Deniz Baykal'dan Başbakan Erdoğan'a sert eleştiri

Deniz Baykal'dan Başbakan Erdoğan'a sert eleştiri.12855
  • Giriş : 17.06.2008 / 15:19:00

Baykal, Yargıya ve TSK'ya karşı nefret kampanyası başlatıldığını öne sürdü.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


CHP Genel Başkanı Baykal, Yargıya ve TSK'ya karşı nefret kampanyası başlatıldığını öne sürerek, iktidarın bundan habersizmiş gibi davranıp gizli gizli sevindiğini söyledi.

CHP Genel Başkanı Deniz Baykal Grup toplantısı öncesinde partisine katılan belediye başkanlarını milletvekilleriyle tanıştırdı.
Celaliye Kamiloba Belediye Başkanı Rıdvan Yavuz Bilge, (DP) Ordu Yeşilce Belediye Başkanı Yekta Aydın (DSP), Tokat, Turhal Çaydere Belediye Başkanı Sefer Çakır (DP) Tokat Yağmurlu Belediye Başkanı Ali Haydar Bingöl (SHP), Şimşek Türker'i (ÖDP) tanıştıran Baykal, "Bundan böyle birlikte mücadele edeceğiz, Türkiyemize hep birlikte sahip çıkacağız" dedi.

ÖSS STRESİ

Deniz Baykal, geçtiğimiz hafta 1 milyon 530 bin gencin ÖSS'de sınav stresi yaşadığını hatırlatarak, "Gençlerimizi en iyi şekilde yetiştirecek bir eğitim hamlesini gerçekleştirememenin sıkıntısını yaşıyoruz. Sayın Başbakan'ın dersanelerle ilgili şikayetini 6 yıl sonra duymanın heyecanını da yaşıyoruz. Sanki, Başbakan iktidarda değil de dışarıdan yeni gelmiş biri açıklama yapmıştır" dedi.

EKONOMİ KÖTÜYE GİDİYOR

Borsanın 40 binlerden 30 binli puanlara düştüğüne dikkat çeken Baykal, yabancıların yavaş yavaş borsadan çekildiğini, ancak zarar etmemek için temkinli çekildiklerini ifade etti.

Enflasyon arttığı dönemde faizlerin artışını kaygı verici bir gelişme olarak vurguluyan CHP lideri şöyle devam etti:

"Ocak -Nisan döneminde işsizlik verileri artmıştır. TÜİK rakamlarına göre bile artış devam etmektedir. Doğrudan yabancı yatırım yarı yarıya azaldı. 2008 Nisan ayında cari açık 4.9 milyar dolar oldu. Cari açık yıl sonunda 50 milyar doların üzerinde olacak. Tüketicinin ekonomiye olan güveni sarsıldı.

EKONOMİ İYİ TESLİM EDİLMİŞTİ

AKP'ye göstergeleri düzelen bir ekonomi teslim edildi. İktidar 6 yılda ekonomideki olumlu tabloyu tersine çevirdi.

Kümülatif, yani teorik enflasyon 7.35 oldu. Enflasyon farkı maaşlara yansıtılmalı. Emekliye verdiğiniz ikramiye ile bunu sürdürmenin imkanı yok. Yüzde 4 ile 11 arasındaki fark emeklilere ve memurlara ödenmelidir.

VATANDAŞ İŞ OLANAĞI İSTİYOR

Bu ülkenin insanları artık yardım paketleri ile değil namusuyla çalışarak yaşayacağı iş olanakları istiyor.

AKP'LİLER LÜKS YAŞIYOR

AKP'li yöneticilerin hepsi marka giyiyor, 5 yıldızlı otellerde kalıyor, çocukları işsiz değil; ihalelerle oynuyor. Millet açken kendileri için her türlü şatafatı meşru biliyorlar.

Başbakan, damadının başında bulunduğu şirkete atv ve Sabah'ı almaları için elenden ne geliyorsa yaptı. Almak isteyen işadamlarını tek tek arayarak ihalenin dışına çıkarttı. Devletin bankasından 750 milyon dolar teminatsız kredi verdirdi."

ERDOĞAN'A ELEŞTİRİ

Başbakan'a iktidar yolunu CHP'nin açtığını bir kez daha tekrar eden Baykal şöyle devam etti:

"CHP'ye sabıkalı diyor. Asıl sabıkalı olan Başbakan. Sabıkalı olmaktan iktidar sayesinde kurtuldun. Herkesle kavga ediyorsun kavgadan şikayetçisin. Bu çelişkilerin bir örneği de türban konusunda çıktı. Türban işini kim çıkardı? Sanki İspanya'da, "Velekvi türban siyasi simge olsun" diyen o değil. Sanki Anayasa Değişikliği yapıldıktan sonra üniversitelere genelge yayınlayan o değil."

MÜTAREKE BASINI

Gazeteci Fatih Altaylı ile bir programda röportaj yapan türbanlı bir kızın, "Atatürk'ü sevmiyorum, Humeyni'yi seviyorum" sözlerini hatırlatan Baykal, "Atatürk'e yönelik sevgisizlik nereden kaynaklanıyor bunu merak ediyoruz. Damat Ferit ve Vahdettin'in anlayışı bu kızımızın kafasındaki düşüncedir. Böyle düşünen ve yazan mütareke basınımız da var. Bu zihniyetin nerelere kadar kök salabilmiş olduğunu algılamalıyız. Atatürk'e sevgisizlik ile AKP'nin ilgisi var mı?

İNÖNÜ DÜŞMANLIĞI

Artık mesele türban meselesi değil, hedef rejim ve devletin bağımsızlığı. çok açık bir şekilde görülmüştür ki ortada ciddi bir sorun var.

İnönü düşmanlığı AKP'de egemen. İnönü'ye 'millet düşmanı' diyorlar halbuki 1950'de milletin önünü açan İsmet İnönü'dür. Artık düşmanlığa dayalı siyaset yapılamaz. Tarihimizin hiçbir döneminde yaşanmamış fitne, yalan siyaseti 10 gündür yaşanmaktadır. Türkiye'de siyaset partiler arasında yapılmaktadır. Şimdi yargı ile partiler arasında yapılmaya başladı. Yargıya karşı yalan kampanyası, Silahlı Kuvvetlere karşı kampanyalar başladı. Bu temel kurumlara karşı olağanüstü bir nefret kampanyası sürdürülüyor. Ne var bunun altında? Kimsiniz siz?, "Biz iktidarız." Bundan habersizmiş gibi davranıp gizli gizli seviniyorlar. Bu çok yanlış ve tehlikeli bir anlayıştır.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious