Dişçi korkusuna son

Dişçi korkusuna son.9590
  • Giriş : 18.05.2008 / 11:08:00

Anesteziye alerjisi olanlara, kronik hastalıkları nedeniyle anestezi uygulanması riskli bulunanlara, hamileliğinin ilk 3 ayında diş tedavisi gerekenlere ve dişçi koltuğundan korkanların umuduna lazer yetişti.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Yeşim Sert Karaaslan'ın haberi

Anesteziye alerjisi olanlara, kronik hastalıkları nedeniyle anestezi uygulanması riskli bulunanlara, hamileliğinin ilk 3 ayında diş tedavisi gerekenlere ve dişçi koltuğundan korkanlara, ''diş ve diş eti hastalıklarında lazer'' yöntemi, ağrısız, kansız, anestezisiz ve komplikasyon riski düşük tedavi olabilme imkanı sunuyor.

Oral Lazer Uygulamaları Derneği Başkanı Dr. Nükhet Berk, ''atomize su spreylerinin lazer enerjisiyle birleşmesi sonucunda elde edilen hidrokinetik enerji'' prensibiyle çalışan yeni diş lazeriyle, diş ve diş eti hastalıklarının tedavisinden diş estetiğine kadar her türlü işlemin yapılabildiğini söyledi.

Lazer yöntemi ile çürüklerin temizlendiğini, diş dolgularının, kanal tedavilerinin, kök ucundaki iltihapların kurutulduğunu, diş etindeki ve çene kemiğindeki her türlü cerrahi işlemin ve estetik diş tedavilerinin yapıldığını, diş etinin şekillendirilebildiğini anlatan Berk, bunların yanı sıra diş renginin beyazlatıldığını, hassas dişlerin hassasiyetinin giderildiğini, aft ve uçuk tedavilerinin yapıldığını ifade etti.

-''SESE, AĞRIYA VE KANAMAYA SON''-

Berk, diş lazeri ile yapılan diş tedavilerinin, klasik yöntemlere göre avantajlı olduğuna dikkati çekerek, ''Lazer ile dişe ve diğer dokulara temas edilmeden çalışıldığı için sürtünme, basınç, ısı ve titreşim olmaz. Ses duyulmaz ve lazer enerjisi, beyine Ağrı iletimini kestiği için Ağrı ya da basınç hissedilmez'' dedi.

Bu yöntem ile yapılan diş çürüğü tedavilerinde dolguların diğer yöntemden daha dayanıklı olduğunu ve daha uzun süre kullanıldığını belirten Berk, ''Dolgu, yapıştırma esasına göre yapılır. Lazer yönteminde, dolgunun dişe daha iyi tutunması için bölge girintili şekilde oyulur. Bu nedenle dişe iyi tutunan dolgu daha sağlam olur, uzun süre kullanılır ve sonrasında hassasiyet hissedilmez'' diye konuştu.

Berk, lazer kullanılan bölgelerde yüzde 100 dezenfeksiyon ve sterilizasyon sağlandığı için, o bölgede tekrar enfeksiyon oluşması ve çürük başlaması riskinin söz konusu olmadığını söyledi.

Lazer ile yapılan cerrahi girişimlerde, hemen hemen hiç kanamanın olmadığını ifade eden Berk, cerrahi işlem sonrasında da ortaya çıkabilecek şişme ve komplikasyon ihtimalinin olmadığını, yaralı bölgenin daha kısa sürede iyileştiğini kaydetti.

Berk, hastanın, tedavinin ardından günlük hayatını kolaylıkla sürdürebildiğini, konuşma ve yemek yemede zorlanma gibi olumsuzlukları yaşamadığını belirtti.

-''YÜZDE 90'INDA ANESTEZİYE GEREK YOK''-

Berk, lazer yöntemiyle yapılan tedavilerin yüzde 90'ında anestezi uygulanmadığını ancak kapsamlı cerrahi müdahalede anestezi yapıldığını söyledi.

Anesteziye alerjisi olanların, böbrek ve kalp gibi kronik hastalıkları nedeniyle anestezi uygulanması riski bulunanların bu yöntem ile tedavi olabileceklerini belirten Berk, diş ve diş eti problemi yaşayıp da hamile olduğu için tedavi imkanı bulunmayanların da lazer ile sağlıklarına kavuşabileceklerini kaydetti.

Berk, hamileliğin ilk 3 ayında hastada çürük tespit edilmesi halinde, anne adayına anestezi uygulanarak tedavi edilmesinin mümkün olmadığını ifade ederek, ''Anestezi yapılamaz çünkü bebeğin hayatı tehlikeye atılır. Ancak bu yöntemde, anestezi uygulanmadığı için korkmadan anne adayları tedavilerini yaptırabilirler'' dedi.

-YARIM SAATTE DİŞ BEYAZLATMA-

Diş estetiğinin ve son yıllarda çok sık kullanılan ancak uzun süren diş beyazlatma işleminin de bu yöntem ile daha kısa sürede yapılabildiğini belirten Berk, ''Dişler, lazer yöntemiyle, muayenehane ortamında tek seansta ve yaklaşık 30 dakikada 5-6 ton beyazlatılabiliyor'' diye konuştu.

Berk, klasik yöntemlerle hiçbir şekilde önlenemeyen ve tedavi edilemeyen aftlar ve uçukların da kolaylıkla iyileştirildiğini anlatarak, yöntemin diğer avantajlarını şöyle sıraladı:

''Diş etlerinde genetik olarak aşırı derecede mor renklenme bulunan hastalarda, 3 veya 4 seans boyunca lazer ile peeling yapılarak sorun halledilebiliyor.

Estetik diş hekimliği uygulamalarından porselen lamineler ve kuronlar yapıştırılmadan önce diş yüzeyine lazerle anestezisiz olarak aşındırma yapılabiliyor. Böylelikle kronların düşme riski tamamen ortadan kalkıyor.

-Diş eti iltihapları ve kanal tedavilerinde lazer enerjisinin ortamda yarattığı sterilizasyon sayesinde tedavinin başarı oranı artıyor.

-''MUTLAKA UZMANLAR TARAFINDAN YAPILMALI''-

Lazer yöntemini, bu konuda özel eğitim almamış diş hekimlerinin kullanmaması gerektiğini vurgulayan Berk, hatalı ya da yanlış kullanım sonucunda istenmeyen dokuların zarar görebileceğini, kemikte yanma ya da iltihap olabileceğini söyledi.

Berk, diş hekimlerinin yüzde 90'ında bulunan mavi ışıklı cihazın lazer olarak düşünülmemesi gerektiğini, lazerle tedavi adı altında hastaların yanlış bilgilendirildiğini de vurgulayarak, ''Bu güçlendirilmiş gün ışığıdır ve beyaz dolgunun sertleştirilmesi için kullanılır. Lazer cihazı değildir. Hastalar, lazer cihazını ve hekimin sertifikasını görmeli'' uyarısında bulundu.

Lazerle ile tedavinin maliyetinin, normal tedaviden daha pahallı olmadığını, bazı merkezlerin çok az bir fark aldığını belirterek, lazerle bir dolgunun ortalama 140-150 YTL arasında yapıldığını bildirdi.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious