Demirel paşaların tutuklanmasına üzüldü

Demirel paşaların tutuklanmasına üzüldü.10320
  • Giriş : 02.08.2008 / 22:41:00
  • Güncelleme : 02.08.2008 / 22:05:51

Süleyman Demirel, emekli orgeneraller Şener Eruygur ile Hurşit Tolon"un Ergenekon soruşturması kapsamında tutuklanmasının halkta büyük bir rahatsızlık yarattığını söyledi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Demirel, “Yakın geçmişimizde, orgeneral rütbesine kadar gelmiş generallerin tutuklanması diye bir olayla Türkiye karşı karşıya olmamıştır. Türkiye için hoş bir durum değildir. Şahsen ben de bundan rencide oldum. Kuvvet komutanlığı, Ordu komutanlığı tevdi ettiğiniz yüksek rütbeli subayların bu duruma düşürülmüş olması, beni de rencide etmiştir, üzüldüm” dedi.

9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, Eko Enerji Dergisi"ne Ergenekon davası ve KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat ile GKRY Cumhurbaşkanı Dimitris Hristofyas arasındaki görüşmeleri değerlendirdi. Demirel, Ergenekon Soruşturması kapsamında emekli orgeneraller Şener Eruygur ile Hurşit Tolon"un tutuklanmasının halkta büyük bir rahatsızlık yarattığına dikkat çekerek, şunları söyledi:

“Yakın geçmişimizde, orgeneral rütbesine kadar gelmiş generallerin tutuklanması diye bir olayla Türkiye karşı karşıya olmamıştır. Orgeneral rütbesine gelmiş birisi suç işleyemez mi? İşler. Tutuklanamaz mı? Tutuklanır. Ama henüz orta yerde halkın işlendiğine dair kesin kanaati olmayan bir suçtan zanlı iki yüksek rütbeli generalin, birisine Ordu tevdi etmişsiniz, birisine kuvvet kumandanlığı tevdi etmişsiniz, tutuklanmış olmaları halkta büyük rahatsızlık yaratmıştır. "Efendim, hani yargının icraatına bir şey demeyecektik". Bir şey demiyoruz yargının icraatına, ama bu hadisenin halk tarafından yadırgandığını da kabul etmemiz lazım.”

"GENELKURMAY DA RAHATSIZ OLDU"

Demirel, “biz askere bile dokunabiliriz” şeklindeki bir takım kuvvet gösterilerinin, Genelkurmay Başkanlığı"nı da rahatsız ettiğini ifade etti. Demirel, “Ayrıca şu da var. "İki tane orgeneral askerlerin oturduğu orduevinden yahut onların kaldığı lojmanlardan alınıp götürülmelerine kimse bir şey yapmadı" gibi de konuşmalar olmuştur” dedi.

Bütün bu yaşananların Türkiye için hoş bir durum olmadığını söyleyen Demirel, “Şahsen ben de bundan rencide oldum. Kuvvet komutanlığı, Ordu komutanlığı tevdi ettiğiniz yüksek rütbeli subayların bu duruma düşürülmüş olması, beni de rencide etmiştir, üzüldüm. Bu işin bir tarafıdır” diye konuştu.

"TÜRK ORDUSU RAHATSIZ EDİLMEMELİ"

Türkiye"de herkesin Silahlı Kuvvetleri rencide edici durumlardan, tavırlardan ve sözlerden kaçınması gerektiğini vurgulayan ve herkesi Türk Silahlı Kuvvetleri'ne sahip çıkmaya çağıran Demirel, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Silahlı Kuvvetler, bu milletin silahlı kuvvetleridir. Bu insanlar da bu toplumun içinde yaşarlar. Türk Ordusu Milli bir ordudur. Yani, ülkenin her kesiminden gelen insanların çocuklarının meydana getirdiği bir ordudur. Dün olduğu gibi, bugün de fevkalâde ağır bir görev yapmaktadır. Vatanın korunmasına, savunmasına ilaveten, terör mücadelesi gibi bir olayla karşı karşıyadır. Bütün bunları yaparken, Türkiye"nin Ordusu"nu rahatsız edici davranışlardan kaçınılması lazım. Türkiye bu zamana kadar Ordusunu göz bebeği gibi korumuştur. Ordusunu yine göz bebeği gibi korumaya devam etmesi lazım.

“SİLAHLI KUVVETLERİMİZE SAHİP ÇIKMAYA DEVAM EDELİM”
Silahlı Kuvvetlerin halka niçin müracaat ettiklerini bilmiyorum. Ama öyle görüyorum ki, bir rahatsızlık duymuşlardır. Silahlı Kuvvetlere yöneltilen eleştirilerden ve bu orgenerallerin tutuklanması dolayısıyla, ileri geri sözlerden rahatsızlık duymuşlardır. Silahlı Kuvvetlerini rahatsız eden bir halk olmaz, olamaz. Silahlı Kuvvetler bizim huzur ve sükûnumuzun teminatıdır. Geleceğimizin teminatıdır. Bütünlüğümüzün teminatıdır. Varlığımızın teminatıdır. Silahlı Kuvvetlerimizin rencide edilmesinden fevkalâde üzgünüm. Ben de herkese sesleniyorum. Bu zamana kadar olduğu gibi, Silahlı Kuvvetlerimize sahip çıkmaya devam edelim.”

“KIBRIS YÖNETİCİLERİ RUMLARIN ETNİK TEMİZLİĞİNİ HATIRLAMIYORLAR”

KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat ve Rum yönetimi lideri Dimitiris Hritofyas"ın “tek egemenlik ve tek vatandaşlık konusunda prensipte anlaşması”na da değinen Demirel, Kıbrıs yöneticilerinin, müdahalenin 34. yılında Rumların geçmişte yaptığı etnik temizliği hatırlamadığını söyledi. Demirel şöyle konuştu:

“Rum idaresinin ve Rum halkının etnik temizliğe geçmiş olması ve kan dökmüş olması, Türkiye"nin müdahalesinin sebebiydi.

Neticede hadiseler kendiliğinden o hale geldi ki, Ada"nın güneyinde yaşayan insanlar ile kuzeyinde yaşayan insanlar birbirinden ayrıldı. Bu şunu gösteriyordu: Demek ki, bu insanları yeni baştan bir arada yaşamaya zorlamamak lazımdır. Bir arada yaşamaya, daha doğrusu tek millet olarak bir arada yaşamaya, tek devlet haline getirmeye, tek vatandaşlık vermeye kalktığınız taktirde, gene önünüzdeki kısa süre içerisinde aynı durumlarla karşı karşıya kalınacağı kesindir.”

“KIBRIS KISA ZAMANDA ÇÖZÜME GİTMEZ, YANLIŞ İNTİBA VERİLMEMELİ”

Kıbrıs"ın bu haliyle kısa bir zaman içinde çözüme kavuşacağını sanmanın yanlış olduğunu ve böyle bir intibanın dünyaya verilmemesi gerektiğinin altını çizen Demirel, “O intibayı verdiğiniz taktirde, Türkiye"nin Avrupa Birliği ile olan münasebetlerinde gecikmeyi önlemeniz mümkün değildir. Çünkü, Avrupa Birliği bekliyor ki, Avrupa Birliği"nin Kıbrıs"ı içine alması yanlış bir hareketti, yani bu bir çözüme kavuşursa, bu yanlış hareket de doğru hale gelsin. Halbuki nasıl bir çözüme kavuşacağı hususunda bugün henüz orta yerde, hatta ufukta bir şey yok” dedi.

“Kıbrıs"ın Edirne"den veya Kars"tan farkı yoktur” diyen Demirel, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti neye karar verirse versin, bu kararın, Türkiye halkı tarafından kabul edilmedikçe yürürlük imkanının bulunmadığını vurguladı. Demirel, “Kıbrıs"ta bence Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti"nin de yanlış adım atmak gibi bir lüksü yok, Türkiye"nin de yok. Onun içindir ki, mevcut statükoyu, kazanılmış hakları ortadan kaldıracak tavizlere gidilebileceğini sanmıyorum” diye konuştu.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious

*

*


*