Dinlenme iddiaları psikolojik harp olarak yorumlandı

Dinlenme iddiaları psikolojik harp olarak yorumlandı.15270
  • Giriş : 30.05.2008 / 12:33:00
  • Güncelleme : 30.05.2008 / 13:20:10

Türkiye'nin önde gelen güvenlik uzmanları, dinlenme iddialarının, psikolojik harbe dönüştürüldüğüne dikkat çekti.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Olayın gerçek yüzü bilinmemesine rağmen, CHP'nin 'emniyet güçleri tarafından dinlendik' hükmüne vardığını belirten uzmanlar, konuyu manşete taşıyan medya organlarının da bu iddiayı doğru kabul ettiğini vurguluyor.

Dinlemeyi doğrulayacak bir belgenin ortaya konulmadığına dikkat çeken uzmanlar, İçişleri Bakanı'nın savcıları göreve çağırmasına rağmen CHP'nin bazı medya kuruluşlarını kullanarak olayı propagandaya dönüştürdüğünü belirtiyor.

Doç. Dr. Mustafa Şentop'a göre, iddia AK Parti'ye açılan kapatma davasıyla birlikte düşünülmeli. Yargılamanın psikolojik bir süreç olduğunu kaydeden Şentop, "Psikolojik olaylar davayı etkileyebilir." ifadesini kullanıyor. Eski MİT Müsteşar Yardımcısı Cevat Öneş de, meselenin iç politika malzemesi yapılmaması gerektiğinin altını çiziyor.

Konunun psikolojik propaganda malzemesine dönüştüğüne işaret eden eski Emniyet İstihbarat Daire Başkanı Bülent Orakoğlu ise, "Hukuk devletlerinde en önemli şey insanlarla ilgili suçlama yaparken elde bilgi, belge, delil olacak. Ancak böyle bir şey yok." diyor. Eski MİT Daire Başkanı Prof. Dr. Mahir Kaynak da ilginç bir soru soruyor: "Yasadışı dinleme yapanlar bunu bir medya organına sızdırıp kendini deşifre eder mi?"

Dinlenme üzerinden psikolojik harp yapılıyor

CHP Genel Sekreteri Önder Sav'ın dinlendiği yönündeki iddia, psikolojik harbe dönüştürüldü. "Emniyet güçleri tarafından dinlendik" iddiasını kamuoyuna sistemli bir şekilde yayan CHP, Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek ve İçişleri Bakanı Beşir Atalay'ın 'hodri meydan, kanıtlarınızı getirin' çağrılarına rağmen henüz ortaya bir belge koyamadı. Aradan dört gün geçmesine rağmen CHP'nin yargı yoluna başvurmaması dikkat çekti.

Konuyla ilgili suç duyurusunu İçişleri Bakanlığı yaptı. Anamuhalefet partisi, hükümetin "Ortak komisyon kuralım. Olayı aydınlatalım." teklifine de sıcak bakmıyor. Tartışma konusu görüşmede geçen diyalogların "CHP'li Sav'ın cep telefonunu açık bırakmasıyla dışarı sızdı" yönündeki söylenti ise yaygınlaşıyor.
Vakit Gazetesi Ankara Bürosu çalışanlarının şahit olduğu hadisenin, mahkeme safhasında telefon kayıtlarından kolayca anlaşılacağı belirtiliyor. Konunun uzmanları ise siyasi mahiyet kazanan tartışmaların devletin kurumlarını yıpratacak boyutlara ulaştığı uyarısında bulunuyor.

Eski Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Müsteşar Yardımcısı Cevat Öneş, tartışmaların iç politika malzemesi yapılmaması gerektiğini belirterek, güvenlik kuruluşlarının yıpratıldığına dikkat çekiyor. Öneş, "Bu konuyu iç politika malzemesi yapmadan, hassasiyetle üzerinde durmak gerekir. Suçlular varsa cezalandırılmalı.

Sistemde hata varsa düzeltmek gerekir." diyor. Eski Emniyet İstihbarat Daire Başkanı Bülent Orakoğlu da, polis üzerinden iktidarın ve bazı hassas devlet kurumlarının yıpratılmaya çalışıldığının altını çiziyor. Eski MİT'çi Mahir Kaynak, "Yasadışı dinleme yapan biri, bunu sızdırarak kendini deşifre etmez." derken, Marmara Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mustafa Şentop, gelişmelerin AK Parti'ye açılan kapatma davasıyla birlikte düşünülmesi gerektiğini kaydediyor.

Kapatma davalarının siyasi davalar, yargılama sürecinin ise hukuki değil psikolojik bir süreç olduğuna işaret eden Şentop, şu tespitleri yapıyor: "Psikolojik olaylar davayı etkileyebilir. Kamu görevlilerinin yasadışı dinlemeyi basına vermesi görevlerinin gizliliğiyle bağdaşmıyor. Hukuken zor durumda bırakacak şekilde kendi kendilerini ihbar eder mi kamu görevlileri? Mesele biraz Türkiye'deki siyasi süreçlerin malzemesi olarak kullanılıyor. Bu iddialar idari soruşturmayla aydınlatılmalı."

Türkiye gündemine oturan tartışma, CHP'nin ikinci adamı Önder Sav ile eski Bolu Valisi Ali Serindağ arasında geçen konuşmaların Vakit gazetesinde yayımlanmasıyla patlak verdi. Olay, önce bazı gazetelerde haber olarak çıktı.
Ardından bir basın toplantısı düzenleyen CHP lideri Deniz Baykal, "Genel sekreterimizin odası, devletin güvenlik güçleri tarafından dinlenmiştir." dedi. 'Devlet içinde çete' iddialarını tekrarlayan Baykal, ABD Başkanı Nixon'un istifasıyla sonuçlanan "Watergate" skandalı ile benzerlik kurarak, muhalefetin iktidar tarafından baskı altına alındığı mesajını verdi.

Suçlanan hükümetten bu suçlamalara cevap ise gecikmedi. İçişleri Bakanı Beşir Atalay'ın talebi üzerine Ankara Valiliği suç duyurusunda bulundu ve savcılık inceleme başlattı. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Dengir Mir Mehmet Fırat da, CHP'yi ajitasyon yapmakla itham etti ve, "Yargıda hesaplaşacağız. Eğer Baykal iddialarını mahkemede ispatlayamazsa, müfteri yaftasını CHP'nin boynuna asacağız." ifadelerini kullandı.

Dinleme, 2005'te disipline edildi

Keyfi dinlemelerin önüne geçmek amacıyla 2005 yılında CMK'da düzenleme yapılarak ağır cezalar getirildi. Yasaya göre adli dinlemelerde hakim kararı, önleyici dinlemede en geç 24 saat içinde hakim kararı alınması zorunlu. Dinleme faaliyetlerini suistimal eden görevliler için de kanunda bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası öngörülüyor.

Eski MİT Müşteşar Yardımcısı Cevat Öneş: Olay henüz açıklığa kavuşmadı, güvenlik güçleri yıpratılmamalı

Dinlemenin resmî kurumlarla herhangi bir ilgisinin olup olmadığı henüz açıklığa kavuşmadı. Tartışmaların iç politika malzemesi yapılması, güvenlik kuruluşlarını yıpratır. Bu konuyu iç politika malzemesi yapmadan, hassasiyetle üzerinde durmak gerekir. Suçlular varsa cezalandırılmalı. Sistemde hata varsa düzeltmek gerekir. Daha önce de değişik olaylarla güvenlik güçleri yıpratılmaya çalışıldı.

Marmara Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mustafa Şentop: Dinleme iddiası kapatma davasıyla birlikte düşünülmeli

Kamu görevlileri, hukuken zor durumda bırakacak şekilde kendi kendilerini ihbar eder mi? Mesele Türkiye'deki siyasi sürecin malzemesi olarak kullanılıyor. İddianın AK Parti'ye açılan kapatma davasıyla birlikte düşünülmesi gerekir. Kapatma davaları siyasi davalar, yargılama süreci ise hukuki değil psikolojik bir süreç. Psikolojik olaylar davayı etkileyebilir. İddiayı aydınlatma görevi hükümetin.

Eski İstihbarat Dairesi Başkanı Bülent Orakoğlu: Polis üzerinden psikolojik propaganda yapılıyor

Hukuk devletlerinde en önemli şey insanlarla ilgili suçlama yaparken elde bilgi belge delil olacak. Yargıda ispatlanmamış bir konuyu devletin iç güvenlik birimi yapmış gibi göstermek çok yanlış. Psikolojik propaganda yapılıyor. Polis teşkilatı son dönemde çok önemli işler yaptı. Cunta faaliyetlerini ve ülkenin kaos ortamına çekilmesinden yana olanları ortaya çıkardı. Bu başarılar polisi hedef yaptı.

Telekomünikasyon İletişim (TİB) Başkanı Fethi Şimşek: Ortam dinlemesi, ancak hakim kararıyla mümkün

Ortam dinlemesi ancak hakim kararıyla yapılabilir. Ses ya da görüntüleri internete düşen üst düzey kişiler cumhuriyet başsavcılıklarına başvurarak soruşturma isteyebilir. TİB iki yıl önce kuruldu. Bu süre içinde hiç kimse 'beni dinliyorlar' şikayetiyle bize başvurmadı. Dinlendiğinden şüphelenerek mahkemelere başvuranların sayısı ise 10. Bu kişilerin isimleri Jandarma ve MİT'ten alınabilir.

ZAMAN

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious