Demokrasi Sınavı'nda Çakanların DP'si!

  • Giriş : 08.05.2007 / 00:00:00

Sağda ve solda "sandık tehlikesi"nin farkına varanlar apar topar kucaklaşıverdiler...

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Önce sola bakalım: Bugüne kadar "Birleşme ancak bana iltihak ederseniz gerçekleşir" diyen CHP bu kadim ısrarından birdenbire vazgeçti: DSP kapatılmayacak, CHP çatısı altında seçime girecek...

Bir düşünün: O mağrur CHP, DSP ile birlikte seçime girme ihtiyacı hissediyor. Neden acaba? Demek ki, korkusu var!

"Merkez Sağ" a gelince: DYP ve Anavatan hafta sonunda hooop "Demokrat Parti" oluverdiler...

Dikkat ediniz: Yıllardır hep sözü edilen ancak bir türlü gerçekleşmeyen bu birleşme, her iki partinin de demokrasi sınavından çaktığı bir dönemde hayata geçti...

Demokrat Parti adını alarak "günah çıkarma, aklanma" çabasındalar...

DYP'yi DP misyonundan, Anavatan'ı da reformcu niteliğinden uzaklaştırıp sağdaki ana akım partilerin içini boşaltanlar günümüzde bu iki partinin birleşmesini sağladılar!

Demirel ve Yılmaz çok memnunlar. Eh, birleşme projesinin perde arkasında onlar da saf tuttu...

Süleyman Bey'in sevinmek için fazladan bir nedeni var: Özal'ın partisi bugün tabela olarak dahi kalmadığı için keyifli olmalıdır. Yılmaz ise Özal'ın partisini fiilen bitiren kişiydi. Ona Statüko'nun yüklediği misyon zaten buydu...

Özal, Anavatan'ı filmin sonunda gidip DYP ile birleşsin diye mi kurmuştu?

***
DYP ve Anavatan'ın birleşmesi, son iki haftada yaşadıklarımız olmasaydı farklı bir mana ifade edebilirdi...

Mesela, Mumcu ve Ağar uğradıkları "adam adama markaj" neticesinde değiştirdikleri duruşlarını korusalardı yani Meclis'teki ilk tur oylamaya katılsalardı; bu tercihlerinin iktidarın değil, demokrasinin yanında bir tavır olduğunu vurgulayan "Dreyfus Konuşması" yapsalardı...

Hemen ardından da birleşmiş olsalardı, işte o zaman DP adını hak ederlerdi. Böyle bir tablonun sandığa yansıması farklı olabilirdi...

Tam tersini yaptılar. DP misyonuna değil, CHP çizgisine hizmet eden tavırlarıyla çok ciddi tepki topladılar. "Tut şunun ucunu barajı geçelim ağbi" tarzındaki nikahın, oyları artıran değil eksilten bir etki yapma ihtimali çok yüksektir...

Hem Menderes'in hem de Özal'ın kemiklerini sızlatan bir birleşmedir, bu...

"Yeter Söz Milletindir" sloganıyla İsmet Paşa'yı sandığa gömen DP'nin adı -bugün "Yeter Söz Devletindir" cümlesiyle özetlenebilecek bir "operasyon" sonucu yeniden su yüzüne çıkıyor: Siyasi tarihimizin en abuk hadiselerinden biriyle karşı karşıyayız...

DP'nin eski genel başkanı Aydın Menderes birleşmeyi "Anavatan, DYP'ye kuma olarak gitti" diye betimlerken "Suçlarını örtmek için DP'ye iltica etme ve onun ismi altına sığınma girişiminde başarılı olamayacaklardır. Barajı aşamayacaklardır" diyor...

Aydın Menderes bu sözlerinden dolayı "çelişki"ye düşmüş değildir. Aksine, tutarlı olan tavır budur. Menderes, DP'nin misyonunu tersyüz eden bu birleşmeye sevinseydi işte o vakit çelişkiye düşmüş olurdu...

"DP Numarası"na Demirel, Yılmaz (bu arada Doğan Medya Grubu) elbette sevineceklerdir. Yaşasaydı, İsmet İnönü de çok sevinirdi!

"Diriltilen", Aydın Menderes'in babasının partisi olan DP değil; CHP'nin görmeyi arzuladığı bir DP'dir...

Yani, demokrasi sınavında dik duramayan iki partinin birleşmesiyle oluşmuş bir "Sözde" Demokrat Parti!

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious