Devlet sırrına karşı çıktı

Devlet sırrına karşı çıktı.12704
  • Giriş : 13.10.2008 / 20:37:00

Gazeteci Hrant Dink'in öldürülmesine ilişkin 8'i tutuklu 19 sanığın yargılandığı davada sanık Yasin Hayal'in avukatı Fuat Turgut, sorularıyla yine gerginliğe neden oldu.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Erhan Tuncel'e, "Yasin Hayal Akçaabat'a götürüp iki kişi ile görüştürülmüş. Bu kişiler kimler?" diye sorması üzerine Tuncel, "Nadire'den doğma Vehbi'den olma Fuat'ın bundan sonraki sorularına cevap vermeyeceğim." diye konuştu. Yasin Hayal'in ağabeyi Osman Hayal ise, cinayetin işlendiği gün İstanbul'da olup olmadığını hatırlamadığını söyledi. Dink ailesi avukatları da, "Cinayet sırasında İstanbul'da olduğunu bilmene rağmen neden yalan söyledin?" sorusuna ağabey Hayal, "Benimle ilgili olamadığı için nerede olduğumun bir önemi yoktu." karşılığını verdi. Dink ailesinin avukatlarından Bahri Belen ise, Devlet Sırrı Yasası'nın Türkiye'de bulunmaması nedeniyle hangi konuların devlet sırrı olduğunu, bu sırları kimlerin ne zaman açıklama yetkisi bulunduğunun ise bilinmediğini ifade etti. Belen, suç oluşturan hiçbir eylemin devlet sırrı sınırları içerisinde bulunamayacağını ifade etti.

Duruşma için geniş güvenlik önlemleri alınan adliye girişinde kimlik tespiti ve üst araması yapılırken adliyeye araç girişine de izin verilmedi. Davayı izlemek için Hrant Dink'in eşi Rakel Dink, kızları Delal Dink ve kardeşi Orhan Dink avukatlarıyla hazır bulundu. Dink ailesinin adliye ilk defa arka kapıdan alınması dikkat çekti. Duruşma için AKP Milletvekilleri İbrahim Yiğit, Ayşenur Bahçekapı, CHP Milletvekileri Sacit Yıldız, Şahin Mengü ve Ufuk Uras geldiler. Ayrıca yabancı basın kuruluşlarının temsilcilerinin yanı sıra Senarist Süreyya Önderin de geldiği gözlendi. İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi'nde Hrant Dink'in öldürülmesine ilişkin davaya 7 tutuklu sanık ile tutuksuz sanık Coşkun İğci katıldı. Cinayetin tetikçisi olduğu ileri sürülen ve önceki duruşma yaş tashihi yapılan Ogün Samast'ın rahatsızlığı nedeniyle duruşmaya katılmadığı belirtildi.

Mahkeme başkanı, daha önceki celselerde çeşitli kurumlardan istenen belge ve dosyalardan bazılarının mahkemeye gönderildiğini söyledi. Trabzon'da Mc Donald's'ın bombalanması, Rahip Santora cinayeti davalarıyla ilgili belgelerin mahkemeye ulaştığını belirten mahkeme başkanı, bankalara yazılan ve sanıkların hesaplarına ilişkin hesap dökümlerinin dava dosyasına konulduğunu söyledi.

Sanık Yasin Hayal'in Bayrampaşa Cezaevi'nde bulunduğu sırada kendisine gelen ziyaretçilere ilişkin kayıt dökümlerinin de mahkemeye gönderildiği açıklandı. Sanık Erhan Tuncel'in istihbarat elemanı olarak çalıştığı dönemlerde kod isimlerini söylediği istihbarat görevlilerinin gerçek isimlerinin de İstihbarat Daire Başkanlığı tarafından mahkemeye gönderildiği bildirildi. Yazıda "Memduh" kod adlı kişinin Mehmet Ayhan, "Özgür" kod adlı kişinin Özkan Mumcu, "Kürşat" kod adlı kişinin Onur Karakaya ve "Ahmet" kod adlı kişinin ise Muhittin Zenit isimli istihbarat görevlileri olduğunun belirtildiği ifade deldi. İstanbul Emniyet Müdürlüğü'ne yazılan yazıya gönderilen cevapta Hırant Dink'in öldürülmeden önceki günlerde tehdit aldığına dair herhangi bir bilginin bulunmadığı belirtildi.

-AVUKAT BELEN: "MC DONALD'S EYLEMİ, DİNK CİNAYETİNİN PROVASI"-

Dink ailesinin avukatlarından Bahri Belen, Mc Donald's eyleminin Dink cinayetinin işlenmesi öncesinde hazırlık eylemleri niteliğinde olduğunu söyledi. Avukat Belen, Gerek Mc Donald's'ın bombalanması, gerekse Rahip Santora cinayetinin sadece Yasin Hayal'in gerçekleştirmediği, talimatları Erhan Tuncel'den aldığını söyledi. Avukat Bahri Belen, Devlet Sırrı Yasası'nın Türkiye'de bulunmaması nedeniyle hangi konuların devlet sırrı olduğunu, bu sırları kimlerin ne zaman açıklama yetkisi bulunduğunun ise bilinmediğini ifade etti. Belen, suç oluşturan hiçbir eylemin devlet sırrı sınırları içerisinde bulunamayacağını ifade etti. Bahri Belen, sıraladığı gerekçelerle de sabit olacağı üzere bu belgelerin incelenmesinde kendilerinin de hazır bulunmaları gerektiğini söyledi.

Dink ailesinin diğer avukatlarından Fethiye Çetin ise, İstihbarat Daire Başkanlığı tarafından gönderilen gizli ibareli belgelerin naip hakim tarafından incelendiğini hatırlattı. Çetin, inceleme sonunda 16 sayfanın dava için önemli olduğu kanısıyla dosyaya ilave edildiğini, ancak bu konuların dava ile bir ilgisinin bulunmadığını ileri sürdü. Geri kalan kısımlarının isi devlet sırrı olduğu iddiasıyla iade edildiğini belirten Avukat Çetin, Bu belgelerin kendilerinin de hazır bulunduğu bir ortamda tekrar incelenmesini istedi.

-HAYAL'İN AVUKATI TURGUT:"DİNK'E, TÜRKLER'E SÖVMESİNİN CEZASI VERİLDİ. TABİİ Kİ CEZA ÖLÜM OLMAMALIYDI"-

Sanık Yasin Hayal'in avukatı Fuat Turgut da, Mc Donald's bombalanması ve Rahip Santora davalarının Dink cinayeti davasıyla bir ilgisi bulunmadığını, Yasin Hayal'in bu iki davada olayın asil faili olduğunu, Dink cinayeti davasında ise yardım ve yataklıkla suçlandığını söyledi. Fuat Turgut'un, "Hrant Dink'e biz Türklere sövüp saymasının cezası verilmiştir. Tabii ki ceza ölüm olmamalıydı." sözleri salondakilerden büyük tepki aldı.

Bunun üzerine Hrant Dink'in kardeşi Orhan(Hosrof) Dink, Fuat Turgut'un Hrant Dink'e yönelik sözlerine tepki göstererek, "Fuat Turgut, sürekli bu mahkemede Ermenilere laf ediyor. Kendi milletine saygı duyan diğer milletlere de saygı duyar. Ağabeyimin Türklerin soyuna sopuna hakaret ettiğini savunuyor. Türklerle Kürtlere ve Ermenilere bu mahkemede hakaret edilmemesini sağlamanız gerekiyor." dedi. Mahkeme başkanı da Fuat Turgut'u dikkatli cümleler kullanması yönünde uyardı. Fuat Turgut ise "Ben Türkçeyi onlardan iyi 0kullanıyorum. Irkçılığa karşıyım. Onların bizi sevdiğinden ben onları iki kat fazla seviyorum." diye konuştu.

ERHAN TUNCEL: "NADİRE'DEN DOĞMA, VEHBİ'DEN OLMA FUAT'IN SORULARINA CEVAP VERMEYECEĞİM"-

Avukat Fuat Turgut, sanık Erhan Tuncel'e "Yasin Hayal Akcaabat'ta lüks bir otele götürülüp iki kişi ile görüştürülmüştür. Bu kişiler kimdir? ve neler konuşmuşlardır?" diye sordu. Sanık Yasin Hayal'in, "Arap asıllı iki kişiydi." şeklindeki sözleri üzerine Mahkeme başkanı, "Ben sana söz vermedim." dedi. Mahkeme başkanının söz vermesi üzerine sanık Erhan Tuncel, "Geçen celsede de davayla ilgisi olmayan sorularıyla benim psikolojimi bozdu. Bu nedenle Nadire'den doğma Vehbi'den olma Fuat'ın bundan sonraki sorularına cevap vermeyeceğim" diye konuştu.

Daha sonra söz alan Yasin Hayal ise, görüştükleri iki kişinin Arap asıllı olduğunu, Erhan Tuncel'in kendisini oraya neden götürdüğünü bilmediğini öne sürerek, "Ne konuştukları sorulsun. Bunun çözülmesi lazım." diye konuştu. Bunun üzerine Erhan Tuncel de, "Salih beni arayarak 'gelin bir çay içelim' dedi. Davayla alakalı bir konu değil." ifadelerini kullandı. Hayal de, "Aynı dönemlerde Erhan, birini karşılamaya gideceğimizi söyledi. Çeçenistan Genelkurmay ikinci Başkanı olduğunu söyledi. Şamil Basayev'den sonraki ikinci kişiymiş. Nereden tanıdığını ve beni oraya neden götürdüğünün sorulmasını istiyorum." dedi. Erhan Tuncel ise bu konuların da davayla alakası olmadığını söyledi.

Mahkeme başkanı, sanık Erhan Tuncel'e, "Geçen duruşmada 'Kabul etseniz de ben burada birilerini temsil ediyorum' demiştin. Ben bunu kaydettim. Bu sözle kimleri kastediyorsun?" şeklinde sorusu üzerine Tuncel, "Avukat Fuat Turgut psikolojimi bozduğu için ne söylediğimi bilmiyorum. Hatta daha sonra duruşma tutanaklarını incelediğimde bu söylediklerime şaşırdım. Ben o duruşmada sinir krizleri geçirdim. Şunu demiş olabilirim; ben burada adaletsiz yargılandığım için dışarıda da aynı işi yapanlar rahatsız oluyorlar." diye konuştu.

-AĞABEY OSMAN HAYAL, CİNAYET GÜNÜ İSTANBUL'DA OLUP OLMADIĞINI HATIRLAMADI-

Duruşmada ayrıca, olayın azmettiricisi olduğu iddiasıyla yargılanan Yasin Hayal'in ağabeyi Osman Hayal tanık olarak dinlendi. Hayal, emniyetteki ifadesinin çelişkiler oluşturduğunu belirterek, "Burada kardeşimi savunmak istiyorum. O nedenle ifade vereceğim." dedi. Ancak Hayal, mahkeme başkanı tarafından savunma yapamayacağı sadece bildiklerini anlatması gerektiği yönünde uyarıldı. Hayal, cinayetin işlendiği gün İstanbul'da olup olmadığını hatırlamadığını ancak telefon sinyalinin İstanbul'dan alındığının söylendiğini, bu nedenle İstanbul'da olmuş olabileceği şeklinde kafalarda soru işaretlerine neden olan bir cümle kurdu. Bunun üzerine Dink ailesi avukatlarının, "Cinayet sırasında İstanbul'da olduğunu bilmene rağmen neden yalan söyledin?" şeklindeki sorusuna ise "Benimle ilgili olamadığı için nerede olduğumun bir önemi yoktu." dedi. Cinayet sırasında olay yerinde görüldüğüne dair tanık olduğu hatırlatılan ağabey Hayal, bu iddianın da asılsız olduğunu ileri sürdü.

Sanık Erhan Tuncel'in savunma tanığı dönemin Trabzon Emniyeti İstihbarat Şube Büro Amiri olan şu an ise Adana Emniyet Müdürlüğü'nde amir olarak görev yapan Ercan Demir de, yeminli olarak ifade verdi. Demir, Dink cinayetiyle ilgili olarak ilk istihbaratı kendilerinin yaptığını, olayın engellenmesi konusunda talimat verdiğini, mahkemede anlattı.Dink'in öldürülmesinin ülke menfaatine zarar vereceğini de zamanında Tuncel'e anlattığını belirten Demir, duruşmada Dink ailesine başsağlığı diledi. İstihbarat çalışmalarını iğne ile kuyu kazmaya benzediğini söyleyen Demir, gelen bilginin ciddiyeti anlaşılmasının ardından konunun Ankara İstihbarat Daire Başkanlığı'na bildirildiğini kaydetti. Cinayetten bir gün sonra 14 saat boyunca görüştüklerini ve Tuncel'in konuyla ilgili bilgisinin olmadığını öğrendiklerini anlattı. Öncesinde de olayın olacağına dair bir gelişme olup olmadığının da kendisine defaten sorulduğunu ifade etti.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious

*

*


*