Demirel klasiği: Terzide yemek pişirmeyin

Demirel klasiği: Terzide yemek pişirmeyin.10320
  • Giriş : 24.12.2008 / 14:08:00

Demirel, kooperatifçilere, ''kooperatiflere siyaset buluşturmamalarını, bürokrasiye boğmamaları'' tavsiyelerinde bulundu. Demirel, "Terzide yemek pişirmeyin" dedi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:

Sepet Beşik

Dünya Bankası desteği ile uygulanan Çiftçi Örgütlerinin Kurumsal Güçlendirilmesi Projesi(IRFO) kapsamında, tarımsal örgütlenme mevzuatı ve denetimi alanındaki sorunları tartışmak üzere düzenlenen ''Mevzuat ve Denetim Çalıştayı'' başladı. Üç gün sürecek çalıştayın açılışında konuşan Süleyman Demirel, tarımda örgütlenmenin önemine dikkat çekerken, ''Kooperatiflere sahip çıkmak, Türkiye'nin sorunlarına sahip çıkmaktır'' dedi.

Türkiye'nin yoksulluktan kurtulmasının, bilgiye, hevese ve gayrete dayandığını belirten Demirel, çiftçiyi bilgilendirmenin bir yolunun da kooperatifler olduğuna işaret ederek, toplantıya katılan kooperatifçilere şu tavsiyelerde bulundu:

''Kooperatifleri bürokrasiye boğmayın, o zaman randımansız kalırsınız. Kooperatif akaretlerini denetleyin, ama bu denetim iş göremeyecek kadar ağır, her şeye müsaade edecek kadar hafif olmasın. Kooperatif üyesine kişilik kazandırın. O, (Köyü ben yönetiyorum) zannetsin, ortada öyle gezsin. Siyaseti parti merkezlerinde yapın. Kooperatife güncel siyaseti sokmayın, terzi dükkanında yemek pişirmeyin. Kooperatif meselelerine iyi sarılırsanız, Türkiye'nin meselelerine de iyi sarılırsınız.''

Sanayileşmiş ülkelerin ayna zamanda tarımda da gelişmiş, tarım ihracatçısı ülkeler olduğuna işaret eden Demirel, AB'nin tarıma verdiği sübvansiyonlar ile tarlaları ''açık sanayi'' haline getirdiğini belirterek, Türkiye'nin de tarıma verdiği sübvansiyonları artırması gerektiğini söyledi. Demirel, ''Avrupa hayranı olmayalım ama onlar ne yapmış bakalım. Zenginleşme metodu ve bilim evrenseldir. Ne yapıp yapıp zenginleşmemiz lazım'' diye konuştu.

Cumhuriyetin kurulduğu yıllarda nüfusun yüzde 87'si tarım sektöründe iken, şimdi bunun yüzde 29'a gerilediğini, ancak bu oranın gelişmiş ülkelerdeki gibi yüzde 8-10'a indirilmesi gerektiğini anlatan Süleyman Demirel, ekonomi ve tarım sektöründeki gelişmelere dikkati çekerek, iğneden ipliğe her şeyi satın alan Türkiye'nin artık otomobil ve uçak yapar hale geldiğini belirtti.

Şimdiki Türk çiftçisinde, 1950'lerdeki çiftçiden eser olmadığını vurgulayan Demirel, ''İşte esas devrim bu, karasabanın yerine traktör kondu. Şehirde ne varsa köyde de o var. Çiftçi artık kendisi için değil, pazar için üretim yapıyor. Ancak gelir kısmı gider kısmını karşılamıyor. Feryad edecek, edemiyor. Siyaset ne kadar izin verirse o kadar... O zaman göç ediyor'' dedi.

Çiftçinin gelir hanesini artırmak için tarımdaki nüfusu azaltıp, verimi yükseltmek gerektiğini anlatan 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, Türk çiftçisinin de ABD ve Avrupa çiftçisi ile aynı traktörü, tohumu ve gübreyi kullanmasına karşın, onların 600 kg buğday aldığı tarladan Türk çiftçisinin 200 kg ürün aldığını belirterek, verimi artırmanın yolumun bilimden geçtiğini, eğitimli insanların bu toprağı bilgi borcu olduğunu söyledi.

Kırsal kesimdeki yüzde 29'luk nüfusun GSMH'dan yüzde 10-11 pay aldığını, bunun açık şekilde yoksulluğu ifade ettiğini vurgulayan Demirel, kırsal kalkınmanın Türkiye'yi yoksulluktan kurtaracağını ifade etti.

-TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANLIĞI MÜSTEŞAR YARDIMCISI ŞELLİ-

Tarım ve Köyişleri Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Ferhat Şelli, toplantının açılışında yaptığı konuşmada, tarım sektörünün geçen yıl özel bankalar dahil 1 milyar YTL kredi kullandığını belirterek, Ziraat Bankası yanında diğer bankaların da sektöre etkin kredi kullandırımı konusunda rol belirleme çalışması yapıldığını bildirdi.

Tarım sektörünün sorunlarının çözümüne yönelik bakanlık tarafından yapılan çalışmalar hakkında bilgi veren Şelli, tarıma stratejik bir bakış açısı oluştuğunu, şimdiye kadar 12 temel kanun çıkarıldığını, yeni dönemde ise 10 temel kanunun daha çıkarılacağını söyledi.

Yeni havza bazlı desteklemeye geçmeyi ve üretim sezonundan önce tarımsal destekleri açıklamayı ve gübre desteğini toprak analizine bağlamayı öngördüklerini anlatan Şelli, AB kaynaklarından da tarım ve kırsal kalkınma için 750 milyon avro kullanılacağını kaydetti.

Tarım sektöründeki gelişmelere de değinen Şelli, 100 başın üzerindeki işletme sayısının 697'ye ulaştığını açıkladı. Ferhat Şelli, bakanlık olarak, bazı yetkileri ilgili sivil toplum kuruluşlarına devretmeyi öngördüklerini, halen 2 bin 500 olan tarım danışmanı sayısının da 10 bine çıkarılacağını söyledi.

Bakanlık Teşkilatlanma ve Destekleme Genel Müdürü Mehmet Taşan da kooperatiflerin desteklenmesine büyük önem verdiklerini, 2003-2008 döneminde, yarısı hibe olmak üzere, bin 491 kooperatife bir milyar 720 milyon YTL kredi kullandırdıklarını, böylece 160 bin kişiye istihdam sağlandığını, 3 bin yeni kooperatif kurulduğunu belirtti.

Kırsal kalkınma yatırımlarının desteklenmesi projesi kapsamında da bin 370 projeye 224 milyon YTL hibe destek sağlandığını anlatan Taşan, özel sektöre devredilen tarımsal yayın desteği için de bütçeye 27,7 milyon YTL ödenek konduğunu, bin 300 danışmanın eğitimden geçirilerek sertifika verildiğini, böylece ilaç ve gübre ile ilgili sorunların tarlada çözüleceğini söyledi.

-''KOOPERATİFLER DE ESK'YA ALINSIN''

IRFO kapsamındaki 7 tarımsal amaçlı kooperatifin Başkanlar Kurulu Başkanı olarak görev yapan Tarım Kredi Kooperatifleri Merkez Birliği (TKKMB) Yönetim Kurulu Başkanı İlhami Teke de toplantıda yaptığı konuşmada, ''sivil toplumun ekonomik örgütü ve ekonomik savunma aracı'' olarak nitelendirdiği kooperatiflerin Ekonomik ve Sosyal Konsey'e üye olarak alınmasını istedi.

AB'de yıllık cirosu 200 milyar avroya ulaşan kooperatiflerin, tarımsal girdi ve ürün pazarlamasında etkili olduğunu anlatan Teke, Türkiye'de de kooperatifler bankası kurulmasını veya özelleştirilecek bankaların hisselerinin büyük bölümünün kooperatiflere verilmesini talep etti.

-ÇİFTÇİ PAZARLAMAYI ÖĞRENMEYE BAŞLADI-

IRFO'nun yönetim ve koordinasyon sorumluluğunu ''yetkili ortak'' olarak yürüten Türkiye Ormancılık Kooperatifleri Merkez Birliği (OR-KOOP) Genel Başkanı Cafer Yüksel, Dünya Bankası desteği ile uygulanan 10,6 milyon dolarlık proje kapsamında 44 bin çiftçiyi eğittiklerini bildirdi.

Toplam 3 yıllık proje için 8,5 milyon doları Dünya Bankası'ndan, 2,1 milyon doları iç kaynaklardan olmak üzere 10,6 milyon dolar bütçe ayrılmasına karşın, ayrılan bütçenin 7,4 milyon dolarının kullanıldığını belirten Yüksel, şu bilgiyi verdi:

''Bu proje, çiftçi örgütlerine proje hazırlama ve uygulama kapasitesi kazandırma ve bu kapasiteyi geliştirme açısından çok önemli. Projenin devam etmesi zorunlu. Proje ile tarımsal örgütlerde eğitim seferberliği başlatıldı. Çiftçiler, tarımsal pazarlamayı öğrenmeye başladı. Köylü tarımdan çiftçiliğe doğru adım atılarak, tarımın kabuğunu kırması sağlandı.''

IRFO, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı Teşkilatlanma ve Destekleme Genel Müdürlüğü'nün işbirliği ile Türkiye'deki tarımsal amaçlı kooperatifleri bünyesinde toplayan 7 çatı örgütün oluşturduğu Tarımsal Amaçlı Kooperatifler Ortak Girişimi (TAKOG) tarafından yürütüldü. TAKOG bünyesinde, TTKKMB, Or-KOOP, Su ürünleri Kooperatifleri Merkez Birliği, Türkiye Sulama Kooperatifleri Merkez Birliği, Hayvancılık Kooperatifleri Merkez Birliği, Köy Kalkınma ve Diğer Tarımsal Amaçlı Kooperatif Birlikleri Merkez Birliği, Çay Kooperatifleri Merkez Birliği bulunuyor. Ayrıca, Damızlık Sığır Yetiştiricileri Merkez Birliği ile Önder Çiftçi Danışmanlık Dernekleri ile de proje kapsamında işbirliği yapıldı. Projenin yönetim ve koordinasyon sorumluluğunu ise ''yetkili ortak'' sıfatıyla OR-KOOP üstlendi.

Temel amacı ''pilot uygulama bölgelerinde çiftçi örgütlerinin geliştirilmesi ve güçlendirilmesi, böylece etkin çiftçi örgütlerinin ülke düzeyinde yaygınlaştırılması için örnek model oluşturulması, çiftçilere ve kırsal alanda yaşayanlara hizmet verebilecek nitelikte güçlü çiftçi örgütlerinin oluşturulması'' olan proje, Ocak 2006'dan itibaren Antalya, Çanakkale, Diyarbakır, Tokat ve Rize merkezli 5 pilot bölgedeki 21 ili kapsayacak şekilde yürütüldü. Bu illerde bulunan 10 bin 700 tarımsal amaçlı kooperatifin ancak 750'sine ulaşılabildi.

IRFO'nun ''bir eğitim ve bilinçlendirme'' projesi olduğunu vurgulayan Yüksel, ''eğiticilerin eğitiminden'' başlamak üzere kooperatif ortaklarının eğitiminde, ''örgütlülük bilinci ve farkındalık yaratmayı'' ön planda tuttuklarını kaydetti.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious

*

*


*