Devletler kimlik değiştiriyor

  • Giriş : 30.10.2006 / 00:00:00

Deloitte'un yayımladığı rapora göre, bir çok devlet geleneksel bürokrasiyi terk ederek yaratıcı ve yenilikçi yollara başvuruyor.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Denetim, vergi, yönetim danışmanlığı ve kurumsal finansman hizmetleri kuruluşlarından Deloitte'un yayımladığı rapora göre, yaşlanan nüfus, artan terör tehlikesi ve küresel rekabet bir çok devleti geleneksel bürokrasiyi terk ederek yaratıcı ve yenilikçi yollara başvurmaya zorluyor. Deloitte'un

''İleriyi Düşünerek Yönetmek: Kamu Liderleri için Yeni Yönelimler'' başlıklı raporu, devletlerin 21'inci yüzyılda vatandaşlarına verdiği hizmetlerde karşılaştıkları zorlukları ve bunlara cevaben geliştirdikleri çözümleri ele alıyor.

Rapora göre, özel sektör hizmet kalitesinde çıtayı sürekli yükseltirken, vatandaşlar devletten de aynı özen ve verimliliği bekliyor.

Yaşlanan nüfus, artan terör tehlikesi ve küresel rekabet bir çok devleti geleneksel bürokrasiyi terk ederek yaratıcı ve yenilikçi yollara başvurmaya zorluyor. Raporda, kamu hizmetlerinde reformu zorunlu hale getiren sebeplerin başında nüfus, iş gücünün yaşlanması ve hızla yükselen sağlık harcamalarının geldiği, uzun zamandır süregelen bu sorunların, artık kriz boyutlarına ulaştığı belirtildi.

Son 50 yıl içinde küresel doğum oranlarının neredeyse yarı yarıya düşerken, sanayileşmiş ülkelerde nüfusun azalmaya başladığı, yaşlanan nüfusun daha fazla bakım, destek ve sağlık harcamasına ihtiyaç duyduğu, azalan genç nüfusun bu ihtiyaçları karşılamasının ise gitgide güçleştiği ifade edilen raporda, ''Deneyimli çalışanlarını kaybeden kamu sektörü ise özel sektör ile girdiği rekabet yüzünden yeni yetenekler almakta da zorlanıyor'' denildi.

Devletin, sağladığı en önemli hizmetler arasında yer alan güvenlikte de sıkıntılı bir dönemden geçtiği belirtilen raporda, özellikle New York, Bali, Madrid, İstanbul, Londra ve diğer bir çok şehirde gerçekleştirilen büyük çaplı terör saldırılarının ardından dünyada meydana gelen değişimin, güvenliği de gündemin tepesine oturtmuş durumda olduğu kaydedildi. Raporda, ''Bir yandan daha katı yasa ve sınır kontrolleri ile güvenliği artırmaya çalışan devletler, küresel pazarın mal ve hizmetlerin sınırlar arasında serbest geçişine de engel olmamak zorundalar. Uluslararası gruplar üzerinden ortaya çıkan küresel güvenlik standartları ise devletler için olumlu bir gelişme olarak görülmektedir'' denildi.

ÖZEL SEKTÖRDEKİ YÜKSEK HİZMET DEVLETTEN DE BEKLENİYOR

Deloitte'un raporunda, ''hiçbir şeyin bir çok devletin bir dizi öngörülemeyen doğal afet karşısındaki aczi kadar çarpıcı olmadığına''da dikkat çekilerek, 2004 sonunda Güneydoğu Asya'da yaşanan tsunami, ABD'deki Katrina kasırgası ve Pakistan'daki depremin, geleneksel bürokrasinin çok sayıda alanı kapsayan sorun ve felaketlerle başa çıkmasının ne kadar zor olduğunu gözler önüne serdiği ifade edildi.

İnsanların devletten beklentilerinin hızla artmasının da bir diğer büyük meydan okumayı oluşturduğu belirtilen raporda, şu görüşlere yer verildi:

''Bilhassa özel sektörün hizmet standartlarını yükseltmesi, aynı yüksek hizmet, kişiselleştirme ve verimliliğin devletten de beklenmesine neden oluyor. Bu zorluklar karşısında, topluma daha iyi hizmet sunabilmek için yaratıcı ve yenilikçi yollar bulan devletlerin sayısı her geçen gün artıyor. Bu devletler, daha az bürokratik ve daha esnek bir yapıya kavuşurken, kimi durumlarda yüzyıllar boyunca egemen olmuş geleneksel uygulamaları, yapıları ve sistemleri de terk ediyorlar. Bu devletler, hizmetlerini vatandaşlarının ihtiyaçlarına göre şekillendiriyor, vatandaşına karar mercilerine sesini duyurabileceği daha fazla iletişim kanalı, daha fazla seçenek ve kritik kararlar üzerinde daha fazla söz hakkı sunuyor, özel sektör ve sivil toplum kuruluşları ile iş birliği yapıyorlar. Performans, artık sorunu çözmek için ne kadar para harcandığı ile değil elde edilen sonuçlarla ölçülmektedir. Uygulamada şeffaflık ile de halka daha açık bir yönetim sergilenmektedir. 1980'lerde bilgi edinme özgürlüğünün bulunduğu OECD üyesi ülkelerin oranı yüzde 20 iken 2000 yılında bu oran yüzde 80'e ulaşmıştır. Bütün bunların altında çağımızı tanımlayan muazzam ekonomik, teknolojik ve demografik değişimlerin kamu sektörünün uzun süredir izlediği birçok yolu da geçersiz hale getirmiş olması yatıyor.''

''ÖNÜMÜZDEKİ DÖNEMDE DEVLETLERİ BÜYÜK ZORLUKLAR BEKLİYOR''

Deloitte Türkiye Danışmanlık Ortağı Sibel Çetinkaya, rapora ilişkin değerlendirmesinde, önümüzdeki dönemde devletleri büyük zorlukların beklediğini belirterek, birçok alanda uygulama ve yaklaşımların önemli ölçüde değişebileceğini kaydetti. Çetinkaya, zor kararların eşiğinde olan devletlerin bunlara vereceği cevapların, geleceğin dünyasının şekillenmesinde büyük rol oynayacağına işaret ederek, şöyle dedi:

''Yapılacak seçimlerde, karşıt eğilimler arasında bir denge bulunması da kritik önemde olacak. Nüfustaki yaşlanma sonucunda artan iş gücü açığı yüzünden kapılarını dışarıdan göçe daha fazla açmaya zorlanan gelişmiş ülkeler, vatandaşlarının göçmenlere verdiği tepkiyi de dikkate almak zorundalar. Aynı şekilde yasa dışı mal ve insan kaçakçılığına karşı alınan tedbirler, küresel ticareti de sekteye uğratıyor. Önümüzdeki dönemde bu dengeyi bulabilen, vatandaşlarının talep ve ihtiyaçlarını karşılayabilen, vatandaşları karar süreçlerine dahil eden ve sonuç odaklı devletler bir adım öne geçeceklerdir.''


Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious