Demet Akalın içini döktü

Demet Akalın içini döktü.9167
  • Giriş : 26.04.2008 / 13:02:00

İşte Savaş Ay'a konuşan Demet Akalın'ın kendi cümleleriyle güleryüzünün arkasına sakladığı hüzün ve acıları...

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Son yılların en popüler ismi Demet Akalın, hep güçlü ve neşe dolu görüntülerle yansıdı. Ama o yaşamına birçok hüznü sığdırdı... Savaş Ay'a önce babasını 'fısıldarken' ağladı, ardından annesinin başına gelenleri anlatırken sel oldu gözyaşları.

İşte Savaş Ay'a 'fısıldayan' Demet Akalın'ın kendi cümleleriyle güleryüzünün arkasına sakladığı hüzün ve acıları: "Babam 1974'ün son günü Gölcük'ten İstanbul'a yola çıkıyor; yanında annem, teyzem ve eniştem var. Çamlıca gişelerinin orada eniştem ağaca vuruyor arabayı. Babam, annem, teyzem oracıkta ölüyor. Derken büyük dayım cesetlerin üzerine kapanmış ağlıyor. Tam o sırada annemin kolu kıpırdıyor. Meğer ölmemiş annem, komaya girmiş, öldü sanıp onu da morga atmışlar. Sonrasında 6 ay hastanede yatmış annem. "Kocan öldü" diyememişler. Ama sonunda öğrenmiş gerçeği ve dellenmiş o an. Bir daha da aklı tam geri gelmemiş."

Kurgu icabı değil, başlığı manalandırsın diye söyleşinin tam orta yerinden başlatıyorum yazıyı..

Okuyun ve bir kez daha hatırlayın o lafı, "Hiç kimse dışarıdan göründüğü gibi değildir" lafını yani. Ve bakın bakalım; hep gülerken, coşarken, keyifliyken gördüğümüz o kız, o Demet Akalın'ın yaşamında "Bir Demet hüzün" diyeceğimiz ne yakıcılıklar var.

* Babanı sorunca gözlerinde musluklar açıldı sanki.
- (Gözlerini silerek) Canevimin adresini verdin de o sebepten.

* Anlatmak ister misin?
- Anlatırsam daha fazla zırlarım şimdi.

* Ağlamak güçlü olmaktır, takma kafana evlat.
- Babam deniz subayıydı benim. 1974'ün son günü Gölcük'ten İstanbul'a yola çıkıyorlar. Annem var, teyzem ve eniştem var yanında. Yılbaşını İstanbul'da kutlayıp dönecekler güya.

* Niye güya, kutlayamamışlar mı?
- (Fısıldar gibi) Kutlamışlar da dönememişler.

* !!!!!

FACİAYA BAK
- Çamlıca gişelerinin orada bir yerde eniştem ağaca vuruyor arabayı dönüş yolunda. Babam, annem, teyzem oracıkta ölüyor. Kendisi de ağır yaralanıyor.

* Ufff!..
- Dayılarım haberi alınca fırlayıp geli yorlar İstanbul'a. Perişan haldeler, cenazeleri alacaklar. Morga inip kimlik teşhisi yapıyorlar. 3 can parçası orada öyle taşların üzerine yatıyor düşünsene.

* Hazin be!
- Hem de ne hazin. Derken büyük dayım cesetlerin üzerine kapanmış ağlıyor falan. Tam o sırada inanılmaz bir şey oluyor.

* !!!!!
- Annemin kolu kıpırdıyor.

* Neee?
- Meğer ölmemiş annem. Komaya girmiş, öldü sanıp onu da morga atmışlar. Saatlerce buzdolabında kalmış bir de.

* Allahım ya Rabbim.

'GÖMLEKLERİ ÜST RAFTA'

- Sonrasında tam 6 ay hastanede yatmış annem. "Kocan öldü" diyememişler uzun süre. "Gömleği üst rafta, kravatları, çorapları şurada şurada" diye babamın giysilerinin yerini söylüyormuş. Yaşıyor sandığı kocasının giyimi kuşamı aksamasın istiyor yaralı yatarken bile.

* Ne bağlılıkmış ama...

- Hem de... Ama sonunda öğrenmiş gerçeği ve dellenmiş o an. Bir daha da aklı tam geri gelmemiş. O yüzden "Deli Şenay" derler, bilirsin sen de halini. Gezer tozar, diline geleni söyler, kimse kızmaz kırılmaz ona bu yüzden.

* Yahu Demetim ben de anneni iyi tanırım, deminden beri soracağım soramıyorum bir pot kırarım diye korkudan.

- İşte böyle abicim. Ben 2 yaşındayım daha ve babamı kaybediyorum düşünsene.

Dış görünüşüne verdiği önemle bilinen Demet Akalın'ın cep telefonu bunun en iyi kanıtı! Demet'in telefon kordonu isminin yazıldığı değerli taşlarla süslü.

Demet Akalın, annesi Şenay Hanım'la yakından ilgileniyor. Demet, annesinin başına gelenleri anlatırken gözyaşlarını tutamıyor.

* Bir de kardeşin var galiba?
- Annem çok sonra çocukluk aşkıyla evlendi. Ben kızdım, 2 sene konuşmadım.

* Deli Şenay'a kızılmazdı hani?
- Bu başka bir şey yani. Babama çektiğimi söylerler, kıskançmış. Ben de öyleyim. O beraberlikten de kardeşim Çağ'ı doğurdu, sonra da boşandı ama olsun. 17 yaşında aslan gibi delikanlı kardeşim var.

* Çok seviyorsun ki gözlerin parladı.
- Çoook. O benim her şeyim. Bütün yatırımları ona yapıyorum ki yaşlanınca bana o baksın.

* Çocuk yapsana a kızım.
- Yoook. Yapamam ben çocuk filan.

* İyi tamam çıldırma hemen.
- Abi bu konuda doktorluk durumum var. Psikolog filan lazım bana ki anlatsın doğurmanın felaket olmadığını.

'AL DEFOL' OLAYI
* Ömür kızsın valla. Haaa dur, ömür deyince Ömür Varol geldi aklıma. Bizden Kaçmaz programında fena dokundurdular sana.
- O da Ömür'ün ömürlüğü oldu.

* Sıkı detay yakalamışlar ama. Ben de duyunca kızdım sana. Gece kulübü kapısında mendilci çocuğa parayı uzatıp "Al defol" diyorsun, yakışmadı.
- Abi gırgırına söylenmiş bir söz o. Bazen de "Param bitti yeteeer" diye bağırıyorum. O çocuklarla biz yıllardır abla kardeş gibiyiz. Daha geçen gün Bebek'te cam silen çocukları alıp gezdirdim. Beni tanımıyorlardı bile. "Abla bütün arabalardan kadın erkek sana bakıyor" diyorlardı. Sonra 50 dolar verdim, "Gidin bozdurun, bir şeyler alın" dedim. Hepsini seviyorum onların.

Takvim

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious