Demirel: Laiklik, İslam karşıtı değildir

  • Giriş : 05.03.2007 / 00:00:00

9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, laikliğin, Türkiye'de İslam karşıtı olmadığını ifade etti.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Demirel, Gazi Üniversitesi Mimar Kemalleddin Salonu'nda düzenlenen ''Türkiye Cumhuriyeti Devletinin Temel Dinamikleri Açısından 3 Mart 1924 Yasaları ve Günümüze Yansımaları'' konulu sempozyumda, ''Cumhuriyetin Kuruluşunda Temel Özellikler'' konulu bir konuşma yaptı.

Devleti ve milletiyle 20. yüzyılın olayı olduğunu ifade ettiği Türkiye Cumhuriyeti'nin dağılmış bir imparatorluğun külleri arasından çıkan, çağdaş bir cumhuriyet olduğunu kaydeden Demirel, bu durumun cumhuriyetin kuruluşuna ve kuruluşundan sonrasına birtakım etkilerde bulunduğuna dikkati çekti.

Her şeyin bitmiş gibi göründüğü bir yerde Kurtuluş Savaşı'yla her şeyin bitmemiş olduğunun ispat edildiğini anlatan Demirel, bu savaşın, sadece ulusun azim ve kararlılığına dayandığını kaydetti.

''CUMHURİYET BİR AVRUPA PROJESİDİR''

''Milli sınırlar içinde bulunan vatan bir bütündür, ayrılamaz'', ''Kuvay-i Milliyeyi tek kuvvet olarak tanımak ve milli iradeyi hakim kılmak esastır'' ve ''Manda ve himaye kabul olunamaz'' şeklindeki kongre kararları ile Amasya Genelgesi'ndeki ''Milletin istiklalini yine milletin azim ve kararlılığı kurtaracaktır'' kararını anımsatan Demirel, bu azim ve iradenin devamında istiklal ordularının kurulduğunu ve 9 Eylül 1922 günü ülkenin istilacılardan kurtarıldığını anlattı. Bundan sonra ''çağdaş bir devletin'' kurulması aşamasına gelindiğini dile getiren Demirel, sözlerini şöyle sürdürdü:
''Bu çağdaş devlet ve toplum, kendisinden evvelki devlet ve toplum değildir. İşte burada esas mesele başlıyor. Devlet, çağın icapları neyse onlara dayanacaktır. Çağın icapları, Avrupa'ya bakacaktır, Avrupa'daki devlet nasılsa, Türkiye'deki devlet de öyle olacaktır. Cumhuriyet dediğimiz olay bir Avrupa projesidir.''

''İBRET ALINMASI İÇİN SÖYLÜYORUM''

Demirel, Atatürk Kurtuluş Savaşı'nı nasıl göze aldıysa, milletin zaferinin taçlanabilmesi için ''Batıya dönük olunması'' yönünde büyük bir karar verdiğini de vurguladı. Çağdaş olacak bu devletin yönetim yetkisinin artık hanedandan alınmadığını, milletin kendisinden alındığını belirten Demirel, bu milletin de Büyük Atatürk tarafından ''Misakı Milli sınırları içerisinde Kurtuluş Savaşı'nı yapan halk Türk milletidir'' şeklinde tarif edildiğini vurguladı.

Yeni devletin atacağı her adımda, kendisinden önceki devlet, toplum ve şartların ortaya çıktığını ifade eden Demirel, yeni devletin Osmanlı devletiyle resmi bağını koparması için saltanat ve hilafetin kaldırılması gerektiğini anlattı. İlk önce hilafetten ayrılan saltanatın kaldırıldığını belirten Demirel, yeni kurulan devletin dünyaca tanınmasının da Lozan Anlaşmasıyla sağlandığını kaydetti. Lozan Anlaşmasının ''birlik ve bütünlük içinde bir vatan'' anlamına geldiğini anlatan Demirel, ''Herkesin kulağına küpe olsun. Bugün için de söylüyorum. Bunu tarihi hatırlatmak için söylemiyorum, tarihten ibret alınması için söylüyorum'' dedi.

DEMOKRASİYLE YÖNETİLİN TEK ÜLKE...

Cumhuriyetin ilanından sonra Atatürk'ün, ''Cumhuriyet mesut, muvaffak ve muzaffer olacaktır'' dediğini anımsatan Demirel, ''Büyük Atatürk, Cumhuriyet mesut, muvaffak ve muzaffer olmuştur'' diye konuştu.

Atatürk'ün cumhuriyetin ilanından sonra yeni devletin çağdaş, uygar ve zengin olmasını hedef olarak ortaya koyduğunu ifade eden Demirel, çağdaş ülkelerin hukuk devleti olduğunu, bu nedenle yeni devletin de daha önceki ''yarı din devletinden'' farklı olması gerektiğini söyledi. Bunların kolay yapılacak şeyler olmadığını, bunun büyük bir dönüşüm olduğunu vurgulayan Demirel, şeriata dayalı hukukun evrensel hukuka çevrilmesiyle din ve devletin birbirinden ayrıldığını kaydetti. Dinle devleti ayırmanın dünyanın hiçbir yerinde kolay olmadığını belirten Demirel, ''Buradaki olay, 'laikliği kabul ettik, dinle devleti ayırdık' diyebilmenin zorluğundan geliyor'' dedi.

Türkiye şeriattan pozitif hukuka geçtiğinde ''Türkiye gavurlaştı'' iddiasıyla karşı karşıya kalındığını anlatan Demirel, ancak dinle devlet ayrılmadan demokrasinin de olamayacağını vurguladı. Devletin kullanacağı yetkinin meşru kaynağının halk olduğunu ifade eden Demirel, ''Dinle devleti ayırmamışsanız, devletin meşru kaynağını halk yapamazsınız. 55 Müslüman ülke içinde demokrasiyle idare edilen tek ülke Türkiye'dir'' diye konuştu.

''DİNİ TAASSUPTAN KURTARMANIN YOLU LAİKLİKTİR''

İslam'ın dünya hayatıyla ilgili getirdiği esasların, ''şura'', ''kamu yararı'', ''ehil kişilerin yönetimi'', ''seçim'' ve ''adalet'' olduğunu, bunların modern hukuka aykırı olmadığını ifade eden Demirel, şunları kaydetti:
''Akıl ile vahiyin karşı karşıya gelmesi hadisesiyle ben 30 yıl uğraştım. Ayetlerin yerini neden pozitif hukuk almıştır? Aldığı takdirde İslam'dan uzaklaşılmıyor... 'Meseleyi akıl istikametinde teyit edin' diyor, büyük din alimleri. Bir büyük alim, 'din hürriyetinin en büyük düşmanı taassuptur' diyor. Dini taassuptan kurtarmanın yolu da laikliktir. Laiklik, bir devletin çağdaşlaşmasını teyit eden en önemli olaydır.''

''İSLAM KARŞITI DEĞİL''

Demirel, Türkiye'de laiklik tartışılan bir konuysa, bu konuda kanunların gösterdiği istikamette bir uzlaşmaya gerek olduğunu belirterek, laiklikten dolayı dinin icaplarını yerine getiremediğini söyleyen bir vatandaşın bulunmadığını, büyük çoğunluğun laiklikten memnun olduğunu söyledi. Bir ülkede bu tür itirazların olmasının da çok büyütülmemesi gerektiğini dile getiren Demirel, şöyle konuştu:
''Bunlar, devrimin getirdiği esasları değiştirecek güce hiçbir zaman erişemez. Cumhuriyet, çok önemli bir dönüşümdür. Laiklik, Türkiye'de İslam karşıtı değildir. Bugünkü şartlarda İslam'ın şartlarının en iyi yapıldığı yer, İslam'ın en iyi anlaşıldığı yer Türkiye'dir. Bunu, cumhurbaşkanlığı yapmış biri olarak o zaman da söyledim, şimdi de söylüyorum.'' Demirel, salondan ayrılırken, bir gazetecinin, ''CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, Meclis'teki cumhurbaşkanlığı oylamasına kendileri ve Anavatan Partisi katılmadığı takdirde 3'te 2 salt çoğunluğun sağlanamayacağını ve bu durumda Anayasa Mahkemesi'ne gideceklerini söyledi'' sözleri üzerine, TBMM'nin ekseriyeti bulduğu zaman toplanacağını, bu konuda daha önce açıklama yaptığını söyledi.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious