'Dershanelere yılda 9 milyar dolar gidiyor'

  • Giriş : 19.06.2006 / 00:00:00

Çukurova Üniversitesi (ÇÜ) Öğretim Üyesi Prof. Dr. İbrahim Ortaş, her yıl düzenli olarak yapılan Ortaöğretim Kurumları Sınavı (OKS) ve Öğrenci Seçme Sınavı'nın (ÖSS) başlı başına bir ülke sorunu haline geldiğini söyledi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Türkiye'nin genç nüfusu ve buna paralel olarak okul çağındaki 18 milyon öğrencisi ile dünyada ender ülkelerden biri olduğunu kaydeden Ortaş, "Bu öğrencilerin yaklaşık 2 milyonu her yıl geleceğini kazanma umudu olarak üniversiteye girmeyi ve buradan edineceği meslek ile yaşamını anlamlı kılacağını düşünmektedir. Bugün iyi bir işe girmek için insanlarımızın önüne tek çıkış kapısı olarak üniversite sınavının kazanılması anlayışı tam bir çıkmaz duruma gelmiştir. Üniversitelerin sayısı ve kapasitesi dikkate alındığında öğrencilerin yüzde 90'ına yakını ise girebilecekleri bir bölüme kayıt yaptıramamaktadırlar. Ortalama her öğrencinin 2,5 defa ÖSS sınavına girdiğini ve çoğunluğunun 20 yaş üzerinde sokakta kaldığını düşünürsek ciddi bir sorun ile karşı karşıyayız. 20 yaşına kadar sınava ve ezbere dayalı öğretilen bu gençlerin büyük çoğunluğunun herhangi bir mesleği olmadığı ve de sorun çözme becerileri de olmadığı için bütün yaşamaları boyunca bocalamaktadırlar. Öğrenciler lise sonrası sınav olmadı, askerlik, o da olmadı ya yurtdışına kaçmak ya da ailesine yük olmak durumunda kalmanın yarattığı etki ayrıca ciddi şekilde kişinin ruh halini bozmaktadır." dedi.

Türkiye'de ayakta kalma veya bir yaşam-ölüm anlayışına bürünen üniversite sınavını kazanma anlayışının toptan bir gençliği verimsiz duruma getirdiğini aktaran Ortaş, bunun bir çok nedeni arasında en önemlisinin üniversitenin bir iş bulma aracı olarak görülmesi anlayışının yer aldığını belirtti.

Üniversitelerin bilim ve felsefi tartışma ortamı olmasına rağmen günümüzde üniversitelerin başkasının meydana getirdiği bilgilerin hocalar tarafından anlayabildiği kadarı ile öğrenciye aktarılma ve bunları anlayanlara diploma verme ortamı haline geldiğini söyleyen Ortaş, "Her yıl ÖSS sınavı ile Türkiye'nin en iyi beyinleri belirli üniversitelere girmekte, oradan da yurtdışına giderek bir daha da ülkeye hiçbir faydası olmamak üzere ayrılmaktadır" şeklinde konuştu.

9 MİLYAR DOLARLIK SEKTÖR

Yetersiz üretim modeli ve bunun ortaya çıkardığı işsizlik nedeniyle çok sayıda gencin üniversiteyi bir iş kapısı olarak görerek üniversiteye girmeye çalıştığını kaydeden Prof. Dr. İbrahim Ortaş, üniversiteye girme anlayışının aileler tarafından da benimsendiğini, sonuçta devreye özel dersler, dershaneler ve okulların girdiğini vurguladı.

Ortaş, sözlerini şöyle tamamladı: "Eğitim sistemimiz uzun zamandır temel felsefeden ve milli eğitim anlayışından uzaklaştığı için eğitim bir şekilde kendi kaderine terk edilmiş durumdadır. Devlet okullarının fiziki yapılarının günümüze uygun olmaması, iyi öğretmenlerin düşük ücret ve yetersiz koşullar nedeniyle özel sektöre geçmeleri ile başlayan verimsizlik artık kendisini bariz olarak hissettirmeye başlamıştır. Bu durum toplumun devlet kaynaklı eğitime olan güveni sarsılmış bunun yerine herkes gemisini kurtaran kaptan misali, çocuğunu özel okul ve dershaneye yönlendirmeye çalışmaktadır. Ülkemizde 1970'li yılların sonlarında 200 olan dershane sayısının günümüzde 3 binin üzerine çıkması ile başlayan süreçte ülkenin en iyi öğretmenleri yüksek ücretler ile dershanelere çekilmiştir. Dershane sektörü bugün 9 milyar dolarlık dev bir sektör haline gelmiştir. Ayrıca kayıt dışı olarak verilen özel dersler de hesaplandığında meblağ daha da yüksek olmaktadır."

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious