Derviş BM Sekreteri olacak mı?

  • Giriş : 27.08.2006 / 00:00:00

Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Kofi Annan’ın yerine gelecek isim için uzun süredir devam eden bir yarış var.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Irak Savaşı ile konumu tartışılmaya başlanan, son Lübnan krizinde de imaj kaybına uğrayan BM’nin başına geçmek için talip olanlar da var, “bir anlaşmazlık olsa da beni çağırsalar” diye bekleyenler de... Son dakikada sürpriz bir ismin çıkması da muhtemel olan bu seçimi kazanmanın yolu öncelikle Güvenlik Konseyi’nin desteğini almaktan geçiyor. Önce 5 daimi üye ile geçici 4 üyeden destek bulmak zorunda olan aday, ardından Genel Kurul’da bütün ülkelerce oylanacak. BM’nin yeni patronu olacak kişi, 192 üyeli, birkaç milyar dolar bütçeli teşkilatın başına oturacak.

Genel sekreterlik için aday bolluğu

Favoriler
G.Kore Dışişleri Bakanı Ban Ki-moon
BM Genel Sekr. Yard. Hintli şair
Shashi Tharoor
Tayland Başb. Yard.
Surakiart Sathirathai
Sri Lankalı BM Silahsızlanma Programı Başkanı Jayantha Dhanapala


Plaseler
Birleşmiş Milletler
Kalkınma Prog. Direktörü Kemal Derviş
Ürdün’ün BM’deki
büyükelçisi
Zeyd Raed el Hüseyin
Singapur eski
başbakanlarından
Chok Thon Gok
Filipinler Meclis Başkanı Leticia Shahani
Malezya eski Başb. Yard. Enver İbrahim
Endonezya eski Dışişleri Bakanı Ali Alatas


Sürprizler
İngiltere Başbakanı
Tony Blair
ABD eski Başkanı
Bill Clinton
İran eski Cumhurbaşkanı
Muhammed Hatemi


Öncekilerde nispeten sessiz sedasız geçen genel sekreterlik seçimleri bu kez farklı bir ilgiyle izleniyor. Önce Irak’ta yaşanan süreç, halen Lübnan başta olmak üzere Ortadoğu’da devam eden olaylar, BM’nin konumunu bir kere daha ön plana çıkardı. Lübnan olayları ilk patlak verdiğinde, Birleşmiş Milletler’in sükûnet ve ateşkes için ağırlığını koyarak önderlik etmesi beklendi, o da olmazsa en azından yapılacak girişimlere destek vermesi... Ancak ilerleyen günlerde, bölgede öldürülen 4 personeli için kınama bile yayınlamayan BM, sadece New York’ta değil, dünyanın dört bir yanındaki örgüt çalışanlarını adeta isyan ettirdi. Tenkitlerin başında, dünyadaki tüm devletlerin tanıdığı bu kurumun etkisizleştirilip, adeta yok sayılır hale gelmesi vardı. Mesai arkadaşları görev başında ölürken, kendi teşkilatlarından ciddi bir ses yüksel(e)memesi birçok BM çalışanını çileden çıkarmıştı. Tam da aynı günlerde, yılbaşında görevine başlayacak yeni genel sekreterin belirlenmesi için ilk tur gayri resmî yoklama seçimleri başladı. Yaşananlardan şikayet eden tüm BM çalışanlarının dileği, BM’nin ayaklar altına alınan karizmasını ihya edecek bir ismin bu makama gelmesi oldu. Sadece çalışanlar değil, “BM ruhuna” inancını hâlâ koruyan uluslararası toplumun önde gelen isimleri de…

‘Küçük ülkeler’ tercih ediliyor

Aslında bugüne kadar genel sekreterlik seçimlerinde tartışmalar hiç bu kadar erken başlamamıştı. Güvenlik Konseyi’nin 5 daimi üyesi önce aralarında bir ismi tartışır, bu isim resmî seçimlerin hemen öncesinde gündeme gelir ve ufak tefek itirazlar yükselse de, konseyden çıkan isim onaylanırdı. Güvenlik Konseyi’nin 5 daimi üyesi arasında, kendi ülkelerinden bir aday çıkarmama konusunda bir centilmenlik anlaşması mevcut. Zaten veto hakları bulunan bu ülkelerin bir de genel sekreter çıkarması durumunda dengelerin iyiden iyiye sarsılacağı düşüncesiyle, genel sekreterlerin genelde ‘küçük’ ülkelerden seçilmesi benimsenmiş durumda. Fazla suya sabuna dokunmayan, ‘köşeli tavırlar’ almaktan kaçınacak isimler üzerinde uzlaşmaya varılarak yapıldı bugüne kadarki seçimler. Daha önce görev yapan isimlerden Mısırlı Butros Gali, Perulu Perez De Cuellar, Avusturyalı Kurt Waldheim ile Burmalı U Thant bu portreye çok iyi uyan isimler olarak dikkat çekiyor. BM’nin ilk kurulduğu yıllarda görev yapan Norveçli Trygve Lie ile İsveçli Dag Hammarskjöld de, geleneksel barışçı ülkelerdendi. Ganalı Kofi Annan da, hem küçük bir ülkeden olması hem de BM içinden gelmesi nedeniyle büyük destek bulmuştu. Zaten ikinci kez 5 yıllık göreve aday gösterilirken, özellikle ABD tarafından büyük destek görmüştü.

Annan’dan ağzı yanan Amerika...
Ancak, Annan’ın Irak Savaşı öncesinde takındığı tutum, Amerikan yönetimini çileden çıkardı. Çözüm için tüm yolların tüketilmediğini düşünen Annan, askerî harekâta soğuk bakınca, Amerikalılar, BM’nin etkinliğini ‘sıfıra’ indirme operasyonu için düğmeye bastı. Washington önce, “BM’nin 38 katlı binasının 10’unu yıksanız bir şey kaybetmez” diyen John Bolton gibi bir ismi temsilci olarak görevlendirdi. Ardından da kurumun başlattığı reform hareketlerini ‘bir şekilde’ engelledi. Annan gidene kadar “top çevirme” taktiği benimseyen Amerikalılar, yeni genel sekreterin seçilmesinde “yoğurdu üfleyerek yiyeceğinin” işaretlerini veriyor. ABD’nin yeni genel sekreterde aradığı özelliklerin başında “çok iyi bir idareci” olması var. BM’nin gelirlerinin neredeyse dörtte birini karşılayan Amerikan yönetimi, genel sekreterin yöneticilik kariyerine dikkat ediyor. ABD, bu seçimde “kıtalararası rotasyon sırası gelen” Asyalı bir isme sıcak bakarken, “kaliteli bir aday olursa, Doğu Avrupa’dan birine de destek verebileceğini” açıkça ilan etti. Gözlemciler ABD’nin gizli adayının Polonya’nın eski Cumhurbaşkanı Aleksander Kwasniveski olduğu yönünde. Fakat bu isme Rusya’nın tepki göstermesi kuvvetle muhtemel. ABD’nin Asyalı aday listesinde ilk sırada yeni kurulan Doğu Timorlu Jose Ramos Horta var. Ürdün’ün BM’deki büyükelçisi Prens Zeyd Raed el Hüseyin de ‘plase’ isim. Konseyin daimi üyelerinden İngiltere, ABD ile aynı tavırda. Fransa’nın en büyük şartı ise yeni genel sekreterin mükemmel Fransızca bilmesi. Tayland Başbakan Yardımcısı Surakiart Sathirathai, Paris’te yaptığı Fransızca sunum ile, Fransa’nın desteğini almada öne geçti. Rusya, genel sekreterliğin kıta sırası gelen Asya’dan bir ülkeye verilmesini destekliyor; Doğu Avrupa’dan çıkarılacak bir ismi veto edeceğini de vurguluyor. Çin, genel sekreterin Asyalı olmasını şart koşarken, kıta dışından bir ismi veto edeceğini açıkladı; ancak, herhangi bir isme destek vermedi.

Konseyde 5 daimi ülkenin dışındaki Arjantin, Kongo, Danimarka, Gana, Yunanistan, Peru, Katar, Slovakya ve Tanzanya genellikle sırası gelen Asya’dan bir ismi destekleyecekleri yönünde görüntü veriyor. Daimi olmayan diğer üyesi Japonya ise Asyalı olmasına rağmen aday çıkarmadı; çünkü gündemini konseyde ‘daimi üyelik’ üzerine yoğunlaştırmış durumda. Japonya ayrıca, Güney Koreli Ban Ki-moon’a, “iki ülke arasındaki husumetten dolayı” çok soğuk bakıyor.

Aranan, diplomat değil, CEO

Yeni genel sekreterin masasında bulacağı en önemli dosya, Birleşmiş Milletler’de reform çalışmaları. Kofi Annan’ın bugüne kadar üzerinde çok durduğu bu çalışma, son bir yılda özellikle ABD’nin çekinceleri sebebiyle bir türlü istenen noktaya gelemedi. Üzerinde anlaşılan metinlere ABD son anda itirazlar getirdi. Yeni genel sekreter, mali kriz içindeki kurumun bütçesini düzeltmenin yanında bekleyen devasa iç sorunlarla uğraşacak. Maliyeti 2 milyar doları bulan yeni bir genel sekreterlik binasının inşaatı, çalışma heyecanını yitirmiş, yer yer yozlaşmış personele çekidüzen verilmesi, ayyuka çıkan mali yolsuzlukların önlenmesi bunların başında. Bu sebeple yeni genel sekreterin uluslararası diplomaside önderlik ve arabuluculuk rolünden çok, işleri iyi idare edecek birisi arasından seçilmesi öne çıkıyor. Yeni genel sekreterin diplomatik incelikleri bilen bir CEO (üst yönetici) gibi çalışmasını isteyen ABD’ye, özellikle küçük ülkeler karşı çıkıyor. Dünya üzerinde seslerini duyurabildikleri tek mecra olan BM’nin sorunlar karşısında daha aktif olmasını isteyen 77’ler gibi oluşumlar, kurumun başına gerektiğinde tavır alabilecek bir ismin gelmesinden yana.

Güney Kore dışişleri bakanı bir adım önde; yarış sürprizlere açık

Genel sekreter seçiminde daimi üyelerin de bulunduğu en az 9 ülkenin kabul ettiği bir isim, BM Genel Kurulu’nun onayına aday olarak sunuluyor. Kurulda yapılacak oylama ile genel sekreter 5 yıllığına seçilmiş oluyor. Annan gibi, BM patronlarının iki dönem üst üste görev yapması da gelenekler arasında. Geçtiğimiz günlerde bu göreve talip isimler arasından genel kurulda gayri resmi bir oylama yapıldı. Adı öne çıkan Güney Kore Dışişleri Bakanı Ban Ki-Moon, BM genel sekreter yardımcısı Hintli şair Shashi Tharoor, Tayland Başbakan Yardımcısı Surakiart Sathirathai ve Sri Lankalı BM Silahsızlanma Programı Başkanı Jayantha Dhanapala isimleri oylandı. Tüm üyeler, adaylar hakkında “olumlu”, “olumsuz” ve “kararsız” şeklinde görüş bildirdi. Güney Koreli Ban Ki-Moon, 12 üyeden destek bulurken, sadece bir ülke aleyhte oy kullandı. Hint Tharoor’a 10 üye sıcak bakarken, 2 üye olumsuz, 3 üye de kararsız kaldı. Taylandlı Surakiart ve Sri Lankalı Dhanapala’nın destekçileri ise 7 ve 5’te kaldı. Gözlemciler, oylamada adı öne çıkan Koreli adaya sadece Japonya’nın sıcak bakmadığını belirtiyor. Hintli Tharoor’un, “küçük ülke” prensibine uymadığı düşünülüyor. Ancak buna karşılık 10 olumlu oya ulaşması Tharoor’u umutlandırıyor.

Öte yandan ABD’nin çok sıcak baktığı Ürdünlü prens Zeyd, Singapur’un eski başbakanlarından Chok Thon Gok, Filipinler’den Leticia Shahani, Malezyalı Enver İbrahim, diğer adaylarda uzlaşılamaması durumunda öne çıkabilecek isimlerden. Sürpriz olarak dillendirilen İran’ın eski Cumhurbaşkanı Muhammed Hatemi’yi ise Amerikan yönetiminin kesinlikle veto edeceği belirtiliyor. Adı başkanlık için geçen isimler içinde Türkiye için BM’deki en hassas mesele olan Kıbrıs konusunda açıktan tavrı bulunan bir aday yok.

Kemal Derviş ‘can simidi’ olabilir

Yarışta, halen üzerinde görüş belirtilen adayların dışında başka isimlerin de gündeme gelmesi muhtemel. Özellikle bazı adaylara itirazların sürmesi veya birisinin üzerinde ittifak edilememesi durumunda, tamamen tartışmaların dışında bir isim de gündeme gelebilir. Bunların başında da, BM Kalkınma Programı Direktörü Kemal Derviş var. Derviş’in en büyük handikabı ise Asya’dan olmaması. Bunun dışında tüm ülkelerin desteğini alabilecek özelliklere sahip. Derviş için Türkiye’nin Asyalılık kimliğine de vurgu yapılabileceği belirtiliyor.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious