Deniz Baykal'ın avukatı konuştu!
Deniz Baykal'ın CHP genel başkanlığından istifa etmesine sebep olan kaset skandalını soruşturan Bilişim Suçları Savcılığı, örgüt şüphesi sebebiyle dosyayı Özel Yetkili Ankara Cumhuriyet Savcılığı'na devretti. Bu gelişme, Baykal ve çevresi tarafından olumlu bir gelişme olarak değerlendirildi. Süreci Zaman'a değerlendiren Baykal'ın avukatı Muzaffer Yılmaz, kaset olayının baştan beri örgüt suçları kapsamında soruşturulmasını istediklerini söylüyor. Yılmaz, "O örgüt istediğini yapmış oldu. At oynatmaya devam ediyor. O tarihte örgüt suçu kapsamına alınsaydı daha sağlıklı olurdu. Böyle olsaydı telefon dinlemeleri, çapraz sorgular ve gözaltılar olabilirdi. Çünkü örgüt suçlarının soruşturma yöntemi farklı. Tabii süreç biraz uzadı. Bunlar eksik yapıldı." diyor. Muzaffer Yılmaz, CHP lideri Kemal Kılıç-daroğlu'nun haberin basında yer almasının ardından sarf ettiği, "Önümüzdeki günlerde özel yetkili savcı CHP'yle ilgili bir dosya çıkaracaktır. Ortalık birbirine girecektir." çıkışını ise kurultay endişesine bağlıyor: "Kemal Bey'in çok bir bilgisi varsa bilmiyorum. Şöyle bir tepki olabilirdi: Başından beri bu soruşturma neden bu şekilde yürümedi, şeklinde tepki gösterebilirdi. Ondan sanıyorlar ki kurultay tarihi belirlendiği için böyle yapıldı. Ama öyle değil, üç ay öncesinden özel yetkili savcılığa gitti dosya. Onlardaki bilgi kirliliğinden kaynaklanıyor. Bilmeden açıklama yaptılar diye düşünüyorum." Avukat Yılmaz, kaset komplosunda yabancı istihbaratlarla yurtiçindeki işbirlikçilerin parmağının olduğunu savunuyor. Ciddi bir operasyondu. "Sadece yurtiçi ile bağlantılı değil. Yurtdışı istihbaratları da vardı." diyen Yılmaz, olayın zamanlamasına dikkat çekiyor: "Seçimlerden önce İsrail ve Amerika'yla sorunlar vardı. Başbakan Tayyip Erdoğan hem İsrail hem de Amerika'ya karşı dik duruyordu. O tarihte Başbakan hiç kimseye ihtiyaç duymadan ülke içindeki dinamiklerle iktidar olacağını düşünüyordu. Ama sonra farklı bir dizayn gelişti. Birdenbire böyle bir olay oldu (kaset) ve Kılıçdaroğlu getirildi. Birden basın pompaladı. Aradaki fark AK Parti ile yüzde 3'e düşürüldü. Suni anlamda oy oranı yükseltildi CHP'nin. Aslında böyle bir oy oranı yoktu. CHP, Tayyip Erdoğan'a ciddi bir rakip yapıldı. İsrail'e giden gemi ve sonrasında yapılan açıklamalar var. Başbakan iç dinamiklerle hallettiğini düşünüyordu ama halledemeyeceğini anladı. Başbakan'dan vazgeçilirse en büyük iktidar adayı CHP'dir. Bu CHP iktidarında da Deniz Bey istenmiyor. Çünkü Amerika'ya daha yakın bir politika güdebilecek lider isteniyordu. Kılıçdaroğlu'nun özellikle Güneydoğu politikasında bunu görüyorum."
Baykal'a tuzak kurmakla suçlanan Oda TV ile ilgili soruşturmaya da değinen Muzaffer Yılmaz, sanıklardan İklim Bayraktar'ın kayıtlardaki ifadelerinin altını çiziyor. Avukat Yılmaz, "Deniz Bey'in siyasi hayatını bitirmeye yönelik bir şeydi. Ama bayan (İklim Bayraktar) çok açık verdi. Bunu kurguladığını kabul etti. 'Ektim biçicem' diye konuşmaları var. O tarihten sonra Deniz Bey'i aramaları var." ifadelerini kullanıyor.
DİĞER HABERLER
Milli Eğitim Bakanı grev yapanlara kızmadı
Milli Eğitim Bakanı Dinçer'den Ömer Dinçer'den grev değerlendirmesi.
Başbakan Kazakça konuşunca salon koptu!
Başbakan Erdoğan, Türk-Kazak İş Forumu'nun açılışında "Kazakça" konuştu.






































