Dershane öğretmenlerine kadro - Dershaneler ne zaman kapanacak?

Dershane öğretmenlerine kadro - Dershaneler ne zaman kapanacak?.28469
02.12.2013 / 10:27:08

Dershaneler ne zaman kapatılacak? Dershane öğretmenlerine kadro verilecek mi? Soruların cevabı muamma...

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Başbakan Erdoğan dershanelerde görev yapan 40 yaş üzeri öğretmenleri devlet okullarına alacaklarını söyledi. Peki 2014 bütçesi bu yüke hazır mı? Yanıt Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'ten geldi... Şimşek, önümüzdeki yıl bütçede öngörülenin üzerinde öğretmen alınmasının vergi artışı ya da borçlanma anlamına geleceğini söyledi...

Bu arada ortaya çıkan gerçek şu ki hukukun, demokrasinin, vicdan ve aklın ön planda olacağı bir karar sürecinde dershaneler kapatılmamalı, kapatılamaz da...
Dershanelerin kapatılması tartışmaları sürüyor. Bugün yüksek ihtimalle taslağın son halinin Bakanlar Kurulu’na gelmesi söz konusu. Kapatmanın yanlışlığı üzerine Bugün Gazetesi olarak yaklaşık iki haftadır, bilgi ve belgeye dayalı olayın boyutlarının sağlıklı şekilde anlaşılması için yayın yapıyoruz. Ortaya çıkan gerçek şu ki dershaneler hukukun, demokrasinin, vicdan ve aklın ön planda olacağı bir karar sürecinde kapatılmamalı, kapatılamaz da...

İsterseniz neden böyle düşündüğümüzü olayın, eğitim, hukuk, toplumsal ve sosyolojik yansımaları ve hesap hatalarını bir kez daha gözden geçirerek ortaya koyalım.

Kapatılmamalı çünkü: HUKUKA AYKIRI

Neredeyse tüm hukukçular, dershaneleri kapatma kararının Anayasamızın birden çok maddesine aykırı olduğu, yine Anayasamız üzerinde bağlayıcılığı bulunan Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne aykırı olduğu, yine kapatılamayacağını gösteren emsal AYM kararları ile Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları bulunduğu konusunda birleşiyorlar. Zira dershaneleri kapatmak, Çalışma/Sözleşme (Hür Teşebbüs) Hakkı’nı ihlal, Kişinin Maddi ve Manevi Varlığını Geliştirme Hakkı’nı ihlal, Mülkiyet Hakkı’nı ihlal, Eğitim ve Öğrenim Hakkı’nı ihlal ve kazanılmış haklar ile ters düştüğü konusunda hemfikirler. Hal böyle iken, “Karar verdik, kapatacağız” demek, Anayasa ve evrensel hukuka rağmen adım atmaya yeltenmek olur ki, devlet AYM veya AİHM‘de sayısız davalarla karşı karşıya kalır...

Kapatılmamalı çünkü: EĞİTİM BÜYÜK DARBE YER

Dershaneler eğitimdeki sorunlarımızın nedeni değil sonucudur. Sonucu ortadan kaldırmak nedenleri sürdürmek ortaya bir kaos çıkaracaktır. Üniversitelerimizde kontenjan sorunu devam ediyor. Geçtiğimiz yıl 1 milyon 924 kişi üniversiteye girmek için sınava girerken, bunun sadece 385 bini 4 yıllık lisans eğitimine hak kazanmış, 286 bini önlisans programlarına yerleştirilmiş ve 205 bini de açık öğretime kaydedilmiştir. Buna rağmen, giremeyenler girenlerden fazladır. Yine tıp fakültesini tercih edenler, kontenjanın tam 25 katıdır. Bir eleme sınavı yapmak, derecelendirmeye gitmek zorunluluktur. O halde daha iyi bölümlere hazırlanmak isteyen insanların önünü kesmek, milyonlarca genci haksız bir rekabete zorlamak olur.

Kapatılmamalı çünkü: FIRSAT EŞİTLİĞİ YOK OLUR

Dershaneler beğenilsin ya da beğenilmesin, öğrenciler açısından tamamlayıcı eğitim vermektedir. Milli Eğitim Bakanlığı’nın kendi raporuna göre de, yüzde 70’ten fazlası okulu değil dershaneyi tercih etmektedir. Türkiye’de okullar arası eğitim kalitesi farkı bulunmaktadır. Özel bir kolej ile, Fen veya Anadolu liselerinin eğitimlerini, kırsal hatta büyükşehirlerin kenar mahallelerindeki liseler ile eş tutmak, bu gençlere büyük haksızlık olur. Hâlihazırda 120 bin öğretmen açığı bulunduğu dikkate alınırsa, eğitim kalitesi farkının kısa vadede kapanamayacağı da ortaya çıkıyor. Yine gerek hükümete yakın SETA’nın gerekse TOBB’un hazırladığı dershanelere ilişkin raporlar, zengin ailelerin çocuklarını özel okullarda, özel dersler aldırarak okuttuğunu, dershaneye giden öğrencilerin yüzde 85’inin aylık geliri 2 bin liranın altındaki ailelerin çocukları olduğunu ortaya koyuyor. Yani bu imkanı gençlerin elinden almak, onları puanı düşük bölümlere girmeye ya da hiç üniversite okumamaya zorlamak olur... Fırsat eşitliğine sadece Doğu ve Güneydoğu için bakmak da yeterli değildir, dershaneleri kaldırmak İHL’ler ve meslek liseleri için “katsayı uygulamasını” dolaylı olarak yeniden yürürlüğe sokmak olur. Katsayı haksızlığı kaldırıldığı halde İHL’den mezun olanların 2012-2013’teki başarı oranı yüzde 14’ü, Endüstri Meslek Lisesi mezunlarının da ancak yüzde 2’si üniversite kazanabildi. Dershaneleri kapatmak onları da yokluğa mahkûm etmek olur.

Kapatılmamalı çünkü: TERÖRÜN EKMEĞİNE YAĞ SÜRÜLÜR

Gazetemizde dün ve bugün yayınladığımız haberler gösteriyor ki, dershane ve etüt merkezleri Doğu ve Güneydoğu başta olmak üzere büyük bir boşluğu dolduruyor, gençler gelecek umudu ile delikanlı yaşlarında yanlışa sürüklenmekten kurtuluyor. Gerek PKK/KCK’nın açıklamaları ve “Eğitimde boşluğu siz doldurun” yaklaşımı, gerekse Hizbullah/İlim Grubu’nun “boşa düşecek gençleri kapma” plan ve hesapları da gösteriyor ki, bu kurumları kapatmak bölge gençliğini terör örgütlerinin kucağına itmek olur. Zira gazetemizde detaylı şekilde irdelediğimiz gibi, Diyarbakır’da 12’nci sınıf öğrencilerinin yüzde 47’si, Van’da yüzde 41’i ücretsiz etüt merkezi ve okuma salonlarına rağmen dershanelere gidiyor. Sadece Diyarbakır’da ücretsiz okuma salonlarına gidenlerin sayısı 5 bin 600... Yine gazetemizde çok net ortaya koyduğumuz gibi, Kızıltepe’de 1993’te hiç dershane yokken kazanan öğrenci sayısı 25 iken, 12 dershanenin faaliyette bulunduğu 2012-2003 yılında kazanan öğrenci sayısı 2 bin 246’ya çıkmış ve 90 kat artmıştır.

Cizre’de 3 dershane açıldıktan sonraki sıçrama ise 2012-2013’te tam 128 kata ulaşmıştır. Bütün bunları yok sayarak, gençlerin önüne sağlıklı alternatifler konulmadan alelacele atılacak adımlar, ülkenin geleceğine zarar verir.
 
...DEVAMI BUGÜN GAZETESİ'NDE!

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious

*

*


*