Dink cinayeti TBMM'de konuşuldu

  • Giriş : 23.01.2007 / 00:00:00

Devlet Bakanı Beşir Atalay, Hrant Dink'in öldürülmesinde, 32 saat gibi bir sürede faillerin yakalanmasıyla büyük başarı örneği gösterildiğini ifade etti.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Gazeteci-Yazar Hrant Dink'in öldürülmesi, Başkanvekili İsmail Alptekin başkanlığında toplanan TBMM Genel Kurulu'nda da konuşuldu.

Bakan Atalay, Hrant Dink'in 19 Ocak Cuma günü genel yayın yönetmeni olduğu Agos Gazetesi önünde uğradığı silahlı saldırı sonucu öldürülmesini kınadı.

Bu saldırının herkesi derinden sarstığını ve üzdüğünü belirten Atalay, saldırıyı, ülkenin güvenliğine ve istikrarına yönelik olarak değerlendirdi.

Atalay, bu tür saldırıların bir daha yaşanmamasını isteyerek, “Hrant Dink, düşünce adamıydı, saygın bir gazeteciydi. Hem düşüncelerini ifade eden hem de düşüncelere saygı duyan bir aydınımızdı” dedi.

Dink'in öldürüldüğüne ilişkin haberin, 19 Ocak Cuma günü saat 15.10'da Bakanlar Kuruluna geldiğini kaydeden Bakan Atalay, haberin ulaşmasının ardından görüşmelerin kesildiğini söyledi. Atalay, durum değerlendirmesi yapıldıktan sonra Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın kısa bir açıklama yaptığını ve Adalet Bakanı Cemil Çiçek ile İçişleri Bakanı Abdülkadir Aksu'nun İstanbul'a gitmek üzere görevlendirildiğini bildirdi.

Beşir Atalay, Başbakan Erdoğan'ın o gün yaptığı açıklamanın, Hükümetin ne kadar büyük bir kararlılıkla olayın üstüne gittiğini gösterdiğini ifade etti.

İstanbul'da bakanlar ve ilgililerin katılımıyla bir toplantı yapıldığını anımsatan Atalay, iki cumhuriyet savcısının, soruşturmayla görevlendirildiğini kaydetti.

Bakan Atalay, olay yerindeki kameralarda beyaz bereli bir kişinin görülmesi üzerine bu kişinin aranmaya başlandığını ve babasının ihbarı sonucunda da Samsun'da yakalandığını hatırlattı.

Soruşturma kapsamında halen 7 kişinin gözaltına aldığını belirten Atalay, ”Olayın perde arkası üzerinde ciddiyetle durulmaktadır. Son noktasına kadar olayın üzerine gidilecektir” dedi.

“32 saat gibi kısa bir sürede failler yakalanarak büyük bir başarı örneği gösterilmiştir” diyen Atalay, sosyal barışa karşı yapılan bu olaylar karşısında milletin büyük hassasiyet gösterdiğini söyledi. Beşir Atalay, “Biz asırlardır bu topraklarda barış içinde yaşadık ve yaşayacağız” dedi.

Düşünce özgürlüğü konusunda çok önemli çalışmalar yaptıklarını ifade eden Atalay, “Hiçbir karanlık, hain plan, birlik ve beraberliğimizi bozamayacaktır. Bu olayların üstüne gidilecek ve karanlık planlar bozulacaktır” diye konuştu.

ANAVATAN'LI SARIBAŞ

3 milletvekili de Hrant Dink'in öldürülmesiyle ilgili olarak gündemdışı konuşma yaptı. Anavatan Partisi Grup Başkanvekili, Malatya Milletvekili Süleyman Sarıbaş, Dink'in öldürülmesini, herkesi üzen bir cinayet olarak nitelendirdi.

“Fikirlerine katılmıyorum ama bir fikir adamının hunharca öldürülmesinin, bu millete, Türkiye'nin yurtdışındaki itibarına ne kadar büyük zararlar verdiğini bir kez daha gördük” dedi.

Süleyman Sarıbaş, “Biz de Ermeniyiz” sloganına katılmadığını kaydederek, Dink'in Ermeni olduğu için değil, fikirlerini açıkladığı için öldürüldüğünü savundu.

“Memleketi kurtardığını zannedenler, bu ülkeye en büyük zararı verenlerdir” diyen Sarıbaş, devletin, bu tür olaylar olmadan önce önlem alması gerektiğini söyledi.

CHP'Lİ ÖZBEK

CHP İstanbul Milletvekili Sırrı Özbek, “Evet, gözümüz var bu vatan toprağında, ama koparıp götürmek için değil, en dibine gömülmek için...” diyen Hrant Dink'in, ölesiye sevdiği ve sevdiği için de terk edip gidemediği bu topraklara gömüldüğünü söyledi.

Türkiye'nin 19 Ocak Cuma günü tarihinin en alçak ve hain cinayetiyle sarsıldığını ifade eden Özbek, şunları kaydetti:
“Ülkemizde her geçen gün gelişen linç kültürüne karşı çıkmak yerine, Trabzon Valisi ve İstanbul Emniyet Müdürü gibi demeçleriyle dolaylı olarak destek verenler,yargılanan aydınlarımıza yönelik şiddet ve baskı hareketlerine çanak tutanlar varken, göz göre göre gelen bu alçak ve hain cinayetin ağırlığını ve utancını duymamak mümkün müdür?”
Buradan Sayın Adalet Bakanına soruyorum; 3-4 yıldır ellerindeki soruşturma dosyalarını savsaklayan Şişli Cumhuriyet Savcılığının bu olaydaki duyarsızlığı ve sorumsuzluğu sizi ilgilendirmiyor mu? Sizin hiç mi sorumluluğunuz yok? Koruma istememesi, onun korumasız bırakılmasını mı gerektiriyordu?”

Sırrı Özbek, Çiçek ve Aksu'ya, “Ne çığlığını duydunuz, ne de yaşamasını sağlayabildiniz. Bağıra bağıra gelen bu cinayeti herkes gibi siz de izlediniz. Lütfen sorumluluğunuzu kabul edin ve gereğini yapınız” diye seslendi.

AKP'Lİ BAŞ

AKP İstanbul Milletvekili Mustafa Baş, basın ve fikir dünyasının, önemli bir evladını yitirdiğini söyledi. Kurşunların sadece Hrant Dink'e değil, demokrasiye, barışa, kardeşliğe ve Türkiye'ye sıkıldığını ifade eden Baş, “Bu olaydaki tek tesellimiz, katilin ve onlarla birlikte hareket edenlerin, 30 saatlik gibi kısa bir sürede yakalanmasıdır” dedi.

Baş, bu olayın arkasının kısa sürede aydınlatılacağına inandığını kaydederek, “Dink, bu toprakların bir evladıydı. Türklüğü aşağılamadığı gibi, Ermeni olduğu için aşağılanmaya da karşı çıkıyordu” diye konuştu.

Dink'in Ermeni Diasporası ile yıldızının hiçbir zaman barışmadığına dikkati çeken Baş, 'Dink, konuşmasını ve yazdıklarını anlayamayacaklar tarafından öldürüldü. Ama bugünkü cenaze gösteriyor ki onu anlayan bir çok insan var” dedi.

Mustafa Baş, “Hiç kimsenin veya karanlık gücün Türkiye'de nefret duygularını yeşertmeye gücü yetmeyecektir, buna, başta Meclis olmak üzere hiçbir kurum da müsaade etmeyecektir” diye konuştu.

Bu arada, Polonya Cumhurbaşkanı Lech Kaczynski de TBMM Başkanı Bülent Arınç ile Genel Kurulu selamladı.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious