Devlet-özel okul ayrımı yapılmamalı

  • Giriş : 07.06.2006 / 00:00:00

Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, özel okul ve devlet okulu ayrımının yanlış olduğunu belirterek, "Sınavlardaki başarılarla ilgili farklı kategorilere göre değerlendirme yaptığımızda farklı sonuçlar ortaya çıkacaktır" dedi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, Bilkent Üniversitesi tarafından yapılacak yazılım ve bilgisayar bağış törenine katıldı. Bilkent Üniversitesi Merkez Kampusü'nde gerçekleşen törenden sonra gazatecilerin sorularını cevaplayan Çelik, OKS sınavında ilk 50'ye devlet okullarının girememesi ile ilgili haberlerin hatırlatılması üzerine "Öncelikle şunu belirteyim bizim kimseden bir şey sakladığımız yok" dedi.

Geçen yıl OKS'yi açıklarken birinci, ikinci, üçüncü dördüncü ve beşincinin hangi okullardan çıktığını ilan ettiklerini hatırlatan Çelik, "Değerlendirmeyi neye göre yaptığınıza bağlı. Sınava giren 100 öğrenciden kaçı istediği yere girdi, başarılı oldu diye bir hesaplama yaparsanız ilk 20'ye 11 devlet okulu, 9 özel okul giriyor, ama bireysel başarı itibari ile meseleyi değerlendirdiğimizde ilk 20'ye 13 özel okul 7 devlet okulu giriyor" şeklinde konuştu.

Özel okulların yüzde 45'lik kapasite ile çalıştığına değinen Çelik, sözkonusu okulların daha fazla öğrenci çekmek için reklam yaptıklarını, dahi öğrencileri kendi okullarına kaydettirmek için ciddi imkanlar tanıdıklarını vurguladı. Çelik, devlet okullarında reklam olmadığını, aksine sınıf mevcutlarının artmaması için daha fazla öğrenci gelmemesi gibi bir çaba içinde olduklarını kaydetti. Çelik, "Bu açıdan özel okullardaki bireysel başarıları sanki özel okulların tümü çok başarılı devlet okulları başarısızmış gibi değerlendirmeye tabii tutarsanız bu yanlış bir değerlendirme olmaz. Çok yanlış bir değerlendirme olur" diye konuştu.

Çelik, şöyle devam etti: "Çok iyi özel okullar var, çok iyi devlet okulları var. Vasat özel okullar var, vasat devlet okulları var. İyi durumda olan özel okullar var, iyi durumda olan devlet okulları var. İyi durumda olmayan özel okullar var, iyi durumda olmayan devlet okulları var. Bu nedenle toptancı bir yaklaşım doğru değildir. Sınavlarda ilk 50'ye giren öğrencilerin çoğunluğu özel okullardan olabilir. Ancak sınava özel okullardan kaç öğrenci girdiğine , devlet okullarından kaç öğrenci girdiğine göre bir orantılama yaparsanız o zaman doğru değerlendirme yapmış olursunuz."

Çelik, devlet okulları ve özel okullar gibi suni bir ayrımı doğru bulmadığını vurguladı.

"ÖSS'DE İLK 100'E GİREN ÖĞRENCİLERİN YARISI VAKIF ÜNİVERSİTELERİNİ TERCİH EDİYOR"

Vakıf üniversiteleri ile devlet üniversiteleri arasında ayrım yapılmaması gerektiğine de değinen Çelik, ÖSS'de ilk 100'e giren öğrencilerin yarısının vakıf üniversitelerini tercih ettiğini ifade etti.

Vakıf üniversitelerindeki öğrenci oranının yüzde 4 iken devlet üniversitelerindeki oranının yüzde 96 olduğuna işaret eden Çelik, "Ama ilk 100'e giren öğrencilerin yüzde 50'si vakıf üniversitelerini tercih ediyor. Çünkü çok başarılı olan vakıf üniversitelerimiz var. Bu oranlar devlet üniversitelerinin kalitesiz olduğu anlamına gelmiyor. İTÜ, ODTÜ ve ismini şu anda telaffuz etmediğim dünya üniversiteleri arasında sayılabilecek devlet üniversitelerimiz var. Yapılan haberlerdeki yaklaşım doğru bir yaklaşım değil. Farklı kategorilere göre değerlendirme yaptığınızda farklı sonuçlara ulaşırsınız" şeklindek konuştu.

"MEVCUT ÖSS, ORTAÖĞRETİMİ FELÇ EDİYOR"

Bakan Çelik, yaklaşan ÖSS öncesinde liselerin boşaldığı yönünde çıkan haberlerin hatırlatılması üzerine ise, "Bakan olduğumdan beri mevcut ÖSS sisteminin ortaöğretimi felç ettiğini söyledim" dedi.

Olgunlaşma sınavı getirilmesini teklif ettiklerini hatırlatan Çelik, "Öğrenciyi okula bağlayan ne kadar unsur varsa bunu masaya getirelim dedik. Baltalimanı'nda başkanlığını benim yaptığım YÖK Genel Kurulu'nda bunu paylaştık. Orada dedim ki; eğer öğrenciyi okula bağlayamazsak okul yerine dershaneye gider. Bu ÖSS sınavı 10 öğrenciden 9'unu eleyen bir eleme sınavı. Bu kadar talep olduğu sürece, kontenjanlar böyle olduğu sürece bu yarış devam edecektir. Dershaneleri yok ederseniz, insanlar yarışta öne geçebilmek için özel dersler alacaktır. Bu bir sonuçtur. Bu sonucu doğuran sebepleri yok etmedikçe bu devam edecek. Öğrenci okuldan kaçıyor" diye konuştu.

ÖSS'de geçen sene yapılan içerik değişikliğinin şok etkisi meydana getirdiğini dile getiren Çelik, 1998'de sistemin birden değiştirilmesinin de öğrencileri allak bullak ettiğini söyledi.

Eski sisteme göre sınavlara hazırlanan gençlerin bugün tüm lise müfredatından sorumlu tutulduğunu hatırlatan Çelik, "Öğrenciler birinci, ikinci sınıfta okudukları dersleri şimdi farklı yöntemlerle telafi etmeye çalışıyorlar" ifadesini kullandı.

"LİSELERE OLGUNLAŞMA SINAVI GETİRİLMELİ"

Tüm liselere olgunlaşma sınavı getirilmesini teklif eden Çelik, "Olgunlaşma sınavını lise bitirme sınavı gibi algılamamalıyız. Ama bu sınavı geçemeyenler üniversite sınavına müracaat bile edememeliler. Biz bu teklifte bulunduk" dedi.

ÖSS'nin şekli ve soru içerikleri noktasında Bakan olarak iğne ucu kadar bile yetkisinin bulunmadığını söyleyen Çelik, sözlerini şöyle sürdürdü: "ÖSYM Başkanı ve YÖK Başkanı'na sesleniyorum. Bu bu sene son olsun. Lise son sınıftaki öğrencilerin hasta olmadığı halde hastanelerden rapor alması, çocuklara sahtecilik öğretilmesi kimin hoşuna gider. Bu beni de rahatsız ediyor. ÖSS sistemi değişmedikçe, Türkiye'de ortaöğretimin rayına oturması mümkün değil."

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious