Dikkat! Tekerlekli tehlike yolda

  • Giriş : 18.11.2006 / 00:00:00

Tehlikeli madde taşıyan onbinlerce araç, potansiyel birer intihar bombacısı gibi yollarda terör estiriyor.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Türkiye’de her 235 kişiye bir tehlikeli madde taşıyan araç düştüğünü biliyor muydunuz? Aslında bu rakam çok da anormal değil. Asıl anormal olan ise sokak ve caddelerde gün boyu kendi hâline terk edilen petrol ve gaz tankerleri, mahalle aralarında çukurlara gire çıka dolaşan tüp kamyonetleri, ‘tehlikeli madde’ uyarısı taşıdığı hâlde yollarda terör estiren, köprü giriş ve çıkışlarında ‘serseri bomba’ tehdidi oluşturan araçlar… Üstelik bu araçların birçoğunun ne taşıdığı ve ne idüğü belirsiz. Maalesef onlar her yerde… Dolayısıyla hayatımız ‘tekerlekli terör’ kuşatması altında.

Karayollarımızda tehlikeli madde taşıyan araçlar, yetersiz donanım ve eğitimsiz sürücüler yüzünden onlarca ölüme ve milyonlarca dolarlık maddi hasara sebebiyet veriyor. Aksaklıkların giderilmesi için kolları sıvayan Ulaştırma Bakanlığı, karayoluyla tehlikeli madde taşımacılığında uluslararası standartları belirleyen ADR Konvansiyonu’nun (Tehlikeli Eşyaların Karayoluyla Uluslararası Taşınmasına ilişkin Avrupa Anlaşması) birkaç ay içinde Türkiye’de de uygulanması için yoğun çaba harcıyor. Kazakistan’dan Fas’a kadar 40 ülkenin içinde yer aldığı ADR, bu sahada en üst düzey güvenlik ve standartları ifade ediyor.

FATİH KÖPRÜSܒNDE SIRALI BOMBALAR

Avrupa ülkelerine nazaran Türkiye’de bu alanda uygulanan kanun ve yönetmelikler ise çok yetersiz. Ülke içerisinde çeşitli yollarla tehlikeli madde taşımacılığı yapan araç sayısının 300 bin civarında olduğu tahmin ediliyor. Ancak tehlikeli madde taşımacılığı konusunda bilgisiz olan şoförler, araçta meydana gelecek herhangi bir aksaklık karşısında ne yapacaklarını bilmiyor. Üstüne üstlük, tehlikeli madde taşımacılığı yapılan tankerler ve diğer araçların önemli kısmı da taşınan maddenin yapısına uygun standartlara sahip değil. Bu ve benzeri sebepler, karayollarında facialara davetiye çıkarıyor.

Uluslararası Taşımacılık ve Lojistik Hizmet Üretenleri Derneği Başkanı Ayşe Nur Esin’in tespitleri sektörün durumunu gözler önüne seriyor: “Şehirlerde tekerlekli bombalar dolaşıyor. Tehlikeli maddeler bir yana, normal yükler de kurallara uygun taşınmıyor. Bunun örneklerini trafikte her gün görmek mümkün. ADR’nin mutlaka faydalı olacağını düşünüyorum; ama önemli olan, bu alandaki bilinç düzeyi.”

Uzmanlar, tehlikeli madde taşıyan araçların gece geçişleri yaptığı Fatih Sultan Mehmet Köprüsü girişinin büyük tehlike arz ettiği konusunda hemfikir. Yalnızca 01.00’den sonra geçişlerine izin verilen tankerler, gün içerisinde âdeta yan yana dizilmiş bomba gibi bekletiliyor. Uluslararası Nakliyeciler Derneği (UND) İcra Kurulu üyesi ve tehlikeli madde uzmanı Alper Özel, “Dünya üzerinde lojistik sektörü terör tehdidi altında, bunun bilincinde olmalıyız. Köprülerde güvenlik artırılmalı. Köprü girişlerinde tankerlerin eskort güvenliği yetersiz.” diyor. Ro-Ro Gemi İşletmecileri ve Kombine Taşımacılar Derneği (RODER) tehlikeli madde taşıma uzmanı Ernail Hayırlı da “Tankerlerle normal araçlar sıklıkla yan yana gelebiliyor. Bu durum bomba etkisi oluşturabilir” diyor. Çözüm olarak ise tanker parkının trafikten uzak bir alanda oluşturularak, araçların geceye kadar burada bekletilmesi, gece vakti de kontrollü şekilde köprüden geçirilmesi önerisinde bulunuyor.


SEKTÖR, İYİ BİR GÖRÜNTÜ VERMİYOR

UND İcra Kurulu üyesi ve ADR uzmanı Alper Özel, Almanya ile Hollandalı uzmanların da görev aldığı ADR yönetmeliği çalışmalarında da görev yapıyor. Özel, “ADR’nin temeli emniyete dayanıyor. Tehlikeli madde taşıyan herkes A’dan Z’ye eğitimden geçecek. Almanya bu sistemi 20 senede oturttu; ancak ülke olarak bizim bu kadar vaktimiz yok.” diyor.

Ulaştırma Bakanlığı’ndan verilen bilgiye göre ADR ile ilgili hazırlanan yönetmelik 27 Şubat 2007’ye kadar yürürlüğe girecek. Söz konusu yönetmelikle ilgili hususlar, Kara Ulaştırması Genel Müdürlüğü bünyesindeki Tehlikeli Maddeler Şubesi tarafından yakından izleniyor. ADR uzmanı Alper Özel bu konuda, “Önümüzdeki günlerde komisyon olarak yeniden bir araya geleceğiz. Yönetmeliğin 2007 Şubat’ında çıkarılması için büyük çaba harcıyoruz; çünkü önümüzde aşılması gereken sorunlar çok fazla.” tespitini yapıyor.

Tehlikeli madde taşımacılığında sorunların boyutu oldukça ürkütücü. Türkiye’de ADR eğitimleri 1995 yılında RODER kapsamında Ernail Hayırlı öncülüğünde başlamış. RODER, 24 Mart 2006 tarihinde de Tanker Taşımacılığı Eğitimi verme yetkisini alan ilk kuruluş oldu. ADR uzmanı Hayırlı, yönetmeliğin 2007 Şubat’ında çıkması durumunda Türkiye’de bu alanda faaliyet gösteren tüm firmaların ADR eğitimi almalarının yasal mecburiyet hâline geleceğini söylüyor. Türkiye’de ADR kurallarına göre faaliyetlerini sürdüren firmalar arasında Shell ve BP’yi örnek gösteren Ernail Hayırlı, Petrol Ofisi’nin ise henüz standartlara uymadığını dile getiriyor. Hayırlı, uyarı ve tespitlerini sürdürüyor: “Elbette iş sadece eğitim almakla bitmiyor, tankerlerin güvenlik durumları da önemli. Türkiye’de bu işi düzgün yapan yok mu derseniz. Toplamları 50’yi geçmez.” Tehlikeli madde taşımacılığı yapan firma sayısının 1100 olduğu düşünülürse, kabataslak bir hesapla, şirket sayısı olarak sektörün yüzde 90’dan fazlasının ADR yönetmeliğine hazır olmadığı anlaşılıyor. Eğitimden geçmesi gereken firma sayısının çokluğu düşünüldüğünde bu eğitimi verecek uzman yetersizliği de büyük problem oluşturabilecek.

10 BİN KİŞİYE İSTİHDAM SAĞLANACAK

ADR yönetmeliğinin çıkmasıyla birlikte el üstünde tutulan meslekler arasına girecek olan tehlikeli madde taşıma danışmanlığı, büyük bir istihdamı da beraberinde getirecek. ADR uzmanı Alper Özel, bu işin eğitimini almış her üniversite mezununun tehlikeli madde danışmanlığı yapabileceğini söylüyor. İstanbul Üniversitesi Ulaştırma ve Lojistik Yüksekokulu’nda ADR eğitimi veren Özel, “İlerde 10 bine yakın elemana ihtiyaç doğacak. Önemli olan, bunun sistematiğini şimdiden sağlam şekilde kurmak.” diyerek yeni bir iş kapısına işaret ediyor.

“Türkiye’de ADR konusunda yetişmiş eleman eksiği var. Yönetmelik çıktığında eğitim verecek, firmalara danışmanlık yapacak kişilere ihtiyaç olacak. Bu da bazı uyanıkların hoşuna gidecek ve birçok kişi tehlikeli madde uzmanıyım diye ortaya çıkacak.” diyen Ernail Hayırlı ise bunun önüne geçmek için yönetmelik taslağına, uzmanlık için “Ulaştırma Bakanlığı’nın açacağı kurslarda eğitim alma zorunluluğu” maddesini eklediklerini söylüyor. Hayırlı, temenni olarak da “Umarım ADR sertifikaları, ehliyet kurslarını n düştüğü duruma düşmez.” diyor.

ADR yönetmeliği, önümüzdeki günlerde sıklıkla gündeme geleceğe benziyor. Yönetmeliğin şubat sonunda kabulü hâlinde sektörün aktörleri yeni standartlara ya uyum sağlayacak ya da getirilen ağır yaptırımlarla sektör dışına itilecekler.

TÜRKİYE’DE İLLEGAL YOLLA HER ŞEY TAŞINABİLİYOR

Yıldız Teknik Üniversitesi Kimya Bölüm Başkanı Prof. Dr. Ulvi Avcıata, Türkiye’de tehlikeli madde taşımacılığı ve ADR ile ilgili olarak karamsar bir tablo çiziyor: “Araçların çoğunda uyarı tabelası dahi göremiyoruz. Serseri mayın gibi her yerde dolaşıyorlar. Kıyıda köşede boya imalathaneleri var; merak ediyorum bunlar imalatta oldukça önemli olan solvent maddesini nasıl temin ediyorlar?” Avcıata, tehlikesi sebebiyle dumanlı sülfirik asidin akademik çalışmalar için üniversitede bile bulundurulmamasına rağmen, Türkiye’de illegal yollarla her şeyin taşınıyor olmasına bir anlam veremiyor. Prof. Avcıata, ADR yönetmeliği konusunda görüşlerinin alınmamasından da şikayetçi.

UTİKAD Yönetim Kurulu Başkanı Ayşe Nur Esin, Prof. Avcıata’nın görüşlerine katılıyor. “Kimya mühendisliğinden geldiyseniz zaten bu alanda alacağınız bir akreditasyon yeterli olabilir.” diyen Esin, ADR uzman açığının kapatılacağı yerin mutlaka akademik camia olması gerektiğini savunuyor. YTÜ Kimya Bölümü önümüzdeki dönemlerde ADR üzerine seçmeli dersler koymayı düşünüyor. Böylelikle öğrenciler için yeni bir istihdam imkânı sağlanacak.

LPG ŞİRKETLERİNDE EĞİTİM SEFERBERLİĞİ

ADR, büyük tehlike arz eden mahalle aralarındaki tüp kamyonları için de önemli standartlar getirecek. Aygaz Nakliye yöneticisi Reha Akşener, Türkiye’nin hâlâ 1963 yılına ait kanunlarla iş gördüğünü; ancak önemli olanın yeni yönetmelikler değil, ‘uygulama’ olduğunu söylüyor. Aygaz, LPG kanunu ile zorunlu hâle getirilen kurum içi eğitimlerini tamamladı; sıra Türkiye çapındaki 1400 bayiin tehlikeli madde taşıma eğitimine geldi. İstanbul Kimya Mühendisleri Odası da LPG konusunda meslekî eğitim veriyor. İpragaz, Aygaz, Milangaz, Turnagaz, Erciyes Gaz ve BP’nin eğitimlerinin sürdüğünü söyleyen Oda Başkanı Ertan Aslan, Petrol Ofisi’nin ise kendilerine eğitim için henüz başvuruda bulunmadığını dile getiriyor.


Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious