Deprem gerçeği

  • Giriş : 22.02.2007 / 00:00:00

Işıkara: 5 ile 5.9'luk deprem 1.5-2 ayda bir olabilir

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Türkiye Kızılay Derneği Genel Başkan Danışmanı Prof. Dr. Ahmet Mete Işıkara, “5 ile 5.9 büyüklüğü arasındaki depremler tüm ülkeyi kapsayacak şekilde bir buçuk, iki ayda bir olabilir” dedi. Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Jeoloji Mühendisleri Odası, Türkiye'de 17 Ağustos gibi yıkıcı afet deneyimlerine ve uyarılara rağmen hala yeterli hazırlığını yapılmadığını, afet zararlarını azaltma yolunda politikalar üretilmediğini vurguladı, tehlikeli fayları da gösterdi.

Dün meydana gelen depremin ardından Elazığ'a gelerek Sivrice ve Maden ilçelerinde incelemelerde bulunan Işıkara, sorularını yanıtladı. Türkiye'nin en önemli fay hatlarının Kuzey Anadolu ve Doğu Anadolu fay zonları olduğunu ifade eden Işıkara, “Elazığ ve çevresindeki il ve ilçeler bu zon üzerinde bulunuyor. 5.9 büyüklüğündeki deprem, Türkiye'nin olağan bir deprem aktivitesidir” dedi. 'Deprem olacak mı?' sorusu yerine 'Deprem olacak' gerçeğinin kabul edilerek, depremden korunma bilincinin yaygınlaştırılması gerektiğini belirten Işıkara, şöyle konuştu:

“Türkiye'nin olağan deprem gerçeği dediğim zaman 5 ile 5.9 büyüklüğü arasındaki depremler tüm ülkemizi kapsayacak şekilde bir buçuk iki ayda bir olabilir. Bu tarihin üzerine 45-50 gün koyun göreceksiniz ki bu büyüklükteki bir deprem ülkemizin herhangi bir yerinde olacaktır. 6 ile 6.9 büyüklükleri arasında yılda bir kere, 5-6 yıl aralıklarla da 7'nin üzerinde deprem olmakta” dedi. Depremin büyüklüğü ne olursa olsun depremden korunmanın mümkün olduğunu, bunun için depremden korunma bilincinin yaygınlaştırılması gerektiğini vurgulayan Işıkara, şöyle devam etti:

“Yani 'Bu deprem şu fayı tetikledi, fay şöyle hareket etti' bunlar önemli değil. Toplum için önemli olan 'Ben depreme ne kadar hazırım?, depremden korunma bilincine sahip miyim? sorusu... Dere yatağına ev yaparsanız, sel alır götürürse bunun sorumlusu kim? Türkiye bir deprem ülkesidir. Nereye giderseniz gidin, mutlaka deprem üreten bir fayla yan yanasınız. Eğer siz o fayı yok sayıp yapılaşmanızı ona göre yapmazsanız, o zaman deprem o evi alaşağı eder.”

DOĞU ANADOLU FAY ZONU

TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odasından yapılan yazılı açıklamada, yerleşimlerin afetlere karşı güvenlikli hale getirilme sürecinin, kararlı bir şekilde sürdürülen, geniş kapsamlı, toplumsal bir mücadele kültürü ve teknik hazırlıklarla başarılabileceği vurgulandı.

Elazığ-Sivrice'de dün 5,9 büyüklüğünde, 9 Şubat 2007'de de aynı bölgede 5,3 büyüklüğünde deprem meydana geldiği hatırlatılan açıklamada açıklamada, Doğu Anadolu Fay Zonu'nun Bingöl Karlıova'dan başlayan ve 580 kilometre uzunluğu boyunca Antakya'ya doğru uzanan 4-25 kilometre genişlikte olan bir deformasyon kuşağı olduğu belirtildi.

Açıklamada, Doğu Anadolu Fay Zonu'nun her bir depremde kırılması beklenen bölümleri, şöyle sıralandı:

Karlıova-Bingöl fayı-65 km uzunluğunda,
Palu-Hazar fayı; 50 km uzunluğunda,
Hazar-Sincik fayı hattı; 85 km uzunluğunda,
Çelikhan-Gölbaşı fayı; 50 km uzunluğunda,
Gölbaşı-Türkoğlu fayı; 90 km uzunluğunda,
Türkoğlu-Antakya fayı; 145 km uzunluğunda.

Açıklamada, söz konusu fay kuşağında uzun zamandır yıkıcı depremlerin olmadığı, bu fay zonunun yıkıcı depremlere neden olabileceği iddia edildi.

Türkiye'de 17 Ağustos gibi yıkıcı afet deneyimlerine ve uyarılara rağmen hala yeterli hazırlığını yapılmadığını, afet zararlarını azaltma yolunda politikalar üretilmediği savunulan açıklamada, ''Sivrice'de yaşananları doğanın bir uyarısı olarak kabul etmek başta siyasi iktidarlar olmak üzere toplum tüm
kesimleri ve kurumları olarak yaşamsal öneme sahip depreme hazırlık konusunda kendimizi her zaman sorgulamak zorundayız'' denildi.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious