Devlet başkanı gibi karşılandım

  • Giriş : 11.08.2006 / 00:00:00

Konyalı imam ABD'deki üç günlük mahkeme sürecini anlattı.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


11 Eylül sonrasında ABD’de uğradığı haksızlıklar nedeniyle Adalet Bakanlığı ve FBI’a karşı dava açan Konyalı eski imam İbrahim Türkmen, duruşma için gittiği ABD’den dün döndü. Devlet başkanı gibi karşılandığını öne süren İbrahim Türkmen, davayı kazanması halinde eline geçecek parayı haksızlığa uğrayan insanların hakkını aramak için kullanmayı düşündüğünü belirtti. Türkmen şunları söyledi:

YAŞANANLAR ZAPTA GEÇTİ

“İki gün boyunca avukatlarımla birlikte ifadeye hazırlandım. Son gün de ifade verdim. İfade çarşamba günü sabah dokuzdan akşam beşe kadar sürdü.
Yeminli bir duruşmaydı. Hükümet avukatlarıyla benim avukatlarım karşılıklı olarak tutuklanma anından serbest kalma anına kadar ve ondan sonraki hayatımla ilgili bütün gelişmeleri zapta geçirdiler. Bana yapılan uygulamanın kendi kanunlarına uyup uymadığını irdeleyecekler. Sonunda karara varılacak.”

ABD’DE BENİM İÇİN PARTİ DÜZENLEDİLER

“Bu organizasyon yaklaşık 50 avukattan oluşuyor. Benim davamla ilgilenen 30 avukat var. O gün mahkemeye yaklaşık 10 avukatım katıldı. ABD’ye gittiğim gün kaldığım otelde benim için yemek ve parti düzenlediler. Organizasyonun hemen hemen bütün avukatları oradaydı, katılamayanlar da mesaj gönderdiler.
Davamın bütün masraflarını Center for Constitutional Rights ( Anayasal Haklar Merkezi) karşılıyor.”

BU BİR İTİBAR MESELESİ OLDU

“Şu anda her şey bizim lehimize devam ediyor. Çünkü burada yüzde yüz bir haksızlık sözkonusu. Tabii ki bu durumda biz mücadelemize devam edeceğiz. Mahkeme ne zaman sonuçlanacak bilmiyoruz ama bütün dünya kamuoyu, insan hakları savunucuları, dernekler, ulusal ve uluslararası basın bu işi beş yıldır takip ediyor. Bu çok büyük bir dava. Çünkü burada yargılanan dünyanın süper devleti. Sadece buradaki biz kazandığımız zaman sadece ekonomik değil, itibar meselesi biliyorsunuz.”

4.5 YIL ÖNCE DAVA AÇMAKTAN ÇEKİNMİŞTİM

“Dava açılalı yaklaşık dört buçuk yıl oldu. Gidip gitmeme konusu beş altı ay sürdü. Çünkü bu konuda gidip gitmeme konusunda tereddüt ettim. Çok büyük bir hukuk ihlali olmuştu. O yüzden gitmekten korkuyordum. Yine belki tutuklanırım diye korkuyordum. 11 Eylül’den sonra ABD’de hukuk adına çok büyük ihlaller oldu. Bu ihlale uğrayanlardan biri de benim. Birebir bir hukuk ihlaline, insan hakları ihlaline uğradıktan sonra o ülkeye gitmek benim açımdan çok çok tehlikeliydi. Korkuyordum. Ama avukatlarımın, insan hakları örgütünün güvencesi sonucu her şeyi göze alarak gitmek zorunda kaldım. Çok çok iyi oldu. Çok iyi karşıladılar. Amerikan Devleti vize verme konusunda olsun, havaalanından karşılama konusunda olsun, otelimde ağırlanma konusunda çok çok iyi davrandılar. Özel muamele gördüm.
Havaalanında sanki devlet adamı gibi karşıladılar. Uğurlarken yine öyle.”

HAKSIZLIĞIN BEDELİ PARAYLA ÖDENMEZ

“Haksızlığın bedeli parayla ödenmez. İşkencenin bedeli parayla ödenmez ama biz sembolik olarak böyle bir rakam belirledik. Bunu almak için ne gerekiyorsa yapacağız. Mücadelemize devam edeceğiz.

İNSAN HAKLARI SAVUNUCUSUYUM, POLİTİKAYA ATILACAĞIM

“Politikaya atılma gibi bir düşüncem var ama şu anda iyi bir insan hakları savunucusuyum. Davadan kazandığım parayı haksızlığa uğrayan insanların hakkını tekrar iade etmek için kullanacağım.”

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious