuş;
- Kapkaçta artış ise yüzde 70 olarak gerçekleşmiş.

Hırsızlık olaylarının yalnızca yüzde 11'i aydınlanmış, kapkaç olaylarının ise yüzde 19'unun faili yakalanmış.
'Kişiye karşı' terimi olayın vahametini saklayabilir: adam öldürme, yaralama, tehdit, rehin alma, ırza geçme gibi olaylardan söz ediyorum. 'Mala karşı'nın içine ise hırsızlık, gasp, yağma, kundaklama gibi eylemler giriyor.

Yüzde 60-70 gibi akıl almaz artışlardan söz ediyoruz!
Bu istatistikleri yabancı kriminolog ve sosyologlara gösterecek olsanız, önce 'Olamaz!' diye haykırır, siz ısrar edecek olursanız şu üç soruyu sorarlar:
1) İstatistiklerin hesaplanmasında kullandığınız sistem mi değişti? Eskiden ölçemediğiniz bazı suçları ilk olarak mı ölçüyorsunuz?
2) 2006 yılında ülkenizde savaş ya da devasa bir doğal felaket mi yaşandı?
Siz bu soruların her ikisine de olumsuz yanıt verecek olursanız, "Olamaz" diyeceklerdir.
"Normal bir ülkede çok olağanüstü şeyler yaşanmamışsa böyle bir değişiklik olamaz.
İstatistik biliminin kuralları buna izin vermez!"
O zaman ülkenizin ya da 2006 yılının anormal olduğunu kabul etmekten başka çareniz kalmaz!
Bütün bunlara rağmen bir açıklama yapmanız istense ne dersiniz? Ne oldu 2006 yılında?
Niçin bu dehşet verici boyutlarda bir suç patlaması yaşanmış olabilir?
Benim aklıma birkaç neden geliyor:
Birincisi, ülkemizde tam 30 yıl borusunu öttürmüş olan yüksek enflasyonun gecikmeli etkisi. Emek ile kazanç arasındaki hakkaniyet dengesini yok eden bu ekonomik felaketin toplumun ahlakını için için kemirip yok ettiğinden söz edilir. Enflasyon düşmeye başlamış olsa da, gördüğümüz bu rötarlı sonuç mu?
İkincisi, emniyet ve adalet sistemlerindeki çöküş olabilir. Bu sistemlerin toplumsal ihtiyaçların gerisinde kalmaları 'Yapanın yanında kalıyor' duygusunu iyice yaygınlaştırmış olabilir.
Üçüncüsü, sosyo-kültürel dağılmanın 2006 yılında niteliksel sıçrama yapması olasılığıdır.
Belki de bu yıla bir kez daha bakıp sormamız gerekiyor: 2006 yılında Türk toplumuna ne oldu?
Hiç kimse başını öbür yana çevirmesin: Bu soruları toplumca sorup yanıtlarını bulmamız gerekiyor. Yoksa halimiz dumandır!

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious