Dil çıkarma, halkı isyana teşvik oldu

Dil çıkarma, halkı isyana teşvik oldu.14998
  • Giriş : 13.04.2008 / 12:27:00
  • Güncelleme : 13.04.2008 / 12:37:10

Türk demokrasi tarihi yazıldığında yüzümüz kızaracak sahneler olduğu gibi, kahkalarla güleceğimiz yönler de ortaya çıkacak. Hasan Celal Güzel, dil çıkararak halkı isyana teşvikten nasıl yargılandığını anlattı.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Milli Eğitim Eski Bakanı ve 8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın Başbakan olduğu dönemde Müsteşarlığını yürüten Hasan Celal Güzel, Türkiye Yazarlar Birliği 15. Olağan Genel Kurulunda yaptığı konuşmada süreci değerlendirdi.

Çok sayıda davetlinin katıldığı Genel Kurul’da kürsüye gelen Güzel, “Ne zaman demokrasi önünde engeller konulsa toplantı ve konferans taleplerinde artış oluyor. Başsavcı’nın AK Parti’yi kapatma davası için dilekçe verdiğinden bugüne daha bir ay geçmedi ben Anadolu’da 33 konferansa gittim” dedi.

“TEPKİNİZİ GÖSTERİN, EN AZINDAN DİL ÇIKARTIN”

“SİNCAN’DA, TANKLARIN YÜRÜTÜLDÜĞÜ CADDEDE DİL ÇIKARTMA EYLEMİ YAPTIK”

Türkiye’de ittihatçı, çeteci anlayışın demokratik sürece her on yılda bir müdahale etmesinin ülkeyi kaosa ve siyasi istikrarı, ekonomik istikrarı olumsuz etkilediğini ifade eden Güzel, şunları söyledi:

“AK Parti yetkililerine, sivil toplum örgütlerine sesleniyorum. Sakın bu yapılanlara boyun eğerek karşılık vermeyin. Tepkinizi mutlaka gösterin. Biz 28 Şubat sürecinde o tankların yürütüldüğü Sincan’da 2 bin kişiyle gidip “dil çıkarma” eylemi yaptık. Evet, ‘dil çıkarma’…Bana soruyorlardı, ne yapabilir? Diye. Bende en azından ‘dilinizi çıkartın’ tepki verdiğiniz anlaşılsın demiştim. Ve biz o gün 2 bin kişi dil çıkartarak eylem yaptık. Sonra hakkımda dava açıldı, ‘Halkı isyana sürüklemişim’…. Dava 2 yıl sürdü. Sonra beraat ettim.

“BAŞSAVCI VURAL SAVAŞ’A TALİMAT BÇG’DEN GİTTİ”

Ben o dönemde Sayın Erbakan’a da ‘mutlaka tepkinizi gösterin’ diye uyarmıştım. Şimdi tabii yaşını almış, ev hapsine alınmış bir siyasi hakkında da konuşmak istemem, ama o zamanki durumu anlatmak için söylüyorum, bakınız o dönemde Başsavcı Vural Savaş’ın, BÇG’den üst düzey bir yetkilinin ve Genelkurmay’dan bir Paşa’nın üçlü bir toplantı yaparak bir araya geldiğini ve bu toplantıda Refah Partisi’nin kapatılmasının kararlaştırıldığını haber aldım. Durumu sayın Erbakan’a gidip özel bir görüşmede haber verdim. O zaman henüz dava açılmamıştı. Hoca, ‘dava açılamaz’ dedi. Sonra dava açıldı, bende partinin kapatılacağı güne kadar öğrendim yine haber verdim.

“ERBAKAN “BOYUN EĞDİ, MEKTUP GÖNDERİP “ADİL KARAR VERECEĞİNİZE İNANIYORU” DEDİ!

Ama Erbakan hoca yine, “Refah Partisi’ni kapatamazlar, merak etme” dedi. Sonra ne olduğunu herkes biliyor. Sözü şuraya getireceğim, Erbakan bu bilgilere itibar edip tepkisini koymak yerine, Parti’nin kapatılmasına üç gün kala bir mektup göndermiş Yekta Güngör Özden’e ve demişler ki, “Yüce Mahkemenin vereceği karara inanıyoruz. Mahkemenin adil bir karar vereceğini biliyoruz” ...

Tabi o üçlü bir araya gelip mektubu da kahkahalarla okuyarak dalga geçmişler. Şimdi demokrasi’nin varlığını isteyen herkesin ve özellikle AK Parti’nin “boyun eğme” politikası yerine, ‘tepkisini koyma’ çabası içinde olması lazım.”

HABER7

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious