'Derin'e çomağı soktuk!

  • Giriş : 07.02.2007 / 00:00:00

Erdoğan: "Derin devlete çomağı soktuk, rahatsız oldular"

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Başbakan Erdoğan dün AK Parti grup toplantısında "Derin devlete çomağı soktuk, bundan rahatsız olanların sesi yükselmeye başladı. Vatanı kurtarmak adına hukuk ayaklar altına alınamaz" dedi. Polisteki kadrolaşma eleştirilerine de "Biz bu kadroları gökten zembille mi indirdik" diye tepki gösterdi.

'Çomağı soktuk sesler yükseldi'

Erdoğan, "Derin devlet, devletin kendisi değil, hukukun dışına çıkan çetelerdir" sözleriyle "derin devlet" tanımı yaparken "Hiç kimse kendini devletin yerine koyamaz"dedi.

Başbakan Tayyip Erdoğan, AK Parti grup konuşmasında derin devlet tartışmaları ile "Çomağı soktuk sesler yükselmeye başladı" dedi ve derin devleti "devletin kendisi değil, hukukun dışına çıkan çetelerdir" diye tanımladı. İsim vermeden Emniyet Genel Müdürlüğü'ndeki kadrolaşma iddialarına da değinen Erdoğan, "Bugün kamu kurumlarında görev yapan kadroları biz gökten zembille mi indirdik" diye sordu. Devlete eleman alımının KPS sınavı ile yapıldığını vurgulayan Başbakan, üst yönetime atamaların da "15-20 yıldır memuriyet görevinde bulunanlar arasından" seçildiğini söyledi. Erdoğan, şöyle dedi: "Buralarda bir politik kadrolaşma yaşandıysa bu kimin eseri? Bal gibi sizin eseriniz. Sizin göstermeye çalıştığınız gibi her şey AK Parti ile başlamadı." Ogün Samast'ın memleketi Trabzon'un Pelitli Beldesi Belediye Başkanı Ömer Kayıkçı'nın da izlediği toplantıda Erdoğan, şu mesajları verdi:

DERİN DEVLET TANIMI:
Derin devlet dedikleri, devletimizin kurumları değildir, devletin kendisi hiç değildir. Derin devlet kurumlar içerisinde kendi anlayışları veya kendi kutsalları adına yetkilerini aşarak hukukun dışına çıkmak suretiyle oluşan çeteleşmelerdir. Şimdi birileri, hemen, 'Sen Başbakansın, çöz, bitir bu işi' diyor. Kusura bakmayın, bu kadar kolaysa bunca zamandır iktidar oldun, gerillalar dediniz, kontrgerillalar dediniz ne yaptınız? Hiçbir şey. Biz şu anda çomağı soktuk, onun için bundan rahatsız olanların sesi yükselmeye başladı. Kimse devleti töhmet altında bırakamaz.

KURUMLARI ÇARPIŞTIRMAYIN:
Birileri diyor ki, 'bunları söyleyerek devleti milliyetçiliği töhmet altında bırakıyorsunuz.' Hayır yanılıyorsunuz veya bilerek yanıltıyorsunuz, mugalata yapıyorsunuz, hatta çetelerin tam da istediği gibi tehlikeli bir şekilde kurumlarımızı karşı karşıya getiriyorsunuz. Kimse yanlış yapan, birkaç kişi üzerinden devletimizi, devletimizin kurumlarını yıpratmaya tevessül etmesin.

FAİLİ MEÇHULLER DÖNEMİ BİTTİ:
Türkiye, faili meçhullerle anılan dönemlerden, faillerin kısa sürede yakalandıkları aktif mücadele dönemine girmiştir. Kendilerini kanunlardan azade, hukuktan bağımsız görenler, imtiyaz ve kayırma bekleyenler varsa bunlar büyük bir yanılgı içerisindedirler. Kayıt dışı yönetim, kayıt dışı ekonomi, kayıt dışı güvenlik anlayışı olamaz, Kimileri kalkıp ülkeyi ve vatanı kurtarmak adına hukuku ayaklar altına alıyorsa, orada masum ve göz ardı edilecek bir durumdan söz edilemez. Hiç kimse kendini devletin yerine koyamaz.

GENÇLERE ÇAĞRI:
Gençler, içinde hamaset, öfke, şiddet ve nefret olan söylemlere, davranışlara, provokasyonlara karşı uyanık olun. Irkçılık yapmak, kafatasçılık yapmak, dışlayıcı milliyetçiliktir, ayrımcılıktır, bölücülüktür, negatif bir milliyetçiliktir ve bu millete yapılabilecek en büyük kötülüktür. Aramıza nifak tohumu ekmek isteyenler, kışkırtıcılık yapanlar karşımıza her ne sıfatla çıkarlarsa çıksınlar, belki her şey olabilirler ama asla vatansever, yurtsever olamazlar.

LAİKLİK TARTIŞMASI:
Laiklik ilkesinin farklı inanç ve yaşam biçimleri için özgürleştirici bir güvence olarak taşıdığı önem çok daha iyi anlaşılmıştır. Laikliği ayrıştırıcı değil, birleştirici bir ilke olarak yaşayıp gelecek kuşaklara taşımak için gündelik siyasetin üstünde tutmaya büyük önem vermeliyiz.

HUKUK DEVLETİ:
Cumhuriyet, demokrasi ve laiklik kadar önemli olan bir anayasal kavram da şüphesiz ki hukuk devletidir. Hukuk, demokratik sistemin de ana taşıyıcı sütunudur. Hukukla kanunu birbirine karıştırmayalım. Hukuk devleti anlayışını koruyamazsak ne hukuku, ne adaleti, ne de toplumsal birlik ve bütünlüğü koruyabiliriz.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious