Deniz Baykal, ekonomik kriz uyarısında bulundu

  • Giriş : 14.03.2006 / 00:00:00

CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, uygulanan ekonomi politikalarının Türkiye'yi çok kritik bir noktaya getirdiğini belirterek, çari açığın artık taşınamayacak noktaya geldiğini söyledi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Partisinin Meclis Grubu toplantısında konuşan CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, sağlık çalışanlarının 14 Mart Tıp Bayramı Bayramı'nı kutladı. Tıp alanının yeniden düzenlenmesi gereken bir alan olduğunu kaydeden Baykal, çok yanlış tartışmalara girildiğini ifade etti. Baykal, "Sağlık personelimizin içinde olduğu durumları hepimiz biliyoruz. Bunlara büyük bir sorumluluk duygusuyla yaklaşmak gerektiğini düşünüyoruz. Yeşil kartlı doktor beni çok üzen bir olay. İktidardaki parti İstanbul'daki Tabip Odası seçimlerine müdahale edebilmek için girişim başlatmış. Bir ilaç firmasıyla doktorların ödentisi ödensin diye. Tabip odası seçimi yapacak. Bu düzeyde bir yaklaşımın Türkiye'de tıp sorunlarını, sağlık sorunlarını çözmesi mümkün değildir" dedi.

CARİ AÇIK KONUSUNDA KRİZ UYARISI

CHP Lideri Deniz Baykal, hükümetin ekonomi politikasını da eleştirerek, "Ekonomimiz çok kritik bir aşamaya gelmiştir ve Türkiye'de ekonomimiz uyarı zillerini çalmaya başlamıştır. İzlenen ekonomi politikasının pek çok alanda sorun biriktirmekte olduğunu geleceğe yönelik olarak bir kriz birikiminin hızlanarak gelişmeye başladığını, bu gelişmenin bir süre sonra Türkiye'yi

çok ciddi sorunlarla karşı karşıya bırakabileceğini, bu kürsüde konuşuyorolmanın sorumluluğu içinde ifade etmek istiyorum" uyarısında bulundu.

Cari açık konusunu gündeme taşıyan Baykal, cari açıktaki tehlikeyi herkesin gördüğünü, Gayrı Safi Milli Hasıla'nın yüzde 6'sını geçen cari açığın ciddi bir tehlike oluşturduğunu ifade etti. Baykal şöyle konuştu: "Hepimiz yüreğimiz ağzımızda 2006'ya bakıyoruz. 2006 ne gösterecek. 2006 bu düzeyde bir istikrar mı vaadediyor. Olumlu işaretler mi veriyor. Yoksa her türlü kontrolden yönlendirmeden almış başını gidiyor, hesabı tırmanışa doğru sürükleniyor mu? Eğer bu ise bu gelişmenin olumsuz sonuç yaratmaması mümkün değil. 2006 yılının Ocak ayında ortaya çıkan cari açık tablosu elbette o yıldaki diş ticaret açığının etkisi altında. Yüksek dış ticaret açığı verince o açık başka gelirlerle kapatılmaya çalışılsa da sonuçta önemli bir açık. 2006 Ocak ayında cari açık 2005 yılı cari açığın 1,5 milyara karşılık 2.5 milyar dolar. Bu görmezden gelinecek bir tablo değil. İhracatımız artmıyor buna karşılık ithalatımız artıyor. Ocak ayı böyle. Şubat'ta ne olur. Buna bakmaya çalışıyoruz. Henüz resmi rakamlar yayımlanmadı. Ama ilk rakamlar bizim için fevkalade kaygı verici olmuştur. Buna baktığımız zaman gördüğümüz tablo Şubat ayında dış ticaret açığımızın 2006 yılında 3.6 milyar dolar olduğunu bize göstermektedir."

Cari açığın 12 ayda 24 milyar dolar açık vereceğinin ortaya çıktığını ifade eden Baykal, "Göstersin önemli değil" anlayışının sakıncalı olduğunu ifade etti. Baykal, bütün ekonomik göstergelerin gelip orada düğümlendiğini belirterek, AK Parti iktidara geldiğinde 1.5 milyar dolar olan cari açığın bugün çok yükseklerde olduğunu kaydetti. Bunun Türkiye'de izlenmekte olan ekonomi politikasının Türkiye'yi getirdiği noktanın bu olduğunu belirten CHP Lideri, bunun 1 yıl, 2 yıl taşınmayacağını ve bir yerde kırılacağını ifade etti. Baykal, "Bunu görmezlikten gelmek kesinlikle mümkün değildir" diye konuştu.

Türkiye'ye önemli ölçüde sıcak para girişi olduğunun altını da çizen CHP Genel Başkanı Baykal, yatırım için girmeyen sıcak para birikiminin 2006 Şubat ayı itibariyle 67.2 milyar dolara yükseldiğini belirtti. Sıcak paranın da bir anlamda borç olduğunu ve ne zaman çıkacağının bilinmediğini belirten Baykal, sıcak para ve borçla Türk ekonomisinin çok önemli bir döviz kanaması içine girmesinin muhtemel olduğunu belirtti.

Türkiye'nin bu kısır döngüden mutlaka çıkması gerektiğini ifade eden Baykal, "Bugün gecelik faiz yüzde 14. Bu yüksek faizin hangi durumda ortaya çıktığının göstergesi. Bu sıcak para ekonomide bir Afyon etkisi yaratıyor. Cari açık bununla finanse edildiği için ve bu sıcak para girişi ucuz ithalat kapısını açıyor ve Türkiye bir ithalat suni bir ithalat cenneti haline dönüşüyor ve ekonomideki kriz riski buna bağlı olarak artıyor. İMKB'nin yüzde 68'i yabancıların eline geçmiş durumda. Bu çok kırılgan, sakıncalı bir tabloyu oluşturmaktadır. Bu tablo idame ettirilemez, Hükümet günü kurtarma yaklaşımıyla yaklaşıyor" diye konuştu.


DÖVİZ KURU YANLIŞ


Deniz Baykal, bu olumsuzlukların Türk ekonomisinin rekabet, yatırım, istihdam gücünü azalttığını, böyle bir kalkınmanın da asla olamayacağını ifade etti. Kore'nin dış ticaret fazlası vererek kalkındığının altını çizen Baykal, "İthalatı arttırarak Türkiye bir yere varamaz. TL pahalı döviz ucuz. Ekonomide işler TL ile oluyor. Satarken döviz ucuz. Kalkınmanın anahtarı iç paranın ucuz faizlerin düşük ve dış paranın karlı avantajlı olduğu bir çerçevenin yaratılması lazım. Türkiye'de bu tam tersine. Bununla 1-2 yılı, 3 yılı geçirirsiniz. Bir yerde bir sıkıntıyla karşı karşıya kalırsınız" diye konuştu. Baykal, Türk ekonomisinin rekabet gücünü arttırması gerekliliğinin altını da çizerek, TESK'in resmi sicil verilerine göre 2006 yılının ilk 2 ayı sonunda 38 bin 100 esnafın ilk kez esnaf olmak üzere başvurduğunu, buna karşılık 98 bin 400 esnafın mesleği bıraktığını ifade etti.

"Uzun bir süreden beri ilk kez kapanın işyeri sayısı açılan işyeri sayısının üzerine çıkmıştır" diyen Baykal, bunun çok tehlikeli bir gelişme, çalan bir zil, ithalatın getirdiği tehlikeli bir sonuç olduğunu söyledi. Baykal, ekonomik krizin yaşandığı 2002 yılında bile böyle bir durumun ortaya çıkmadığına da işaret etti. Baykal, bu sıkıntının tarımdan tekstile, turizmden diğer üretim alanlarına kadar her sektörü olumsuz etkilediğinin de altını çizdi.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious