Deniz Baykal: Başbakan'ın dilinin altında bir bakla var!

Deniz Baykal: Başbakan'ın dilinin altında bir bakla var!.10357
  • Giriş : 19.11.2007 / 14:29:00

CHP lideri sayın Deniz Baykal, NTV'de gündeme ilişkin soruları cevapladı.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, 'Başbakan'ın söylemlerinin altında bir af iması yatıyor olabilir. Af iması, topyekun terör terk edilmeden çok tehlikelidir' dedi

Baykal, NTV'de gündeme ilişkin soruları cevapladı. Baykal, Türkiye'nin terörle mücadele ve askeri operasyon konusundaki kararlılığının Iraklı yetkililerin politikalarında değişmeye yol açtığını söyledi.

Türkiye'deki terör ile Kuzey Irak bağlantısının inkar edilemez bir gerçek haline geldiğini ve bunu bütün dünyanın gördüğünü ifade eden Baykal, teröre karşı mücadelenin bir bütün olduğunu, yurt dışındaki kaynakların kurutulması gerektiğini belirtti.

ABD ve AB ülkelerinin Türkiye'ye verdiği desteğin, Iraklı yöneticileri ''sorumluluktan kaçamaz, olayı inkar edemez noktaya getirdiğini'' aktaran Baykal, ''Hem Bağdat'taki hem Kuzey Irak'taki otoriteler, Türkiye'nin Irak'a bir askeri müdahale yapmasını doğal karşılama noktasına geldiler'' dedi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, ''bizim tercihimiz demokratik yolu seçmek ve silahı bıraktırmak'' yönündeki sözlerinin hatırlatılması üzerine de Baykal, Başbakan Erdoğan'ın tereddütleri olduğunu savundu.

Erdoğan'ın kısa bir süre önce askeri harekat yapılacağını söylediğini, daha sonra da ''amaç silahları bıraktırmak'' dediğini ileri süren Baykal, ''Başbakan'ın çok net olmadığı gözüküyor. Hatta dilinin altında bir bakla var demek mümkün. Başbakan'ın dilinin altında bir bakla olduğu söylenebilir'' diye konuştu.

Çeşitli çevrelerde bir plan söyleminin yaygın şekilde konuşulduğunu, hem NATO hem AB ve ABD ile yakın ilişkileri olan kişilerin bu doğrultuda yayınlar yapmaya başladığını kaydeden Baykal, bu planın giderek yaygınlaşan bir şekilde dile getirildiğini söyledi.

''CİDDİ BİR RİSK''

Terör örgütü PKK'nın ortadan kaldırılması dile getirilirken, ''PKK'yı meşrulaştırıp, Türkiye'nin siyasi pazarlık yapar duruma getirilmesinin çok tehlikeli bir durum ortaya çıkaracağını'' ifade eden Baykal, ''Türkiye müzakere masasına oturtulursa bu konuda, konuyu haklı bir şekilde çözme şansı eline geçirdiği halde, çok yanlış olur. Bunu ciddi bir risk olarak görüyorum'' diye konuştu.

Baykal, ''Silah bırakma''nın, ''silah tutmaya hakkım var, ama bu dönemde kendi takdirimle silahı sana karşı kullanmamayı kararlaştırdım'' demek anlamına geleceğini ifade ederek, Türkiye'nin de bunu bir lütuf gibi görmesi, ''Karşılığında sen ne istiyordun?'' diye sormasının af konusunu gündeme getireceğini savundu.

''Silahlı mücadele hakkını muhafaza eden bir örgütün talepleri doğrultusunda birilerinin affedilmesinin teröre uzun vadede yeşil ışık yakılması anlamına geleceğini'' ifade eden Baykal, herkesin yaptığı işin sorumluluğunu taşıması gerektiğini vurguladı.

''(Müzakere masası, silahları bırakın) gibi söylemlerin altında bir af iması yatıyor olabilir. Af iması topyekun terör terk edilmeden çok tehlikelidir'' diyen Baykal, bu söylemlerin sadece af değil, bazı ''demokratik açılımlar vaadini'' de barındırabileceğini savundu.

ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ ÇALIŞMALARI

Anayasa değişikliği konusundaki çalışmaları hatırlatan Baykal, şunları kaydetti:

''Hem bilim kurulunun, hem AKP'nin üst düzey yöneticilerinin yaptığı çalışma sonucunda verilen son şekil içinde, yerel dillerde, etnik dillerde eğitim öngörülüyor. Eğer Türkiye olarak biz resmi dilimiz olan Türkçede resmi eğitim yapılmasını, resmi eğitimin sadece Türkçe yapılması gereğini bir tarafa bırakıp, etnik dillerde de eğitim yapılmasının kapısını açacak olursak, biliniz bu, Türkiye'yi parçalama doğrultusunda atılmış çok büyük bir adımdır.''

''Anadilde eğitim yapma olanağını amaçlayan bir Anayasa Değişikliği projesiyle karşı karşıya olunduğunu'' iddia eden Baykal, terör örgütünün tasfiye edilmesi dışında, terörü güçlendirecek bir takım adımlar atılmasının yanlış olacağını söyledi.

''TERÖRLE BAĞLANTISINI KESMEYEN PARTİ KAPATILIR''

Dışişleri Bakanı ve Başmüzarekeci Ali Babacan'ın, terörle mücadele konusunda yaptığı ziyaretten tatmin olup olmadıklarının sorulması üzerine de Baykal, bu konuda açıklama yapmama kararı aldıklarını hatırlatarak, Türkiye'nin kritik bir süreçten geçtiğini ve partiler arası tartışmalarla bu süreci olumsuz etkilemek istemeyeceklerini söyledi.

Türkiye'nin terörle mücadele konusunda askeri operasyon hakkına sahip olduğunu, bunun da herkes tarafından kabul edildiğini tekrarlayan Baykal, diplomatik baskılarla bir sonuca ulaşılması durumunda bundan memnuniyet duyacaklarını da ifade etti. Ancak bu sağlanamazsa askeri müdahale konusundaki kararlılığın sürdürülmesi gerektiğine işaret eden Baykal, bu durumun bir bekleyişe, bir rahatlamaya dönüşmesi halinde Türkiye'nin makul bir süre içinde olayı kökünden çözecek adımları atmamasının, caydırıcılığı tehlikeye düşüreceğini belirtti.

DTP'ye kapatma davası açılması hakkındaki görüşlerini de dile getiren Baykal, Anayasa, demokrasi ve hukuka uygun olarak parlamentoda yerini almış bir siyasi partinin ve bu partinin temsilcilerinin, tüm dünyada kabul görmesine rağmen, ''PKK terör örgütü değildir'' demiş olmasını doğal karşılamanın, terör konusundaki aymazlığın özü olacağını söyledi. İngiltere, İspanya gibi ülkelerde de terör örgütleriyle bağlantılarını kesmeyen partilerin kapatıldığını hatırlatan Baykal, bu noktada milletvekilliği dokunulmazlığının kaldırılması gerektiğini vurguladı.

''SİYASETÇİLERİN ÖDEMESİ GEREKEN BEDELLER VARDIR''

Ankara Milletvekili Eşref Erdem'in CHP Genel Başkan Yardımcılığı ve partideki tüm görevlerinden istifasını da değerlendiren Baykal, CHP'de son zamanlarda yaşananların partinin kimliğini, politikalarını, bütünlüğünü ve etkinliğini olumsuz etkileyecek tarafı olmadığını ifade etti.

Baykal, böyle tartışmaların doğal karşılanması gerektiğini belirterek, ''Bunlardan dolayı halkımızı, partililerimizi tedirgin edecek bir durum yoktur. Bunu güvenle, partinin genel başkanı olarak söylüyorum'' dedi.

İnsan olarak, ayrışma ve tartışmalardan üzülmediklerini, etkilenmediklerini söylemenin doğru olmayacağını kaydeden Baykal, bu tür durumların psikolojik bir bedeli olduğunu kaydetti. Özel ilişkiler geliştirilen kişiler için bu bedelin daha da ağır olduğunu ifade eden Baykal, ''Bunlar siyasetçilerin ödemesi gereken bedellerdir. Ben bu bedelleri çok ödedim. Bu benim konumdur, bunu ben taşırım, bunu yaşarım'' dedi.

Bir soru üzerine, (A) Milli Futbol Takımının Norveç galibiyetinden duyduğu memnuniyeti de dile getiren Baykal, Bosna-Hersek maçından da net bir zafer beklediğini söyledi.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious