Depresyon sadece psikolojik mi?

Depresyon sadece psikolojik mi?.22076
  • Giriş : 14.05.2009 / 22:43:00

Depresyon ve ruhsal hastalıklar psikolojik kökenli olmayabilirler...

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Psikolojik hastalıkların arttığı ve özellikle depresyonun çok yaygınlaştığı bir çağda yaşıyoruz. Çağımız yalnızlık ve depresyon çağına dönüşüyor. Bu gelişmeyle birlikte özellikle ruhsal hastalıklara yönelik tedavi edici uygulamalar haliyle popüler oluyorlar. Çünkü bu alanda hakikaten tedavi olunmaya ihtiyaç her geçen gün artıyor ve pek çok insan antidepresan ilaçlar kullanmalarına rağmen maalesef depresyonun pençesinden kurtulamıyorlar.

Tamamlayıcı tedavilerin bu kadar popüler olmaları ve hekim olmayan pek çok insanın medyada yer alarak bu alandan kendine pay çıkarma çabası psikolojik hastalıklarda çok iyi sonuçlar ortaya koymalarından kaynaklanır.
Psikolojik sorunlara çözüm yolu bulmak amacıyla bazı kavramları yerli yerine oturtmaya ihtiyacımız var. Bunları öğrenir sonra çözüm yoluna müracaat edersek elde edeceğimiz sonuç daha kaliteli ve verimli olacaktır.
Toksin Nedir?

Toksin, bedenimizde birikmiş zararlı artıklardır. Her insanda birikebilen toksinler özellikle kırklı yaşlardan sonra bedendeki etkilerini daha fazla göstermeye başlarlar. Bedeninde hiçbir şekilde zararlı atık bulundurmayan insan yoktur.

İnsan bedeni, sadece yağ ve adale dokusunu biriktirerek genişlemez. Kısmen bilinen ve yaşamın her anında bedenimizde biriken bu zararlı artıklara genel olarak toksin adı verilir.

Birçok insan bedeninin dışını temizlemesi gerektiğini bilir. Fakat ne yazık ki bu durumun bedeninin iç kısmı için de geçerli olduğunu kavrayamaz.

Tamamlayıcı terapilerin hangisi olursa olsun gerçekleştirdiği temel etki mekanizması; bedenin normal ve doğal bütünlüğüne kavuşmasını sağlamak, bedenin iç temizliğini sağlayarak depresyonu ciddi olarak iyileştirmektir.

Olumsuz Düşünceler Toksin Seviyesini Yükseltir

Toksinler, sadece dışarıdan alınan kirli maddeler, zehirli atıklar değildir. Beden maddesel anlamda sadece dışarıdan aldıklarını biriktirmez. Bununla birlikte asıl olarak içinde meydana gelen normal fizyolojik olayların artıklarını kendi başına temizler veya bu işlemde yetersiz kalarak temizleme gücünden mahrum kalır.

Bu süreci negatif yönde etkileyen en önemli faktör stres düzeyidir. Strese neden olan ise düşüncelerin kontrolden çıkması; öfke, kin ve nefret duygularının yoğun yaşanmasıdır. Duygusal fırtınalar hormon sistemini, hormon sistemi bedenin temizlenme sürecini doğrudan etkiler.

Olumsuz düşünce; damar dolaşım sistemini, böbreklerin ve karaciğerin çalışma performansını, bağırsakların peristaltik hareketlerini etkiler. Bu yüzden depresyondan en çok etkilenen organ sinir sistemiyle ciddi bağlantısı olan bağırsaklarımızdır. Depresyonda olan bir insanın bağırsaklarının rahat çalışması imkânsızdır. Birçok kabızlık vakasının altında yatan temel neden depresyondur. Bağırsakların, karaciğerin ve böbreklerin düzenli, yeterli seviyede çalışmaması bedendeki toksin miktarının artmasını sağlar. Çünkü artık bedenin kendi kendini temizleme süreci aksamaya başlamıştır.

Unutmayınız!...Psikolojik Sorunlar Sadece Psikolojik Kökenli Değildir

Birçok insanın mevsim dönüşümlerinde kendilerini yorgun ve gergin hissetmelerinin en güçlü nedeni iç kirlenmedir. İlkbaharın başlangıcında bu şikâyetlerin yaşanıyor olması bu yüzdendir. Bu durum metabolizmayı ve psikolojiyi doğrudan etkiler ve kronik yorgunluk sendromunun farkında olunmayan en önemli nedenleri arasında yer alır.

Bedenin iç temizliği iyi değilse ruh temizliğinin iyi olduğunu söylemek mümkün değildir. 'Kanı bozuk' tabirinin gerçeklik payı buradan gelir. Bilindiği üzere kanı bozuk tabiri 'iyi olmayan insanlar' için kullanılır. İç temizlik hali dolaşımda sürekli hareket halindeki kan dolaşımının düzenli olmasını sağlayarak ruh dünyasını ve zihin berraklığını etkileme gücüne sahiptir.

Bu yüzden karaciğer ve bağırsak temizliğinden sonra insanların ciddi bir rahatlama süreci yaşadıkları görülmektedir. Moda ifadeyle “detoks” kavramı ülkemiz için yeni bir tabir olsa da dünyada yaygın ve uzun yıllardır kullanılan bir kavramdır.Detoks sonrası rahatlama hali eğer diyet yapılmaz ve yemek yeme alışkanlıklarındaki hatalardan vazgeçilmezse sürekliliğini uzun süre devam ettiremez. Aslında bu durumlarda yapılacak en önemli davranış, olabildiğince az yemek yemeye başlamak veya haftada birkaç gün oruç tutmayı alışkanlık haline getirmektir.

Birçok psikolojik hastalığın ve yaygınlaşmış depresyonun altında yatan en önemli nedenlerden biri bu zehirlenme etkisidir. Kadınların nedeni tespit edilemeyen düşük(abortus) yapmalarında kandaki kirlenme ve buna bağlı olarak gelişen alerjik reaksiyonlar ciddi derecede pay sahibidirler. Bu yüzden bu tedaviler hamile kalamayanlarda, dolaşım bozukluğu ve bedenlerinde ciddi alerjik reaksiyonları bulunanlarda çok faydalı sonuçlar ortaya çıkarırlar.

Kanın Temizliği Çok Önemli

Bedendeki kanın temizlenmesi, zihnin ve aynı zamanda ruhun temizlenmesidir. Bu yüzden ruh sağlığına giden yol olabildiğince fazla egzersizden ve kanın temizlenmesinden geçer. Ruhen kendini yorgun hisseden bir insan temiz bir havada yarım saat veya kırk beş dakika orta veya hızlı tempoda egzersiz yaptığında bedeninde ve ruhunda meydana gelen rahatlamayı kolaylıkla hissedebilir.

Karaciğerin yorulması, bağırsakların gıdalarla fazlaca dolu olması bedenin kendini temizleme sürecini sürekli sabote eder. Zira bağırsakların doluluğu ve kolayca boşalamıyor olması onların toksinleri sürekli kan dolaşımına vermelerine neden olur. Bu durum iyileşmeyen kronikleşmiş metabolik veya psikolojik hastalıkların temel nedenlerinden biridir.

Toksik bedenden kurtulmak için kazanılması gereken en önemli alışkanlık oruç tutmaktır. İlerleyen yazılarımızda anlatacağımız Nöral Terapi tedavisi, toksik bedenin temizlenmesi amacıyla yapılacak en önemli tedavilerden biridir. Son yapılan araştırmalar göstermiştir ki insanın yaşadığı yalnızlık duygusu dâhil birçok olumsuz duygu durum bozukluğu oruç tutmayla ortadan kalkmaktadır. Oruç bedenin kendi kendisini temizleme sürecinde yapmış olduğu en önemli ve doğru davranıştır. Ayrıca bazı bitkiler ve bitkisel karışımlar, sebze ve meyve kürleri de bedenin iç temizliğinin gerçekleştirilmesi sürecinde önemli imkânlar sunar.

Toksinlerin Atılması

Toksinler, zararlı kimyasal artıklar, ağır metaller ve bedeni tahrip etme özelliğine sahip farklı maddelerdir. Bunların birikmesi ve bedeni tahrip etmesi kısa süre içinde değil, zamanla meydana gelir. Etkileri sinsice olduğu için birçok insan tarafından fark edilmez. Özellikle karaciğerin temizlenmesi bir çok hastalıktan korunmada ve bağışıklık sisteminin güçlendirilmesinde son derece önemlidir.

Mesela sigara içmeyi bırakan birinin bedeninde birikmiş olan toksinler çözülmeye başlar. Nasıl ki bedenin dışında bulunan deriden ter yoluyla toksinler çıkmaktadır; iç organlarımızdaki toksinler de bu şekilde sökülmeye başlar. Kan dolaşımına karışır; sonra idrar ve gaita ile dışarıya atılır.

Bedenin temizlenmesi toksinlerin atılması ile sınırlı değildir. Bedende birikmiş olan toksin toplulukları çözülme aşamasında bazı farklı desteklere ihtiyaç duyar. Örneğin insan günün belirli zamanlarında bağırsaklarının çalışmasına yönelik bazı bitkisel takviyeler kullanırsa toksinlerin çözülmesi kolaylaşır.

Örneğin sıcak çorbaların veya sulu yemeklerin içine günde birkaç çay kaşığı zencefil tozunun katılması hem kan dolaşımının rahatlamasını sağlar hem de bağırsaklardaki sindirim ateşinin güçlenerek daha iyi bir sindirim meydana gelmesini sağlar. Zencefilin dışında kan temizleyici olarak zerdeçal, ısırgan yaprağı ya da ısırgan tohumunun içilen sıvı gıdalarla birlikte alınmasının hem dolaşım hem de böbrek fonksiyonları için önemli oranda katkısı vardır.Buna rağmen bir hekime danışılmadan kontrolsüz ve ölçüsüz şekilde kullanılmalarını tavsiye etmeyiz.

Toksinler, bedenimizde gıdalarla, kirli hava ve kimyasal maddelerle biriken yabancı, zehirli maddelerdir. Bunların çoğu kimyasal artık, ağır metaldir. Birikmeye eğilimlidir. İnsan bedenini ve ruhunu tahrip eder. Yaşlanmayı attırır. Kan dolaşımını ağırlaştırıp kanın koyulaşmasını sağlayarak damar sisteminin tıkanmasını hızlandırırlar.Cep telefonlarının yaydığı elektromanyetik dalgalar, egzoz gazları, sigara dumanı ve pek çok faktörler bedenlerde toksinlerin birikmesine neden olurlar.

Toksinlerin atılması için bol su içilmeli, yemek azaltılmalı, hareket miktarı yükseltilmeli, gıda takviyesi olarak her gün bazı bitki ve baharatlardan yararlanılmalıdır. İlerleyen yazılarda bunlardan ve diğer yöntemlerden ayrıntılı olarak bahsedilecektir.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious

*

*


*