Deniz Baykal: Ekonominin gidişatı kaygı verici

Deniz Baykal: Ekonominin gidişatı kaygı verici.13188
  • Giriş : 29.07.2008 / 15:00:00
  • Güncelleme : 29.07.2008 / 15:02:19

Deniz Baykal partisinin grup toplantısında siyasi ve ekonomik gündemi değerlendirdi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Baykal'ın konuşmalarından satır başları:

Terörün propagandasını yapmayalım adını söylemeyelim. Biz bunu yapanları lanetliyoruz. Bu eylemi düzenleyenleri bulmak ve tanımak durumundayız.

Ortada ilginç bir durum var. Son zamanlarda yaşanan terör eylemleri hiçbir grup tarafından üstlenilmiyor. Değerlendirilmesi gereken bir sürece girdik. Teröristler yaptıkları eylemi sahiplenmekten çekiniyorlar. Terörün olağanlaşmasını engellemeliyiz. Terör sıradanlaştı mı çok kötüdür. Sakın hazmetmeyelim. İşimize bakalım olmamalıdır, işimiz terörün karşısında durmaktır.

Teröre kimsenin sahip çıkamayacağı bir ortamı mutlaka yaratmalıyız. Kim yanlış yapıyorsa onu söyleyelim. Aksi durumu teröre ışık yakmaktır. Her kökenden insan bütün ülke kadınıyla, erkeğiyle hepimiz terörü ayıpladığımızı kararlılıkla ortaya koymalıyız.

Öyle ağır bir mahkumiyet olacak ki terörist ben ne yaptım diyecek. Bu da ancak toplumun kararlılığını göstermesiyle olacaktır. Her siyasetten insan bu olayı kınadığını ortaya koymalıdır. Kimse bunu yapanlardan korkmamalıdır.

Ekonominin hali duman

Ekonomi de cari açık önemli bir hale geldi. Başbakan bile muhalefetten yardım istemektedir. Enflasyon yükselmeye başlamıştır. Önümüzdeki tarihte çift rakamları göreceğiz. Büyüme oranı düşmüştür. Gizli işsizlik artmıştır. Borsa rakamları düşüş göstermiş. Sıcak para geçen yıl geliş yapıyordu, bu yıl çıkış yapıyor. Yabancı sermaye girişi yarı yarıya azalmıştır. Toplam dış borç artmıştır.

Hükümetle aramızda cari açık problemi var. Söylediğimiz gibi cari açık patladı. Şimdi de kendileri de işin ciddiyetini kavramaya başlamışlardır. Cari açık finansmanı nasıl karşılanıyor? Eskiden sıcak para karşılıyordu. Şimdi sıcak para da çözüm değil. Biz cari açığı kendimiz finanse ediyoruz. Ne oluyor borçlanıyoruz ve faizlerini de ödüyoruz. Faizi yüksek tutuyorsun kuru düşürüyorsun niye kendi açığını kapatmak için.

Türkiye borçlu

İş adamı, özel sektör herkes borçlu. Dünyanın en yüksek faizini biz veriyoruz. O gelen para senin tasarufunu engelleniyor. Türkiye'nin üretici gücüne hiçbir fayda yoktur. Sadece yabancı sermaye bundan fayda sağlanır. Türkiye ekonomisi giderek kavruluyor.

Bence Başbakan politikasını sorgulasın

Geçenlerde krizmiş ne krizi Türkiye'de 164 bin araba 3 ayda satılıyor dedi. Biz de yalan söyleyecek değil dedik ama bir baktık ki 3 ay değilde bu zaman 6 aydaymış. Araba satışları baktığımızda geçen yıla göre azaldığı gözleniyor. Ve satılan arabalarda yabancı malındaki fazlalık dikkatten kaçmamalı.

Hububatta da sıkıntı yaşıyoruz

Üreticiyi himaye edecek bir fiyat açıklanması gerekiyorken Başbakan ciddi bir tablo sergilemedi hububat konusunda.

Önümüzdeki siyasi sorunlar kapsamlı ilgiyi hak ediyor. Ergenekon iddianamesi açıklandı. İddianame açıklandığında yeni somut veriler ortaya konulur mu diye takip ettik. Ama sonuç aynı yeni hiçbir unsur ortaya konamamıştır. Bu çerçevede kısa bir açıklama yapmak istiyorum. İddianame açıklanınc şimdi daha rahat söylüyorum ki önümüzde siyasi bir belge durmaktadır. O söyledi, bu dedi gibi bir iddianameden çok biri bizi gözetliyor evine döndü. Bu belgenin statik dengesi sağlanmamış.

Ergenekon terör örgütü tutuklularının bir kısmı örgüt üyesi bir kısmı yöneticisi ama şöyle bir çelişki var. Bu insanlar birbirlerini tanımıyor. Hepsinin ortak görüşü AKP gitsin laikliğe zarar veriyor. Ama burdan da baktığımızda bu sanık sayısı az kalır.

Başbakan diyordu ki ben bu davanın savcısıyım diyor. Ama bence kendisi de sanık durumuna düştü. Kendisinin hakkında da Mehmet Ağar'a para verdiği iddiaları çıktı. Vermemişse çoksın ortaya söyledi. İddianame çelişki ve muammalarla dolu.

Tuncay Güney gibi bir tutarsız bir insan üzerinden bu koca tarihi iddianame onun üzerinden temellendiriliyor. Ama her ne hikmetse bu kişiye yönelik herhangi bir yaptırım yok. İddianamenin özünü, kökünü oluşturan kişi meçhul.

Böyle bir iddianame olur mu?

Ergenekon'un çok köklü bir tarihi ama bizim devlet güvenliğimizin böyle bir durumdan haberi yok. Böyle bir teşkilattan nasıl bir haberleri olmaz.

Danıştay cinayetini kim işledi?

Ergenekoncular bun işledi diyorlar. Ciddi bir şey yok ortada en ciddi olarak söylenen şey cinayeti işlediği söylenen Alparslan Aslan'ın babasının hesabında yüksek bir para artışı göründü diyorlar. Normal de böyle bir hesap varsa kim yatırılmış bunun tespit edilmeli. Sen bir savcılık kurumu olarak sen bu paraların nereden geldiğini tespit edemiyor musun? Hayır gerek yok ben bağlantıya dikkat çekerim diyemezsiniz.

Bana ve Olcay'a para vermişler. Ben gitmişim İstanbul'dan almışım. 2 milyon bir gelmiş, 3 milyon bir gelmiş... Niye gelmiş? Bir teşvik belgesi alıncakmış da ondanmış ama teşvik belgesi için böyle bir şey yokmuş. Birileri 5 milyon aldığımı iddia etmiş. Kimse çıksın ortaya söylesin. Bu bir zırva da bunu niçin söylediler. Bu lafın gereği yerine getirilse saygı duyarım. Bir iddianamede savcı bunu söylüyorsa gereğini yerine getirsin.

Ben bugün şimdi daha da bir inançla dokunulmazlığımızı kaldıralım. Başbakan'a tekrar söylüyorum bak senin adında iddialar var. Gerçi iddialarımız farklı Başbakan'a kalpazanlık, dolandırıcılık iddiaları var.

Bu belge hukuki bir belge değil, siyasi bir belgedir. Bir süre önce de kızımın hesabına para yatırılmış. Yıktık ortalığa iddiayı atanlar da zaten yok ortada. Savcı üzerindeki cüppeyi çıkarsında kendisiyle Türk adliyesi önün de hesaplaşalım.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious

*

*


*