'Devlet adamlarının mirası tüm millete aittir'

  • Giriş : 19.04.2006 / 00:00:00

Anavatan Partisi Genel Başkanı Erkan Mumcu, ölüm yıldönümünde Turgut Özal'ın mirası konusunda bir tartışma başladığını ifade ederek "Birilerinin Özal'ın mirasına sahip olacağı, birilerinin olamayacağı tartışılıyor.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Anavatan Partisi Meclis Grubu toplantısında, vefatının 13. yıldönümü nedeniyle 8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal'ın anısına saygı duruşunda bulunuldu. Partisinin grup toplantısında konuşan Erkan Mumcu, 'tonton amca' olarak nitelendirdiği Turgut Özal'ın ölüm yıldönümünde çok geniş katılımlı etkinlikle anıldığını, çok iyi anma etkinlikleri düzenlendiğini ve basının bu etkinliklere çok geniş yer verdiğini kaydetti.

Ölüm yıldönümünde Turgut Özal'ın mirası konusunda bir tartışma başladığını ifade eden Erkan Mumcu, "Birilerinin Özal'ın mirasına sahip olacağı, birilerinin olamayacağı tartışılıyor. Devlet adamlarının, siyaset adamlarının mirası tüm millete aittir. Özel bir sahibi yoktur. Ailesi, yakınları veya partisi bu mirasın sahibi değildir. Devlet adamları, tıpkı devlet gibi milletin malıdır. Bu yüzden miras tartışmasını gülünç buluyorum" dedi.

Mumcu, sağlığında Turgut Özal'ı acımasızca eleştiren, eleştiri sınırını geçerek hakaretler eden kesimlerin, ölümünün üzerinden 13 yıl geçtikten sonra, Özal'ın hakkını teslim etmek zorunda kaldıklarını vurguladı. Mumcu, bu kesimlerin Özal'ın büyüklüğünü kabul etmek zorunda kaldıklarını, hatta 'burdan bize de etmek çıkar mı' mantığıyla Özal'dan övgüyle bahsettiklerini kaydetti. Erkan Mumcu, şunları söyledi: "Özal'ın bir fahri doktora alışı sırasında giydiği öğretim elemanı cübbesiyle çekilmiş fotoğrafını milyonlarca adet bastırarak, 'Özal papaz oldu, dininden döndü' diye propaganda yapanları unutmadık. Memnuniyetle görüyoruz ki o zaman bu propagandayı yapanlar, oluşan toplumsal baskı karşısında Özal'dan özgüyle bahsetmek zorunda kalıyorlar"

Mumcu, ölümünün üzerinden 13 yıl geçmesine rağmen Turgut Özal'ın hala büyük bir özlemle anılmasının gerisinde yatan hikmetin iyi anlaşılması gerektiğini vurgulayarak, bunun hikmetinin, Özal'ın toplumda hala var olan kalıcı izler bırakması olduğunu kaydetti. Özal öldükten sonra cenaze töreninde çalakalem yazılmış 3 pankartla anıldığını belirten Mumcu, bu parkartların, 'Dindar Cumhurbaşkanı', 'Sivil Cumhurbaşkanı' ve 'Demokrat Cumhurbaşkanı' şeklinde olduğunu ifade etti. Özal'ın dindarlığını belli eden bir Cumhurbaşkanı olmamasına rağmen halkın 'Dindar Cumhurbaşkanı' sıfatı vermesinin önemine işaret eden Erkan Mumcu, "Özal, milletin değerleriyle sorunu olan biri değildi. İçinden çıktığı kabuğu beğenmeyen civciv değildi" şeklinde konuştu.

Turgut Özal'ın, toplumsal bir talep yokken ceza kanunundan 141, 142 ve 163. maddeleri çıkardığını anlatan Mumcu, Özal'ın özgürlük anlayışının, 'inanç ve ibadet özgürlüğü', 'düşünce ve fikir özgürlüğü', 'girişim özgülüğü'ne dayandığını dile getirdi. Adnan Menderes'in 1954 yılında Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne imza attığını, 1987 yılına kadar hiçbir devlet adamının, vatandaşların AİHM'ye bireysel başvuru hakkını tanımadığını kaydeden Mumcu, "AİHM'ye bireysel başvuru hakkını Özal getirdi. Aradan geçen tüm devlet adamlarına selam olsun. Demokrat görünen siyaset adamlarına selam olsun. Yassıada şehitlerini Yassıada'dan kurtaramayan ama onların mirasını bozdurup bozdurup harcayanlara selam olsun" şeklinde konuştu.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious