Devlet Bakanı Ekren: "Halkbank'ta koşullara bakılacak"

Devlet Bakanı Ekren:
  • Giriş : 07.05.2008 / 13:12:00
  • Güncelleme : 07.05.2008 / 13:47:11

Ekren, ''Halkbank'ta kalan yüzde 75 için, mutlaka bir şekilde özelleştirme sürecine devam edeceğiz'' dedi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Ekren, büyüme hedefinde bir revizyona gidilip gidilmeyeceği konusunu değerlendirirken, 'revizyon ve güncelleştirme' birlikte yapılacağı için, buna Merkez Bankası ile birlikte karar vereceklerini söyledi.

Ekren, büyüme konusunda ise "Küresel ve ulusal verilere bakıldığında, büyümede yüzde 4.5'lik bir tahmin yapmak mümkün. Ancak bu rakamın, göstergeler değiştiğinde, konjonktür değiştiğinde revize edileceğini de unutmamak gerekir" dedi.

Ekren, bir televizyon kanalında yayınlanan programda, soruları yanıtladı.

Merkez Bankası'nın enflasyon tahminini yukarı çektiğinin hatırlatılması üzerine Bakan Ekren, bankanın herhangi bir güncelleme yapmadan tahminlerini ifade ettiğini belirtti.

Ekren, "2009 ve daha sonraki dönemlerde bütçe hazırlanırken, bu konuda nasıl bir yaklaşım tarzı oluşturacağımızı, Merkez Bankası ile hükümetin oturup önümüzdeki döneme ilişkin perspektifi belirlemesi gerekir" dedi.

Enflasyondaki değişimin temel nedenlerine bakıldığında, enerji ve gıda fiyatlarının ortaya çıktığını kaydeden Ekren, bütün ülkelerde enflasyonun yukarı yönlü bir eğilim içine girdiğini vurguladı.

Ekren, maliye politikasının enflasyonu düşürmeye yönelik yaklaşımı ve desteğinin çok açık olduğunu ifade etti.

Bu arada faiz dışı fazlayı düşürmeyi makul hale getirecek en önemli projenin GAP olduğunu anlatan Ekren, "O bölgenin en önemli sektörel özelliği, yenilenebilir enerji bakımından uygun ortamın oluşması, ikincisi organik tarımdır. Merkez Bankası da 'enflasyon hedeflemesinde kısa vadede yükseliş olabilir orta vadede biz kendi perspektifimizi koruduk' ifadesini kullanıyor" diye konuştu.

Faiz artırımı

Ekren, faiz artırımına gidilip gidilmeyeceği yolundaki soruya karşılık da şunları söyledi:

"Orta vadeli mali çerçeveyi kesinlikle korumak düşüncesindeyiz. Türkiye'nin güvenli liman olmasını sağlayacak orta ve uzun vadeli perspektiften fedakarlık yapmayı düşünmüyoruz. Hükümetin aslında hem mali hem de para politikası olarak orta vadeyi ciddi şekilde koruduğunu ve bu konuda ısrarcı olduğunu söyleyebiliriz."

Ekren, büyüme hedefinde bir revizyonun gerekli olup olmadığı sorusu üzerine, "Revizyon ve güncelleştirme birlikte yapılacağı için, buna Merkez Bankası ile birlikte karar vereceğiz. Merkez Bankası bağımsız olduğu için, operasyonel tarafı orada olduğu için, teknik bakımdan bize getireceği gerekçelere bakıp ortak karar vermek daha makul" dedi.

'Piyasada durgunluk olduğu' yönündeki yorumların hatırlatılması üzerine Ekren, yorum yaparken temel dayanağın veriler olduğunu, herhangi bir gösterge veri ortaya çıktığında, orta vadeli bir bakış tarzı geliştirmeden o verilere bakılarak yapılan değerlendirmelerin ise subjektif ve kısa vadeli olacağını söyledi.

Ekren, Türkiye'nin orta vadeli perspektifini korumak için, önümüzdeki dönemde 'büyüme ve istihdam' odaklı bir yaklaşım tarzını geliştireceğini ifade etti.

Başbakan Yardımcısı, küresel ve ulusal verilere bakıldığında büyümede yüzde 4.5'lik bir tahmin yapmanın mümkün olduğunu, ancak bu rakamın göstergeler değiştiğinde, konjonktür değiştiğinde revize edileceğini de unutmamak gerektiğini vurguladı.

GAP faktörü

Ekren, "Hükümetin önceliği büyüme ve istihdam oldu, enflasyon geri plana itildi' deniliyor. Yeni dönemde öncelikleriniz neler?" şeklindeki soruya, "Doğu ve Güneydoğu Anadolu, gıda ve enerjide Türkiye'ye ciddi bir rekabet avantajı sağlayacaksa bu hem büyümeye katkıda bulunacaktır hem de inisiyatif sağlayacaktır. GAP ve enflasyon hedefi orta vadede birbirini tamamlıyor" karşılığını verdi.

'GAP'ın kaynak sorununun çözülüp çözülmediğine' ilişkin soru üzerine Bakan Ekren, şunları söyledi:

"Şu anda Doğu, Güneydoğu ve Güneydoğu Anadolu'ya yapılan yatırımların miktarı 8 milyar dolar civarında. İşsizlik Fonu'ndan Hazine'nin ödediği payın sadece faiz kısmını ve geçici olarak bir de özelleştirme gelirlerinden bir miktar aktarıyoruz.

Bu iki rakam bir araya geldiğinde hem 2008 hem 2009 ve 2012 için Güneydoğu Anadolu'nun, Doğu Anadolu'nun ve bölgesel kalkınmanın ihtiyacı olan, özellikle enerji ve gıda konusunda Türkiye'nin hem rekabet gücünü artıracak hem büyüme hem de enflasyona doğrudan katkı sağlayacak inisiyatifleri kullanmak için ciddi bir proje."

Türkiye - IMF

Bakan Ekren, önümüzdeki günlerde IMF İcra Direktörleri Kurulu toplantısında, stand-by konusunda nasıl bir karara varılacağı yönündeki soru üzerine, toplantının muhtemelen 9 Mayıs'ta yapılacağını ve daha önce başlamış programın nihayeti konusunda bir karar verileceğini söyledi.

Yeni döneme ilişkin "Elimizde 3-4 seçenek var" diyen Ekren, Türkiye'nin kotasının üstünde borçlanma imkanı olduğuna işaret etti ve hem küresel hem ulusal gelişmelere bakıldığında bu seçeneklerin 1 veya 2'ye ineceğini söyledi. Ekren, "İlgili devlet bakanlığımız gerekli verileri ortaya koyar hızla kararımızı veririz" diye konuştu.

Halkbank'ın özelleştirilmesi

Bakan Ekren, Halkbank özelleştirmesine ilişkin soruyu yanıtlarken de özelleştirme ajandalarının çok net olduğunu, Halkbank'ın özelleştirilmesinde de açık taahhütleri bulunduğunu hatırlattı.

Ekren, "Yüzde 25 halka arzdan sonra geri kalan yüzde 75 için, bu yıl içinde, hem küresel koşullara hem de Türkiye ekonomisinin koşullarına bakıp, mutlaka bir şekilde özelleştirme sürecine devam edeceğiz" dedi.

Ekren, atv-Sabah'ın satışında Çalık Grubu'na verilen krediyle ilgili soru üzerine, Halkbank'ın özerk bir banka, halka açık, bağımsızlık oranı daha yüksek bir banka olduğunu, özelleştirme sürecinde bulunduğu için de dikkat ve ihtimam gösterilen bir konumda olduğunu söyledi.

Ekren, "Buradaki temel yaklaşımımız, banka yöneticilerimizin bankanın ve Türkiye ekonomisinin ihtiyaçlarına uygun karar ve uygulamaları yaptığı ve bu şekilde devam ettiği düşüncesindeyiz" diye konuştu.

Global kriz

Global krizin ne zaman biteceğine ilişkin soruya karşılık Ekren, krizin ne zaman biteceğinin ilgili ülkelerin otoritelerinin beyanına bağlı olduğunu ifade etti.

"Yükselen piyasalara fon sağlayan bir sistemin kendi zaafından dolayı kendi sorunlarıyla baş başa olduğu bir ortamda eskisine oranla fon bulup bulamayacağımız sadece onların değil yükselen piyasaların ve Türkiye'nin uygulayacağı programlara bağlı" diyen Ekren, bu noktada ısrarla mali disiplin ve enflasyon konusundaki tercih ve önceliklerini değiştirmediklerini vurguladı.

Ekren, yapısal reformlara da devam edeceklerini, Türkiye'nin dışa açılma sürecinde herhangi bir fedakarlıkta bulunmayacaklarını kaydetti.

Petrol fiyatları

Bakan Ekren, petrol fiyatlarındaki aşırı artış karşısında bir önlem alınıp alınamayacağına ilişkin soruyu ise şöyle yanıtladı:

"Enerji Kanunu, enerji sektöründe arz güvenliğinin sağlanması için atılması gereken adımları sıralıyor. Dış ticarette ithalat kalemlerine bakıldığında en önemli kalem petrol ve petrol ürünleri.

Dolayısıyla 'petrol dışı dış ticaret dengesi kavramı' bizim dış ticarette ve cari açıkta neler yapabileceğimiz konusunda bize ciddi ipucu verir. Arkadaşlarımız şu anda bunun üzerinde çalışıyor.

Petrol ve petrol dışını çıkardığımızda dış ticaretimizin yapısına baktığımızda burada alacağımız inisiyatifler, hem yerli ara malının kullanılması hem de etkinliği sağladığımızda cari açığı yönetilebilir seviyede tutmak gerekir. Bunun için enerji ve gıda konusunda hükümetin aldığı inisiyatif küresel gelişmelerle çok uyumlu."

İstanbul'un finans merkezi haline getirilmesi projesi

Bakan Ekren, İstanbul'un finans merkezi haline getirilmesine ilişkin soru üzerine de bu kentin uluslararası finans merkezi olması için yapılması gerekenleri çok basit bir kaç maddeye sığdırmamak gerektiğini söyledi.

İstanbul'un uluslararası bir finans merkezi haline gelmesi için olmazsa olmaz koşulun, "iyi bir lokasyon ve Türkiye'nin güçlü finans kuruluşlarının orada bulunması" olduğunu anlatan Ekren, ikinci olarak da bölgede "uygun bir altyapı" oluşmasının gerektiğini vurguladı.

Başbakan Yardımcısı, "Önümüzdeki aylarda İstanbul'u bir uluslararası finans merkezi yapmak için ne gibi inisiyatifler alınabilir, kamu ve özel sektörün ortak işbirliğiyle hangi adımlar atılır, bu konuda yoğunlaşacağız. Finans kuruluşlarının görüşlerini alacağız. İyi bir kamu ve özel sektör işbirliğiyle uluslararası bir prestij projesini yaratmayı ümit ediyoruz" dedi.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious