Deniz Baykal yine hükümete yüklendi

Deniz Baykal yine hükümete yüklendi.9797
  • Giriş : 07.04.2009 / 21:41:00

Baykal, seçimlerden sonra partisinin ilk grup toplantısında hükümetin politikalarını eleştirdi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


CHP lideri Deniz Baykal partisinin grup toplantısında hükümetin dış politikasını üç noktada eleştirdi. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Anders Fogh Rasmussen'in NATO Genel Sekreteri seçilmesi sürecini hızlandırdığını söyledi, Türkiye'nin AB üyeliğine karşı çıktığını açıklayan Fransa'nın NATO'ya dönmesinin veto edilmemesini eleştirdi ve Ermenistan açılımıyla Azerbaycan'ın küstürüldüğüne dikkat çekti.

YEREL SEÇİMLER

Baykal, 29 Mart yerel seçimlerini de değerlendirdi ve AK Parti'nin "aşırı gerilimli ve çatışmacı bir kampanya yürütmeyi tercih etmesi" nedeniyle Türkiye'de alışılmış olan yerel seçim kampanyasının farklı şekilde geliştiğini iddia etti.

Deniz Baykal, "Bu seçimlerin, artık Türkiye'de siyasal yaşamının yeni bir döneme girmiş olduğunu ortaya koyduğu konusunda kimsenin şüphesi yoktur, olmamalıdır. Çok açık bir biçimde, bu seçimler, artık iktidarın 2002'de başlayan ve bütün iktidar olanaklarını etkili şekilde değerlendirerek oy gücünü artıran ve Türkiye'de egemen bir parti modeline dayalı bir siyasal yaşam şekillendiren, o dönemin artık sınırına gelindiğini ortaya koymuştur" dedi.

Baykal, AK Parti'nin oy kaybının, "yöresel, bölgesel ve yerel bir olay değil, Türkiye genelinde oy kaybı" olduğunu ileri sürerek, "Oy kaybı, belli bir
sebebe, bir hataya dayalı değil, genel uygulamanın, 7 yıllık bir dönemin muhasebenin getirdiği bir sonuçtur" diye konuştu.

İktidar partilerin, yerel seçimlerde oylarını 3-5 puan artıracaklarına işaret eden Baykal, bakanların, seçim bölgelerine kamp kurduklarını ve devlet
imkanlarının seferber edildiğini ileri sürdü.

Baykal, CHP'nin güçlenmiş bir parti olarak seçimlerden çıktığını, bütün handikaplara rağmen, oylarının anlamlı şekilde yükseldiğini savundu.

CHP Genel Başkanı Baykal, Grup Başkanvekili Kemal Kılıçdaroğlu'nu kastederek, "Bir milletvekili arkadaşımızı daha kaybetme tehlikesiyle karşı karşıyaydık" diyerek, Kılıçdaroğlu'nun İstanbul'da yüksek başarı sağladığını söyledi.

Kılıçdaroğlu'nu görmekten duyduğu memnuniyeti ifade eden Baykal, "Grubumuzda çok etkin çalışmalar yaptı. Bundan sonra da grubumuzda, partimizde çalışmalarını sürdürecektir" diye konuştu.

CHP Genel Başkanı Baykal, AK Parti'nin, Doğu ve Güneydoğu politikasının iflas ettiğini savunarak, "DTP'yi taklit ederek, 'Ben de DTP'yim' diyerek, bölgede etkili olunamayacağı ortaya çıkmıştır. Bölge, AKP'nin samimiyetine inanmamıştır, bu aldatmacaya alet olmamıştır" dedi.

Baykal, "Başbakan seçimlerin güven içinde, demokratik ortamda gerçekleştirilmesini sağlamakla yükümlü olan kişidir. Görev, sorumluluk onundur" şeklinde konuştu.

NATO GENEL SEKRETERLİĞİ SEÇİMİ

Baykal, konuşmasında, Danimarka Başbakanı Anders Fogh Rasmussen'in, NATO Genel Sekreterliği'ne seçilmesi sürecini de değerlendirdi.

Yaşanan karikatür krizinin, çok ciddi olduğuna ve görmezden gelinemeyeceğine işaret eden Baykal, 1 milyarın üzerinde kişinin duygularının rencide edildiğini belirtti.

Baykal, insan hakları ve basın özgürlüğünün; kutsal inançları ve mukaddes olarak bilinen şeyleri aşağılamak için fırsat olarak kullanılmasının, hiçbir yerde anlayışla kabul edilemeyeceğini bildirdi.

Danimarka'da yürürlükteki 1938 tarihli kanuna göre, bir başka dini aşağılamanın yasak olduğuna dikkati çeken Baykal, ancak kanunun 1938'den beri uygulanmadığını ifade etti.

Baykal, "Bu ülkenin bu konuda gereken duyarlılığı göstermemiş Başbakan'ı, Genel Sekreter olarak öneriliyor. Ayrıca, PKK terör örgütüne sahip
çıkan, destek olan bir televizyon kuruluşu oradan yayın yapıyor. Bu engellenemedi. Bunu anlatamadık, düşünce, yayın özgürlüğü diye kabul ettiler. Bunun, NATO için de uygun bir seçim olmadığını vurgulamak lazım" diye konuştu.

Propaganda aracı haline getirdi

Bu konuda çok büyük yanlış yapıldığını ifade eden Baykal, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, bunu "propaganda aracı haline getirdiğini", kamuoyu önünde düşünülen adayı desteklemeyeceğini "gösterişli" şekilde ilan ettiğini öne sürdü.

Baykal, bu ilanın, atamanın engellenmesine değil, zamanından önce gerçekleştirilmesine neden olduğunu belirterek, "Bu atama için 1 Ağustos'a kadar süre vardı. Ortalık yerde, kamuoyu önünde, meydan okuyarak, tahrik edici biçimde bu konu belki ortaya atılmamış olsaydı, bu konuların, gerçeğin daha iyi anlatılması imkanı olabilirdi. Rasmussen, düşünülenden daha erken Genel Sekreterliğe geldi" görüşünü savundu.

Bunu, "dış politika skandalı, zafiyeti" olarak nitelendiren Baykal, "Daha önce dönemin Danimarka Dışişleri Bakanı, Genel Sekreter olmak
istedi, ABD sahip çıktı, bu göreve gelmek üzereydi ama Fransa, 'Şu kadar yıl önce bir demeç verdi, benim Pasifik'teki nükleer denemelerimin, insanlığa, çevreye zarar verdiğini söyledi, ben kabul edemem' diyerek, engelledi. Bu tamamen şahsi bir mesele, göreviyle ilgili değil. Başbakan'ın, 3 gün önce, karikatür krizi karşısında gerekeni yapmadığını söylediği kişinin Genel Sekreter seçilmesi, Başbakan'ın oyuyla mümkün olmuştur. 3 gün önce hayır diyeceksin, 3 gün sonra seçeceksin. Bari ilan etme, önceden temasını yap" şeklinde konuştu.

FRANSA'NIN NATO'YA DÖNÜŞÜ

Türkiye'nin, AB'ye üyelik sürecinde, Fransa nedeniyle bazı bölümlerin müzakereye açılamadığını anımsatan Baykal, şimdi ise Fransa'nın, NATO'nun askeri kanadına katılımına "evet" denildiğini belirtti.

Baykal, Fransa'ya, "Sen müzakereler konusundaki vetonu kaldır, ben de buradaki vetomu kaldırayım" denilebileceğini ancak bunun yapılmadığını söyledi.

Baykal, "Efelik yapacağım, onu engelleriz, bunu tutarız söylemiyle kalktıktan sonra, böyle reel kayıplar yaşanıyor" dedi.

ERMENİSTAN İLE İLİŞKİLER

Hükümetin Ermeni politikası nedeniyle Azerbaycan'ın gönül kırıklığı, can sıkıntısı içine girdiğini öne süren Baykal, Azerbaycan Devlet Başkanı'nın söz verdiği halde İstanbul'da dünkü toplantıya gelmediğini hatırlattı.

Baykal, "Ermenistan ile dostluğu sağladık mı bilmiyorum ama Azerbaycan'ı kırmayı başardık" diye konuştu.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious

*

*


*