Demokrasi manifestosu

  • Giriş : 24.04.2006 / 00:00:00

Meclis Başkanı Bülent Arınç, 86. kuruluş yıldönümü sebebiyle özel gündemle toplanan TBMM Genel Kurulu’nda ‘demokrasi manifestosu’ niteliğinde bir konuşma yaptı.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Milli Güvenlik Siyaset Belgesi’ni buna örnek gösteren Arınç, ülkenin iç ve dış siyasetine büyük etkisi olan belgenin Meclis’in bilgisi ve denetimi dışında hazırlandığını söyledi. Demokratik bir ülkede ‘gizli anayasa, kırmızı kitap, derin anayasa’ gibi tabirlerin asla kabul edilemeyeceğini belirten Arınç, bu kavramların ‘gizli antidemokratik bir yönetimin iktidarda olduğunu’ ima edeceğini kaydetti.

Bülent Arınç, Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hilmi Özkök ve kuvvet komutanlarının da dinlediği konuşmasında rejim tartışmalarına değindi. Türkiye’nin 83 yıl önce Cumhuriyet’e ‘evet’ dediğini hatırlatan Meclis Başkanı, rejimin her tartışmada sarsılacak kadar zayıf olmadığını dile getirdi. Ardından da önemli bir tespitte bulundu: “Ülkede rejim sorunu değil, rejimin sahibi olma, ülke yönetiminde inisiyatif alanlarını genişletme ya da sahip oldukları gücü kaybetmeme tartışmaları vardır.”

Hiç kimsenin cumhuriyet ve demokrasiden vazgeçme niyetinde olmadığını anlatan Bülent Arınç, ‘neredeyse tüm fikir ayrılıklarının gelip dayandığı nokta’ olan laikliğe de kimsenin karşı çıkmadığını vurguladı. Sorunların, laiklik ilkesinin farklı yorumlanmasından kaynaklandığını ifade eden Arınç, ‘devletin değil, halkın yararına genişletilmesini’ istediği kamusal alanı ise şöyle tanımladı: “Her bireyin ayrım yapılmadan haklarının korunduğu, haklardan yararlandığı ve kendilerini özgür hissettiği bir alan.”

Konuşmasında Köşk'ten hükümete, anamuhalefet partisinden orduya, yargıdan Yükseköğretim Kurulu'na kadar üstü kapalı eleştirilerde bulunan Arınç, önemli mesajlar verdi. Arınç, Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hilmi Özkök ve kuvvet komutanlarının da dinlediği konuşmasında rejim tartışması, kamusal alan, laiklik, kurumlar arası mutabakat, bürokrasi, hak ve özgürlükler konusundaki fikirlerini net bir dille ifade etti. Şemdinli Komisyonu’na yönelik eleştirilere de cevap veren Arınç, yasama ve denetim faaliyetlerini yapan Meclis’e diğer erklerden birtakım tepkilerin geldiğini hatırlattı. Arınç, komisyonların görevlerini Anayasa’nın 98, içtüzüğün 104 ve 105’inci maddelerine dayanarak gerçekleştirdiğine işaret ederek, “Araştırma komisyonlarının çalışmaları, milletimiz adına kullanılan bir denetim ve bilgi edinme hakkıdır. Komisyonlarımızın çalışmaları, yargılama anlamına gelmediği gibi, yargının çalışma alanlarıyla da çakışmayan bir bilgi edinme faaliyetidir ve Anayasa'nın 138. maddesine aykırı değildir. Bu nedenle, komisyon çalışmalarının yargı erkine bir müdahale olduğu iddiası, hukuk temelli bir eleştiri değildir.” diye konuştu. Terör konusuna da değinen Meclis Başkanı, Türkiye ne zaman etkin olmaya çalışsa birilerinin maşası olan teröristlerin sahneye çıktığını vurguladı. Bu sorunun politik çekişmelerden uzak durularak çözülebileceğinin altını çizen Arınç, iç kavgalara ‘dur deme’ çağrısında bulundu: “Artık enerjimizi tüketen ve yıllardır ülkenin ilerlemesini engelleyen prangalardan kurtulmak gerekir. Teröre, uluslararası karalama kampanyalarına karşı birlikte hareket etmek zorundayız. Ortak akla ihtiyacımız var. Yıllardır kendi içimizdeki çekişmeler, kavgalar yüzünden kaybettiğimiz enerji ülkeye yeterince zarar verdi. Buna ‘dur' demenin zamanı gelmiştir. Bölge ve dünya barışı için Türkiye artık bir misyon üstlenmek zorundadır. Tarihin akışını barışa doğru değiştirecek bir güce sahipken, bunu kullanamayan bir ülkeden tarih de gelecek kuşaklar da hesap soracaktır. Bu yüzden, üzerimizdeki ölü toprağını atıp önce kenetlenmeliyiz. Geleneksel korkulardan kurtulmalıyız. Bu Meclis’in açıldığı günlerde olduğu gibi kucaklaşmalıyız, kol kola girmeliyiz ve büyük Türkiye hayali için yola çıkmalıyız. 23 Nisan'ın hediye edildiği çocuklarımız ve gelecek kuşaklarımız için yeni Türkiye'yi inşa etmeliyiz. Bireysel çıkarlarından vazgeçen vatanperverler olarak kendimizi ülkemize adamalıyız. Türkiye'nin bir milada ihtiyacı vardır. Yeni bir hamleye, yeni hedeflere ihtiyacı vardır. Geçen yüzyılın sorunlarını geçmişte bırakmanın vakti gelmiştir. Artık milletimiz, devletin en önemli organları arasındaki kavgalardan yorulmuştur.”

Arınç: Ağır konuşmadım; fakat ‘cesur açıklama’ denebilir

Meclis Başkanı Bülent Arınç, Genel Kurul’un özel oturumunda yaptığı konuşmaya gelen tepkilerin büyük oranda ‘olumlu’ olduğunu söyledi. Bazı çevrelerin ‘sert eleştiri, ağır konuşma’ gibi görüşlerine katılmadığını belirten Arınç, “Meclis Başkanı mesaj vermek için konuşur. Umarım yararlı olmuştur. ‘Sert laflar, ağır eleştiriler’ gibi sözler doğru değil. ‘Cesur açıklama’ denebilir.” diye konuştu. Bülent Arınç, dün akşam TBMM Tören Salonu’nda verdiği resepsiyonda, Genelkurmay Başkanı Hilmi Özkök ve kuvvet komutanları, bazı bakanlar, çok sayıda milletvekili ile üst düzey bazı bürokratları ağırladı. Misafirlerini kapıda karşılayan Arınç, resepsiyonu ‘86. yıl pastası’nı keserek açtı. Arınç, ardından salonda bulunan misafirleri bir kez daha ziyaret ederek ayaküstü sohbet etti. Gazetecilerin ısrarlı soruları sonucu gündüz yaptığı konuşmayı değerlendiren Arınç, televizyon haberlerinin büyük bölümünde konuşmanın ‘olumlu’ olarak yansıdığını söyledi. Konuşmayı ‘birileri tarafından beğenilmek için’ yapmadığının altını çizen Arınç, “Konuşmamıza olumlu tepkiler var. Demek ki çok büyük bir ihtiyaç varmış. Türkiye için satırbaşları olacak konularda faydalı olmak amacıyla konuştum. İnşallah yararlı olmuştur.” dedi. Ankara Zaman


Milli Güvenlik Siyaset Belgesi'ne tepki

Darbeler döneminin başlangıcı ve 'bürokratik iktidarın' güçlendiği 1960’tan itibaren Meclis'in fonksiyonları daraltılmıştır. Örneğin, ülkenin iç ve dış siyasetine çok büyük etkisi olan ve 'gizli anayasa' diye kabul edilemez bir tanımlamayla anılan Milli Güvenlik Siyaset Belgesi'nin hazırlanılmasında, Meclis’imiz ve ilgili komisyonlarımız devre dışıdır. Bu durum millet iradesine verilen değeri göstermektedir. Demokratik bir ülkede 'gizli anayasa, kırmızı kitap, derin anayasa' gibi tabirler asla kabul edilemez. Bu kavramlar, gizli antidemokratik bir yönetimin iktidarda olduğunu ima eder.

Hükümete 'kurumsal mutabakat’ mesajı

Dünya üzerinde daha çok demokrasi için, sadece ‘kurumların mutabakatını’ arayan demokratik başka bir ülke yoktur. Türkiye'de doğal bir durummuş gibi gösterilen bu tutumun, demokrasi anlayışımızı, özgürlüklere yaklaşımımızı ve hukuka inancımızın nasıl olduğunu açıkça gösterdiği inancındayım. Özgürlüklerin genişletilmesi, yasakların kaldırılması için anlaşılmaz bir şekilde yıllarca kurumların mutabakatı bekleniyor. Bir mutabakat aranacaksa sadece yüce Meclis çatısı altında halkı temsil eden milletvekillerinin mutabakatının aranması gerekir. Eğer burada bir mutabakat sağlanamazsa gidilecek bir tek merci vardır, o da yüce milletimizin iradesidir.

Rejim tartışması, güç kaybetmeme çabasıdır

Türkiye, rejiminin Cumhuriyet olacağına, demokrasi olacağına bundan 83 yıl önce karar vermiştir. Hiç kimse cumhuriyetten, demokrasiden, temel özgürlüklerden vazgeçme niyetinde değildir. Ülkede bir rejim sorunu değil, rejimin sahibi olma tartışması vardır. Ülke yönetiminde inisiyatif alanlarını genişletme ya da sahip oldukları gücü kaybetmeme tartışmaları vardır.

Sezer'e kamusal alan ve laiklik cevabı

Kamusal alan, yurttaşların ortak meselelerini eşit ve özgürce tartıştığı, her bireyin ayrım yapılmadan haklarının korunduğu, haklardan yararlandığı ve kendilerini özgür hissettiği bir alandır. Devlet kamusal alanda herkes için geçerli olan hakları bir kesime yasaklayamaz ya da sınırlayamaz. Anayasamızın değiştirilemez maddesi olan laiklik, ilelebet var olacaktır. Ancak günün şartlarına, toplum yapımıza uygun olarak yorum farklılıklarını da gidermek gerekir. Bütün inançların kendisini ifade etmesine imkan vermek, bireylerin ibadet hürriyetini sağlamak laiklik ilkesinin temel işlevidir. Tam tersine kamusal alanda bazı inançların yaşam hakkını, ifade hürriyetini laiklik adına kısıtlamak siyaset bilimi açısından büyük çelişkidir.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious