Deniz Baykal, İzmir'den açıklamalarda buluyor

  • Giriş : 03.03.2006 / 00:00:00

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Deniz Baykal, "Solda birlik diye konuşulan konu, bir boşluk olduğundan dolayı konuşulan konu değildir'' dedi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Ege Bölgesi Sanayi Odası'nda (EBSO) Egeli sanayicilerle bir araya gelen Baykal, solda birlik arayışlarının toplumsal olmadığını bireysel olduğunu ifade etti. Baykal, "Yüzde 12, yüzde 15, yüzde 9 oy almış partilerin birleştirilmesi tablosu yok ortada. Bu sorun tabanda ihtiyaç olduğundan dolayı değil, bazı siyasetçilerin kendilerini etkin noktaya taşıyacak noktada olmamasıdır. Sorun toplumsal değil, bireysel. Onlar ayrı düşmüşler, ana yapı içinde olmamışlar. Çeşitli nedenlerle ayrılmışlar. CHP nasıl en büyük parti olmuştur. Bu süreçte belli politikaları olmuştur, bizim düşüncelerimiz, iddialarımız vardır, pek çok alanda taahhütlerimiz vardır. Bu arkadaşların bu süreçte dışarıdan tavırları ne oldu, (yanlış politika yapıyorsunuz, batacaksınız) dediler. Batmadık, 1999'da barajın altında kaldık, sorumluluk benimdi ve ayrıldım. 1.5 yıl sonra yine çağırdılar. 1992'de de birleşmek için benim bırakmam gerektiğini söylediler, bıraktık. Sonra bir süreç geçti, aday olabilirsin dediler ve aday olduk. Bu insanlar ne söylediler, şimdi ne söylüyorlar. 2000'de tekrar geldim ve millet yüzde 20'lik oyla görevlendirdi. Türkiye'de böyle bir olay yok. Birileri seçimi kazanacak partide etkin olmak için birşeyler yapıyorlar." diye konuştu.

Baykal, Türkiye'nin uyguladığı istikrar programını hiçbir değişiklige gitmeden 5 yıl daha uygulamasının mümkün olmadığını söyledi.


"YENİ YENİ SORUNLAR ÇIKIYOR, HÜKÜMET AYNI EKONOMİK İSTİKRAR PROGRAMINDA ISRAR EDİYOR"


CHP'nin Türkiye'nin yakın tarihinde yaşadığı krizde üzerine düşeni yaptığını, gerekli uyarılarda bulunduğunu belirten Deniz Baykal, 2000 yılından beri uygulanan ekonomik istikrar programı sonucu krizi aştığını bildirdi. Enflasyonun önemli oranda düşürüldüğünü, 3-4 yıl üst üste büyümenin yakalandığını belirten Baykal, ancak son zamanlarda yeni yeni sorunlar çıktığını, hükümetin ise aynı ekonomik istikrar programını sürdürmek istediğini kaydetti.

Türkiye istikrar programını hiçbir değişikliğe gitmeden 5 yıl daha uygulamak istendiğini ifade eden Baykal, Türkiye'de istihdama dost olmayan kalkınma politikası bulunduğunu ifade etti. Baykal şunları söyledi: "Türkiye'de ihracat artıyor, ama ithalat patlaması yaşanıyor. Türkiye'de sürekli dış ticaret açıkları veriliyor. Üst üste ihracat ithalat makası sürekli derinleşiyor. İthalatın artış hızı kabul edilemez düzeyde. Yüksek turizm gelirlerine rağmen cari açık 23 milyar dolara ulaştı."


"DIŞARIDAN GELEN PARA KONTROL ALTINA ALINAMIYOR"


Türkiye'de aşırı bir likidite bolluğu olduğunu, bunun temelinde de petrol fiyatlarının yüksekliği olduğunu belirten Baykal, dışarıdan gelen paranın kontrol altına alınamadığını, Merkez Bankası'nın 5 milyar dolarlık alımına rağmen kurun değişmemesinin de bunun bir göstergesi olduğunu bildirdi. İMKB'de 50-60 milyar dolar civarında yabancı sermayenin bulunduğunu, bunun İMKB'nin yatırımcıların yarısından fazlasına denk geldiğini belirten Baykal, şöyle devam etti:

"İMKB'nin 2005 yıl başı ve sonuna göre dövizin kazanımı yüzde 60-65 civarında üstelik dolar bazında. Hazine bonosunun kazanımı ise yüzde 24-25. Bunu vermeye devam edemeyiz. Enflasyonla faizi düşürmek paralel olmalı ve dalgalı kura işlerlik kazandırmalıyız. Bunun için Türkiye'nin yüksek faiz veren ekonomi olmaktan kurtarılmalıdır. (Kurla oynarsak enflasyon patlar) korkusu var. Faizi indirirseniz enflasyon tehlikeye girer. Enflasyonla mücadele için kuru yüksek tutarsanız reel ekonominin rekabet kabiliyetini kaybedersiniz. İthalat patlar, cari açık olur."

Deniz Baykal, tekstil sektörünün zor günler yaşadığını, bu alanda CHP'nin de çalışmalar içerisinde bulunduğunu, hükümete uyarılarda bulunarak çözüm yolları ürettiklerini kaydetti. Tekstik sektöründe son 11 ayda 200 bin kişinin işini kaybettiğini belirten Baykal, tekstil sektörünün ayakta tutulması gereken, tasarım, moda ve marka konularında yönlendirilmesi gerektiğini söyledi. Baykal Türkiye'nin Japonya'dan sonra en yüksek bedelli enerji kullanan ülke olduğunu, geçmişte yapılan hatalar nedeniyle sanayicilerin yüksek bedelle enerji almakta zorlandığını kaydetti.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious