Dink cinayeti davasında son gelişmeler

  • Giriş : 03.07.2007 / 10:20:00

Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink'in öldürülmesine ilişkin haklarında dava açılan 12'si tutuklu 18 sanığın yargılandığı dava 1 Ekim 2007 tarihine ertelendi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:

Sepet Beşik

İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmanın ardından Hrat Dink ailesinin avukatlarından Bahri Belen gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Gazetecilerin ''avukatların mahkemeyi psikolojik etki altına almaya çalıştıkları iddiaları var'' şeklindeki sözleri üzerine Belen, ''müdahil ve sanık avukatları, iddialarını ve savunmalarını en iyi şekilde yapabilmek için her şeyi söyleyebileceğini'' ifade etti.

Avukat Belen, sanık müdafilerinin kendisine göre ''dosyayla ilgileri olmayan ama savunma dokunulmazlığı çerçevesinde düşünülebilecek gereksiz açıklamaları'' olduğunu da savundu.

Müdahil avukatlarının mahkemeyi etkileme diye amaçları olamayacağını ifade eden Belen, kendilerinin usule ilişkin itirazları olduğunu kaydetti. Bu aşamada, mahkemeyi sıkıntıya sokmamak için sanıklara doğrudan soru sorma haklarını kullanmadıklarını da ifade eden Belen, bunu gelecek celse yapacaklarını belirtti.

Mahkemenin, kovuşturmanın genişletilmesi yönündeki talepleri kabul etmesinin önemli olduğunu vurgulayan Belen, ''Mahkeme maddi gerçeğin ortaya çıkmasında yararlı olabileceğini düşünerek talepleri kabul etti'' dedi.

Belen, gerekli görmeleri durumunda tahliyelere ilişkin de itirazda bulunabileceklerini ifade ederek, mahkemenin müdahil avukatların sayısını da 15 ile sınırlandırdığını, bu kararın da gerekli görmeleri durumunda geri alınması için başvuruda bulunabileceklerini söyledi.

Müdahil avukatlarına yönelik yapılan bu sınırlamanın duruşma salonunda yaşanan kargaşalardan kaynaklandığını ifade eden Belen, çok sanıklı bir davanın böyle bir duruşma salonunda yapılmaması gerektiğini, duruşma salonunun yetersizliğinden dolayı sınırlamanın getirildiğini kaydetti.

-SANIK İFADELERİ-

Bahri Belen, bazı sanıkların ifadelerine ilişkin de; sanıklardan Erhan Tuncel'in ''olayla bir ilgisinin olmadığını'' söylediğini, Yasin Hayal'in ise ''bu olayın örgütlenmesinin polis muhbiri olan Erhan Tuncel tarafından yapıldığını'' belirttiğini kaydetti.

Belen, sanıkların beyanlarında ''çelişkiler'' olduğunun görüldüğünü de dile getirdi.

Yasin Hayal'in avukatı Fuat Turgut da, sanıkların avukatlarının tutumunu eleştirdi. Turgut, basın mensuplarının 4 kişinin tahliye edildiğini hatırlatması üzerine ''Bize göre bu dava ile alakası olmayan bazı kişiler suçsuz yere yatıyordu. Daha birkaç kişinin ilerdeki celselerde tahliye olabileceğini düşünüyoruz. Tutuklanan herkes suçlu diye bir kayıt yok'' diye konuştu.

''Sonuç nereye varırsa varsın kendilerini alakadar etmediğini'' söyleyen Turgut, ''sadece bir gerçek var, Yasil Hayal ve tetiği çeken O.S'nin kullanıldıkları'' dedi.

''Hayal ve O.S'nin vatansever ve milliyetçi duygularından istifade edildiğini'' savunan Turgut, ''Birileri tarafından kullanılmışlar'' dedi.

Basın mensuplarının ''kim tarafından kullanıldıkları''nı sormaları üzerine Turgut şunları söyledi:

''Erhan Tuncel'i kim kullanıyorsa, hangi güçler kullanıyorsa onlardır. Benim kanaatime göre Erhan Tuncel azmettirici ve yönlendiricidir. Nitekim benim müvekkilim McDonald's bombalama hadisesinde Erhan Tuncel'i korumuştur. Erhan Tuncel'in emniyet tarafından yönlendirilip kullanılan bir kişi olduğunu öğrendikten sonra mektup yazarak ve duruşmada da samimi olarak olayı bildiği bütün boyutlarıyla anlatmıştır.''

Bir basın mensubunun ''emniyeti suçlayıp suçlamadığını'' sorması üzerine Turgut, ''Emniyeti suçlamıyorum. Kimse bana emniyeti suçlatamaz. Emniyetteki bir, iki kişidir. Emniyeti suçlamaktan ar ederim. Bu sebeple de emniyete çamur atılmasını istemem'' diye konuştu.

Öte yandan mahkeme heyetinin İstanbul Bilgi Üniversitesi'nde Ermeni konferansı olarak bilinen konferans sırasında Sabiha Gökçen ile ilgili haberden sonra Agos Gazetesi önünde ve Hrant Dink'in duruşmaları sırasında Şişli Adliyesi önünde gösterilere ilişkin video kayıtlarını ilgili birimlerden istediği öğrenildi.

Mahkeme heyetinin ayrıca, Hrant Dink'in İstanbul Vali Yardımcısı ile yaptığı görüşme sırasında yanlarında bulunan emniyet görevlilerinin kimliklerini valilikten sorduğu bildirildi.

O.S'nin avukatının talebi doğrultusunda akıl hastası olup olmadığı, eğer hasta ise ne zamandan beri hasta olduğunun uzman bir hekim tarafından belirlenmesi ve uzman hekimin önerisi var ise üç haftayı geçmeyecek şekilde Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi'nde muayene edilmesine karar veren mahkeme heyetinin, ayrıca Erhan Tuncel'in ifadesinde istihbarat elemanı olarak bahsettiği 8 kişinin isimlerini bildirdiği takdirde tanık olarak dinlenmesine hükmettiği de kaydedildi.

Yaklaşık 12 saat süren ve 4 kez ara verilen yargılamanın ardından, duruşma 1 Ekim 2007 tarihine ertelendi.

-İDDİANAMEDEN-

Hrant Dink'in Şişli'de öldürülmesine ilişkin soruşturmayı yürüten cumhuriyet savcıları Selim Berna Altay ile Fikret Seçen tarafından hazırlanan iddianamede, ''Hrant Dink'in öldürülmesine azmettirmek'' suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılması istenen sanıklardan Erhan Tuncel'in, ''silahlı terör örgütünün yöneticisi olmak'', ''patlayıcı madde imal etmek'', ''patlayıcı madde atmak'', ''mala zarar vermek'', ''6 kişinin yaralanmasına neden olmak'' suçlarından da ayrıca 22,5 yıl ile 48 yıl arasında hapis cezasına çarptırılması talep ediliyor.

Yasin Hayal'in de ''Hrant Dink'i öldürmeye azmettirmek'' suçundan müebbet hapis cezasına çarptırılması istenen iddianamede, Hayal'in ''silahlı terör örgütünün yöneticisi olmak'', ''Ferit Orhan Pamuk'u tehdit etmek'' ve ''ruhsatsız silah bulundurmak'' suçlarından da 18 yıl ile 30 yıl arasında hapis cezasına çarptırılması öngörülüyor.

İddianamede, O.S'nin de ''Hrant Dink'i öldürmek'' suçundan, yaşının 18'den küçük olduğu da dikkate alınarak 18 yıl ile 24 yıl arasında hapis cezasına çarptırılması talep edilirken sanığın ''terör örgütüne üye olmak'' ve ''ruhsatsız silah taşımak'' suçlarından da 8,5 yıl ile 18 yıl arasında hapis cezasına çarptırılması isteniyor.

Mustafa Öztürk, Tuncay Uzundal, Zeynel Abidin Yavuz, Ahmet İskender ve Ersin Yolcu'nun ''Hrant Dink'in öldürülmesi eylemine yardım etmek'' ile ''terör örgütüne üye olmak'' suçlarından 22,5 ile 35 yıl arasında hapis cezasına çarptırılması öngörülen iddianamede, Yaşar Cihan ile Halis Egemen hakkında da ''terör örgütüne yardım etmek'' suçundan 7,5 yıl ile 15 yıl arasında hapis cezası talep ediliyor.

İddianamede, Salih Hacısalihoğlu, Alper Esirgemez, İrfan Özkan, Osman Alpay, Erbil Susaman, Numan Şişman, Şenol Akduman ve Veysel Toprak'ın da ''terör örgütüne yardım etmek'', ''ruhsatsız silah taşımak'' ve ''suçlu gizlemek'' suçlarından 7,5 yıl ile 16 yıl arasında değişen hapis cezalarına çarptırılmaları isteniyor.

Buarada, bugünkü duruşmada, cumhuriyet savcısının talebi üzerine, mahkeme, tutuklu sanıklardan Salih Hacısalihoğlu, Osman Altay, İrfan Özkan ve Veysel Toprak'ın tahliyesine karar verdi.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious